Eski öğrencilerin öğretmenlerine hediyeleri mevsimine göre bir demet gül, karanfil, leylak, kasımpatı olurdu. Günümüzde ise çiçeklerin yerini pasta, börek, kek, baklava türü yiyecekler aldı.
Bizim mezun olduğumuz 1970’lı yıllarda ne üniversitelerde ne de liselerde mezuniyet törenleri yapılırdı.
1990’lı yılların sonlarında yaygınlaşan bu etkinlik lise düzeyindeki okullara sirayet etti Öncülüğünü ise müşteri kazanmada bu törenleri bir fırsata dönüştüren özel öğretim kurumları yaptı.
Günümüzde ise İster özel ister devlet okulu olsun mezuniyet törenleri okul öncesi eğitim kurumlarını da içine alacak şekilde yaygınlaştı.
Bu konuda ticari bir kurum olan özel okullara hak verilebilir. Ama devlet okullarının eğitim öğretim ve spor etkinlikleri dışında özel okullarla mezuniyet töreni gibi sosyal etkinliklerde yarışması zordur ayrıca gereği de yoktur.
Bunu söylerken. bu tür az ya da çok masraflı etkinliklere itirazım bazıları geleceğe ilişkin güzel anılar biriktirirken bazı öğrencilerin de içlerinde bu güne dair bir ukde kalacak olmasınadır.
Kaldı ki, okul bitirirken geleceğe ilişkin anı biriktirmenin tek yolu mezuniyet töreni de değildir. Örnek öğretmen öğrencilerine ileriki yıllarındaki sınavlarda kullanmaları için birer kurşun kalem silgi hediye edebilir.
Öğrenciler de öğretmenlerine ait deftere ileriki yıllarda hatırlaması için ona ilişkin birer anılarını yazabilirler. Öğretmen ve öğrencilerinin birbirlerine verecekleri bundan daha değerli hediyeleri olabilir mi?
Ama millet olarak bir özelliğimizdir bir olayı ya anormal derecede abartırız(ifrat) ya da itiraz eder meseleyi küçümseriz(tefrit) İki uç arasında pozisyon alabilmemiz(itidal) yıllar sürebilir.
İllaki o eylemin öncüleri heveslerini alacak, bu arada deneyerek-sınayarak milletçe olumsuzluklarını göreceğiz ama itidal noktasına gelinceye kadar gerek maddi gerek, manevi kayıplarımız da büyük olur.
Günümüzde okullarda maddi külfetli mezuniyet törenleri Efeler, Kuşadası Nazilli, Söke benzeri kent kimliği ile öne çıkan ilçe okullarında yaygındır. Diğer ilçelerde bu törenler yapılsa bile gideri az olur.
Ve velilere külfeti fazla mezuniyet törenlerinin önayakçıları genelde sosyal medya takipçisi öğretmenler ve gösteriş meraklısı varlıklı bayan velilerdir, denebilir.
Aklımızı ve duygularımızı yönlendirmede algının başrol oyuncusu olduğu günümüzde iki tür öğretmenden söz edilebilir.
İlki sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanan ve bu yolla maaş karşılığı yapmak zorunda oldukları ödevlerini bile üstün başarıymış gibi pazarlayan öğretmenlerdir.
Onları destekleyen alt oyuncular ise genelde çocuklarının hangi mesleğe yatkın olduklarını dahi bilmeyen ve ne olacağına kendileri karar veren statü düşkünü varlıklı bayan velilerdir ki, bunu fırsat bilen öğretmen-nabızlarına göre şerbet vererek-onlara hayal kurdurur.
İkinci grupta yer alan öğretmenler de sosyal medyada geçireceği zamanını eğitim ve öğretimine harcar ama onlar her zaman algıları iyi yöneten kifayetsiz öğretmenlerin gölgesinde kalmaya mahkûmdurlar.
Çünkü onlar vitrine oynamasını, yağcılık yapmasını,hediye verip almayı onurlarına yediremezler.Onun için pek sevilmezler..
Eski öğrencilerin öğretmenlerine hediyeleri mevsimine göre bir demet gül, karanfil, leylak, kasımpatı olurdu. Günümüzde ise çiçeklerin yerini pasta, börek, kek, baklava türü yiyecekler aldı.
Nasıl mı?
Yerinde bir kararla devlet amaç okullara, başarılarını, sosyal etkinliklerini gerek öğrenci velileriyle gerek kamuoyuyla paylaşmaları için sosyal medya platformları açma izni verdi.
Hal böyleyken okullara ait sosyal medya mecralarında öğretmenlerin velilere gönderdikleri pasta börek ikramı ile ilgili teşekkürlerinden geçilmiyor.
Eskiler çiçek getiriyordu şimdiki öğrenciler öğretmenlerine pasta börek,baklava getiriyorlar dememin nedeni budur.
Ne var bunda diyebilirsiniz o teşekkürü gören, duyan diğer veliler de onlardan geri kalmamak için biraz da çocuklarının ısrarıyla öğretmene pasta, börek ikramı için sıraya girerler.
Bu işler öğretmenin öğrencisine yasak olduğu halde özel ders vermesine ya da özel dershanelere yönlendirmesine kadar gidebilir.
Mezuniyet töreninde öğretmene gelecek hediyeler de düşünüldüğünde velilerin ceplerine kuvvet, Allah fakirin yardımcısı olsun, nakit yetersizliği olursa kredi kartları sağ olsun.
İşte diğer öğretmenlerin emeğini sömürmelerinde kifayetsizlere okul mezuniyet törenleri bu fırsatı sunar.
Hâlbuki bu tür birkaç öğretmenin çıkarına, bazı gösteriş meraklısı ve statü heveslisi velilerin girişimlerinin önüne geçmek için bakanlığın yasa, yönetmelik çıkarmasına da hacet yoktur.
Bu konuda okul öğretmenler kurulunca alınacak kararlar yeterlidir. Ancak bir not da düşelim. Çocuklarımızın mutluluğuna bir itirazımız olamaz.
Fakat mezuniyet töreni adı altında daha ayakkabı bağlarını bağlayamayan minik denecek yaştaki çocukların bir başarı hikayesine dönüştürmesine ve statü meraklısı velilerin sırf üstünlüklerini sergilemek için diğer zayıf bütçeli velilere verdikleri maddi zararı da görmezden gelemeyiz.