Kamuoyu oluşturmada en büyük gücün medya olduğu su götürmez bir gerçektir.
Hele hele son yıllarda inanılmaz boyutta gelişen internet gazeteciliği ve sosyal paylaşım ağları algıların oluşumunda en büyük güç olmuştur.
Bir şeyin yararlı olabilmesi için doğru kullanımı şarttır.
Bizim gibi duygusal ve çabuk dolduruşa gelen, kitap okumayı sevmeyen araştırmadan sıkılan bir toplum maalesef çok kolay dolduruşa gelmekte, yanlış yönlendirilebilmektedir.
Bunun için bu işi yapanların çok dikkatli olması gerekir.
Ancak dünya değişirken, Türkiye değişirken bizde değişmeyen tek şey ihtilallere, bizim dönemizdeki sağ-sol çatışmalarına çanak tutan zemin hazırlayan yanlış algı yürüten yine bizdeki medya olmuştur.
Bugün de durum aynıdır. Ülke dışarıdan hızla basılan bir kaç örgütün işbirliğindeki terör belası ile mücadele ederken merkez ve onunla işbirliği yapan paralel medya bazı Avrupalı basın kuruluşları ile işbirliği içinde büyük bir algı operasyonu içindeler.
Önce çözüm süreci gibi kimsenin cesaret edemediği son 40 yıldır ülkenin en büyük sorununu ortadan kaldıracak projeyi başlatan irade ve projenin mimarına savaş açıldı. 3 yıla yakındır şehit cenazesi gelmeyince rahatsız oldular, Doğu’yu PKK'ya sattı dediler, terör örgütü süreci bozup şehit cenazesi gelmeye başlayınca başka bir amaçla söylenmiş 400 vekil yalanına sığındılar.
Sanki Doğu’da, halka zulmeden, yol kesen, hendek kazan, mayın patlatan, iş makinesi yakan, askeri, polisi sivili öldüren terör örgütü değil sırf Cumhurbaşkanına duydukları kinden dolayı devlet yapıyormuş algısı peşindeler.
Kendi askeri, polisinin yaralı teröristi bile kucağında hastaneye götürdüğünü, sınırda mültecilerle aşını, suyunu paylaştığını görmeyenler, Danimarkalı bir polisin Suriyeli bir kız çocuğu ile oynamasını göklere çıkardılar.
Cizre'de iş savaş başlatma girişimi karşısında her devletin yapması gerektiğini Türk devleti yapmaya başlayınca, üstelik Cizre belediye başkanının iş savaş başlattık itirafına rağmen görmeyip, güvenlik güçlerini ve alınan tedbirleri eleştirmeye başladılar.
2 gün önce suçu sadece sivil polislere çorba servisi yapmak olan Diyarbakırlı Şehmuz’un terör örgütünce öldürülmesi olayı bunların hiç ilgisini çekmedi.
Çünkü bunların amacı gerçekler ve doğru olan değil, kafalarındaki siyasi mühendisliği kurgulamak.
Türkiye’yi hiç tanımayan, son aylarda yaşanan terör olaylarından habersiz bir yabancıyı getirin bir gün Doğan ve paralel medyayı ve onların kanallarını takip etsin kalemşörlerini okusun, terör örgütünü masum ve cici, asker, polis ve devleti terör örgütüne zulmeden taraf olarak görecektir.
Allah aşkına yapmayın, kin ve nefretinize birazcık hâkim olun, ülkenin Cumhurbaşkanı ile ülkeye hainlik ederek değil siyasi olarak ve normal yollardan mücadele edin.
Erdoğan'ı sevmeye bilirsiniz, sevmenizde zaten mümkün değil ancak bu ülkeye algılarınızla zehirlemeyi bırakın.