Hintliler bir fili halka göstermek için getirip karanlık bir ahıra kapattılar. Hayvanı görmek için o karanlık yere bir hayli adam toplandı. File ellerini sürmeye başladılar. Birisi eline hortumunu geçirdi:
- Fil bir oluğa benziyor, dedi.
Başka biri filin kulağını yakaladı:
- Fil, yelpaze gibi bir hayvan, dedi.
Filin ayağını yakalayan ise:
- Fil bir direğe benziyor, dedi.
Bir başkası da sırtına dokunmuştu:
- Fil, taht gibi, dedi.
Herkes filin neresine dokunduysa ona göre anlatmaya başladı. Herkesin elinde bir mum olsaydı, sözlerinde aykırılık kalmazdı. Mevlana hikayeyi anlattıktan sonra, duyu gözü ele, avuca benzer, avuç bütün fili tutamaz ki, bu gözü yum da hakiki göz kesil der Mesnevisinde.
Mevlana’nın anlatmak istediği derin mana, gönül gözü ile olayları algılayabilmek, yorumlayabilmek.
Artık günümüzde, yaşananları gönül gözü ile algılamak bir yana, düz mantıkla bile anlamakta, anlamlandırmakta ve cevap bulmakta zorluk çekiyoruz. Gerçek bilgi sahiplerinin sessiz kalması, ilgisiz ve bilgisiz insanların ahkâm kesmesi nedeniyle sorunlar daha da karmaşık hale geliyor.
Şimdi diyeceksiniz ki, fille bunun ne alakası var?
Efendim, hepimiz bir karanlık odadayız. Ortada bir yaratık var. Karanlıkta hiçbirşey göremiyoruz, ama her tarafımız kaynar bir su ile dağlanıyor. Burnumuza kesif ve ağır kokular geliyor. Nefes almakta zorlanıyoruz, tıkanıyoruz. Korkunç bir uğultu ve duman sarıyor her yanımızı. Ama hiç kimse bir fener yakıp ta bu yaratığa bakamıyor. Ama herkes, ama öyle, ama böyle dokunuyor bir yanından.
Bu karanlık odadaki yaratık ise, Jeotermal.
Bugüne kadar yazdığım yazılarda, etki ve yetki sahibi kurumlara ve kişilere sorular yönelterek, bu karanlık odayı aydınlatmaya çalıştım. Bugüne kadar sorduğum sorulara sadece Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu yanıt verdi. Aydın Çevre İl Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü ve en son olarak ta Aydın Valisi Erol Ayyıldız sorduğum sorulara yanıt vermedi.
AK Parti Aydın Milletvekilleri Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz ve Mustafa Savaş’ın vekillerimiz olmaları, bizim haklarımızı bizim adımıza savunma görevleri olması nedeniyle soru sorma hakkımı kullanıyorum. İktidar milletvekilleri olarak, Aydında bulunan ilgili kurumların ve Aydın Valiliğinin bize vermediği cevaplara ulaşma olanağına sahip oldukları için Aydında yaşayan bir vatandaş olarak bu soruları yöneltiyorum.
Peki neden, sadece AKP milletvekillerine bu soruyu yöneltiyorsun, diğer milletvekillerine neden sorumuyorsun? dediğinizi duyar gibiyim.
İktidar partisinin milletvekilleri olması nedeniyle öncelikle üç sayın milletvekilimize sorularımı yönelttim. Onların yanıtlarından sonra diğer milletvekillerimize de bu soruları yönelteceğim.
Soruları yöneltmeden önce sizlere bir video izletmek istiyorum. Rica etsem aşağıdaki videoyu izler misiniz?
Bu görüntüler Germencik TekinKöyü, Uzunkum da bulunan bir jeotermal santralde, 15.04.2016 günü, herkesin gözü önünde sulama kanalına sıvısını akıtırken çekilmiş görüntüler. Hiçbir yorum yapmadan sadece görüntüleri sizinle paylaşıyorum.
Tarım arazileri arasında, kaynaya kaynaya inen sulama kanalını, bu suyla sulanan hemen yanındaki ekili dikili alanları gördükçe insanın içi acıyor.
Aşağıdaki video ise Germencik'te, Alangüllü’nün hemen üstünde, Dağkaraağaç Köyünde yer alan Mehmethan 1 isimli santral alanının görüntüleri. Burası son derece önemli bir noktada yer alıyor. Hemen aşağısında Alangüllü Göleti, yanındanda oraya bağlanan dereler akıyor. Germencikte tarım alanlarının önemli bir bölümünün sulaması buradan yapılıyor. Akıtılacak sıvı ile sulama sularına karışayacak ağır metaller, toprağı, üretilen ürünleri ve insanları zehirleyecek. Belki bundan daha da vahim olan ise, bulunduğu yükseklik itibariyle Germencik, İncirliova ve Aydın hava sahasını doğrudan doğruya atık gazlarla zehirleyebilecek bir konumda. İsterseniz görüntüleri izleyelim…
Alangüllü Çayının içler acısı halini izleyelim…
Şimdi gelelim sorulara;
1) 2872 sayılı Çevre Kanunu, Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeli, Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve diğer ya sal düzenlemelerle Valiliklere çevre ihlalleri konusunda önemli bir görev vermişken, Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğüne gelen resmi ihbarlar için ne yapılmaktadır?
2) Aydın’da jeotermal tesislerden sıvı ve gaz salınımına ilişkin ciddi bulgular ve iddialar varken, Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğüne gece ve gündüz yüzlerce ihbarda bulunurken, Aydın Valiliği ve Aydın Çevre İl Müdürlüğü ekiplerini olay yerine göndererek (sıvı ve gaz) numune aldırıp, gerekli tahlilleri yaptırarak 2872 sayılı Çevre Yasası ve ilgili Yönetmelikler uyarınca verilen görevi yerine getirildi mi? Buna ilişkin istatistiki bilgiler nelerdir?
3) Çevre İl Müdürlüğü ihbar hattını gece arayarak jeotermal tesislerden doğaya sıvı ve gaz atık bırakıldığı ihbar edildiğinde yetkililer “gece nöbetçi ekibimiz yok, kimseyi gönderemeyiz” yanıtını verdi mi?
4) Çevre denetimi yapma yetkisi Aydın Valiliği ve Çevre İl Müdürlüğünde olmasına rağmen, Aydın Büyükşehir Belediye tarafından çevre ihlallerine yönelik olarak tutulan tutanaklar neden asıl kabul edilerek yasal işlem yapılmıyor?
5) “Jeotermalin Aydın üzerine etkileri” konulu yazıda[1] açıkladığım, ziraat mühendisi Doğan Akar tarafından hazırlanan “Jeotermal Santrallerin Çevresel Etkileri ” isimli bilimsel inceleme ile jeotermal tesislerden doğaya ve Menderese bırakılan sıvı atıkların çevreye verdiği tahribat somut olarak ortaya çıkmıştır.
“Jeotermalin Aydın Üzerine Etkileri 2” [2] başlıklı yazımda, “İncirde Verim ve Kalite Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerinin Olası Etkilerinin Belirlenmesi” isimli bilimsel inceleme ile jeotermal tesislerden havaya salınan gazın içeriğinin incir üzerinde olumsuz etkileri somut olarak ortaya konmuştur.
Bu ve bunun gibi birçok bilimsel inceleme ile Jeotermal tesislerden havaya ve doğaya salınan atık sıvı ve gazların yoğun bir şekilde ağır metaller içerdiği açıkça ifade edilmekteyken, Aydın ilindeki jeotermal tesislerden havaya salınan gaz değerleri takip edilmekte ve denetlenmekte midir? Buna ilişkin tespit edilen değerlerin açıklanmasını talep ediyorum.
6) Aydın merkez Efeler ve jeotermal tesislerin bulunduğu tüm ilçelerde nem oranı değerleri nelerdir? Nem oranında artış sözkonusu mudur?
7) Jeotermal sondajlar sırasında, açığa çıkan sıvı ve gaz, hiçbir önlem alınmadan, hiçbir yerde biriktirilmeden doğaya salınmaktadır. İlgili kurumlar bunun farkında olmalarına rağmen neden göz yummaktadırlar? Buna ilişkin herhangi bir önlem alındımı?
8) “Jeotermal ve Devekuşu” başlıklı yazımda [3] İzlanda'da Adalbjorg Kristbjornsdottira ve Vilhjalmur Rafnsson tarafından gerçekleştirilen Cancer mortality and other causes of death in users of geothermal hot water (Kanser ölümleri ve jeotermal sıcak su kullanıcıları ölüm nedenleri) isimli bilimsel inceleme ile Jeotermal tesislerden havaya salınan gaza ve sıvıya maruz kalan alanlardan kanser oranının yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur.
Aydında, Jeotermal tesislerden havaya salınan gaz Bor ve ağır metaller içerdiğine göre insan sağlığı bundan etkilenmekte midir? Türkiye’de kansere bağlı ölümler 2010-2013 arasında %18 iken, Aydın’da % 42 olarak tespit edilmiştir. Menderes nehrine yakın yerleşim yerlerinde kansere bağlı ölüm oranları oldukça yüksektir. Aydında sağlık ve ölüm oranları konusunda Aydın Valiliği herhangi bir çalışma yaptı mı? Buna ilişkin bilgiler nelerdir?
9)Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) son raporuna göre Türkiye’nin 6 kentinde hava kirliliği için belirlenen eşik değerler 4-5 kat aşılmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Aydın, Türkiye’nin en kirli havasına sahip 8.şehirdir.
Aydın Valiliği, hava kirliliği ile ilgili herhangi bir inceleme yaptı mı? Buna ilişkin teknik değerler nelerdir? Hava kirliliğinin nedenleri nelerdir?
10) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, yaz döneminde yapılan hava kirliliği ölçümlerinde Aydın’ın en kirli 2.il olduğu tespit edilmiştir.
Isınmadan kaynaklanan hava kirliliğinin mevcut olmadığı yaz döneminde bu kadar ciddi bir hava kirliliğinin kaynağı ne nedir?
11) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye çapında 81 ilin su, hava, atık ve gürültü kirlilik durumunu ortaya koyduğu 2015 tarihli Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu'na göre su kirliliğinde Ege Bölgesinde Aydın 1. sıradadır.
Aydın Valiliği olarak su kirliliği ile ilgili olarak Aydın’da herhangi bir inceleme yapıldı mı? Su kirliliğin Aydında bu kadar yüksek olmasının nedeni nedir? Bu hususta hangi önlemler alındı?
AK Parti Aydın Milletvekilleri Mehmet Erdem, Abdurrahman Öz ve Mustafa Savaş’ın sorularımıza yanıt vermeleri halinde buradan sizlerle paylaşacağım.
Sadece sıradan bir vatandaş olarak soru sorma hakkımı kullanıyorum.