• BIST 100.021
  • Altın 280,330
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958

    AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un “Aydın'ın jeotermal sorunu yok” sözüne katılıyor musunuz?

    19.08.2019 08:45
    Akın Yakan / Bakış Açısı

    Akın Yakan / Bakış Açısı

    Köşe yazısı (fıkra), gündemdeki olayları gazetelerde anlatan kısa ve etkili yazılara denir. Fıkralar güncel konularla alakalıdır ve geniş halk kitlelerine yönelik yazılır.  

    Bu sayfada paylaştığımız yazı bir köşe yazısı (fıkra). Fakat bu haftaki yazımızda bir ilki gerçekleştirmeye çalışacağız.

    İlk defa bir köşe yazısına okurların interaktif olarak katılımını sağlayacağız. Böylece okurlarımız köşe yazısına konu olan olay ve ayrıntıları ile ilgili olarak birebir anketi doldurarak katkıda bulunabilecek. Anketi yanıtladıktan sonra da sonucunu görebilecek. Başka bir anlatımla, digital teknolojiyi kullanarak okur kendi görüşleriyle köşe yazısını şekillendirmiş olacak.

    Nasıl mı olacak?

    AKP Aydın Milletvekili Metin Yavuz’un “Aydın'ın jeotermal sorunu yok” açıklaması ile ilgili olarak yazımı sizinle paylaşacağım ve yazının içerisinde belli yerlere anketler koyarak onları yanıtlamanızı isteyeceğiz.

    O zaman başlayabiliriz.

     

    AK Parti MKYK Üyesi ve Aydın Milletvekili Metin Yavuz, Kurban Bayramı nedeniyle geldiği Karacasu’da partililerle katıldığı bayramlaşma programında son günlerde gündemden düşmeyen jeotermalle ilgili eleştirilere cevap verdi.

     

    1)Metin Yavuz, 11 yıldır iktidarda olan yerel yönetimin jeotermalin zararları ile ilgili vatandaşın aklındaki soruları çoktan çözmesi gerektiğini iddia etmiş.

    Metin Yavuz açıklamasında “Yerel yönetimin parası da bu imkânı da var. 1 milyon 200 bin lira maliyeti olan bu tespitleri yaptırarak vatandaşın aklındaki bu soruları çözebilirlerdi. Ama çözselerdi bunu konuşacak bir konuları kalmazdı. Bu kadar olumsuz algıya rağmen işimizi yapmaya devam ediyoruz. Muhalefetin elinde olan belediyeler bize projelerle gelsinler. Elimizden geleni yaparız. Bir yıldır bir tane proje getiren yok. Bununla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığına konuyu anlatıp şikayetleri bildirdim. Zararlı olup olmadığına ilişkin akredite bir kurum tarafından tespit edilmesini istedik. Bunun için 250 bin Euroluk bir ihale açıldı. Biz zararlıysa bu toprakların sevenleri ve sahipleri olaraktan çocuklarımız geleceğimiz için bu toprakları boşa heba etmeyiz” demiş.

    Anayasa’nın 56.maddesi;

    Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

    Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

    Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, iş birliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

    Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.

    Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” hükmünü içermektedir.

     

    Anayasa’nın 56.maddesi ile “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmüne rağmen, Metin Yavuz’un yerel yönetimlerin jeotermalin zararları ile ilgili vatandaşın aklındaki soruları çoktan çözmesi gerektiği iddiası açıkça Anayasanın bu hükmüne aykırıdır. Çünkü Anayasa’nın 56.maddesi ile “çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” hükmü ile bu görev önce devlete verilmiştir.

    Bu nedenlerle, Aydın Valiliği bugüne kadar JES’nin verdiği zararlarla ilgili hiçbir araştırma yapmadığı halde, Metin Yavuz’un bu görev sadece yerel yönetimlere ait bir görevmiş gibi “…yerel yönetimlerin jeotermalin zararları ile ilgili vatandaşın aklındaki soruları çoktan çözmesi gerektiği…” düşüncesi doğru değildir.

    Bu konuda aşağıdaki anketi doldurarak kendi görüşünüzü açıklayabilirsiniz.

     

     

    2)Metin Yavuz, “Aydın’ın jeotermalle ilgili bir sorunu yok aksine kazanımı var” demiştir.

    Metin Yavuz,jeotermal enerji şirketlerinin işlerini doğru yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerektiğini kaydeden Yavuz, “Şu anda incir hasadının yaşandığı dönemi geçiriyoruz. Birilerinin cebine daha fazla para girecek diye bu gün inciri çok fazla gündemde tutmamak lazım. Buharkent Belediye başkanı bu yıl incirin verim ve kalite bakımından en üst seviyede olduğu bir dönemi yaşadıklarını söyledi. Bu muhalefete yaradanın bir tokadıdır. Jeotermal kapandı da mı zararı yok. Bu dönemde jeotermalin gündemde tutulmasının çiftçiye zararı var. Jeotermali kötüleyerek Aydın incirine zarar vermeyelim” dedi.

    Jeotermal tesislerin doğaya, çevreye ve ekolojik dengeye verdiği zararlarla ilgili birçok bilimsel inceleme bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

    a-Ziraat Mühendisi Doğan Akar tarafından gerçekleştirilen “Jeotermal Santrallerin Çevresel Etkileri” isimli bilimsel inceleme yönünden değerlendirme

    Ziraat Mühendisi Doğan Akar tarafından yapılan Jeotermal Santrallerin Çevresel Etkileri isimli çalışma [1] son derece önemli bilimsel tespitler içermektedir. Jeotermal santrallerde oluşan atık suyun Büyük Menderes Nehrine akıtılmasının tarım havzası ve tarım alanları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.

     

    b-Ziraat Mühendisi Sunay Dağ Tarafından Gerçekleştirilen “İncirde Verim ve Kalite Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerinin Olası Etkilerinin Belirlenmesi Bilimsel İnceleme Yönünden Değerlendirme”

    Ziraat Mühendisi Sunay Dağ İncirde Verim ve Kalite tarafından hazırlanan, Adnan Menderes Üniversitesi Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında, tez danışmanı Prof.Dr.Engin Ertan’ın danışmanlığında gerçekleştirilen Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerinin Olası Etkilerinin Belirlenmesi isimli doktora tezi[2] son derece ilginç sonuçlar ortaya koymuştur. Tez ile jeotermal tesislerden doğaya salınan sıvı ve gazların doğaya ve ekolojik dengeye zararını tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koymaktadır.

    c-Prof. Dr. Mustafa BOLCA, Prof. Dr. Rafet KILINÇ, Prof. Dr. Ünal ALTINBAŞ, Yard. Doç. Dr. Müslim Murat SAÇ, Prof. Dr. Mehmet N. KUMRU, Araş. Gör. Bihter ÇOLAK ESETLİLİ, Dr. M. Tolga ESETLİLİ ve Araş. Gör. Fulsen ÖZEN tarafından 2010 yılında TÜBİTAK desteği ile gerçekleştirilen Alangüllü (Aydın) Bölgesindeki Jeotermal Kaynakların Kimyasal Özelliklerinin ve İçerdikleri Radyoaktif Maddelerin Su Kaynakları, Tarım Toprakları ve Kültür Bitkilerine Etkilerinin Multidisipliner Yaklaşımla Saptanması Üzerine Araştırmalar” başlıklı bilimsel inceleme[3].

    2010 yılında gerçekleştirilen bilimsel inceleme sonucunda ayrıntıları ile Alangüllü yöresinde bulunan jeotermal elektrik santrallerinin ekolojik dengeye etkileri her yönüyle ortaya konulmuştur.

    Bu nedenlerle Metin Yavuz’un, “Aydın’ın jeotermalle ilgili bir sorunu yok aksine kazanımı var” şeklindeki açıklaması doğru değildir.

     

    Bu konuda aşağıdaki anketi doldurarak kendi görüşünüzü açıklayabilirsiniz.

     

     

     

     

    3)Metin Yavuz jeotermal tesislerle ilgili olarak tepkilerini ifade eden kadınlar için “Kadınları ezberlettirmişler, vır vır vır konuşturuyorlar” şeklinde açıklama yapmıştır.

    Metin Yavuz’un, Anayasa’nın 56.maddesi uyarınca sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip çıkan köylü kadınlar için “Kadınları ezberlettirmişler, vır vır vır konuşturuyorlar” demesi doğru ve şık bir ifade değildir. Keşke Metin Yavuz, bu kadınlarımızı karşısına alıp, “sizin sorununuz ne?” “Ben AK Parti MKYK Üyesi ve Aydın Milletvekili olarak sizin için ne yapabilirim?” diyebilseydi.

    Metin Yavuz’un köylü kadınlarımızı küçümseyen bir ifadesini hatalı, önyargılı ve yanlıştır.

     

    Bu konuda aşağıdaki anketi doldurarak kendi görüşünüzü açıklayabilirsiniz.

     

     

     

     

     

     

     

    4)Metin Yavuz jeotermal tesislerin insan sağlığına, çevreye ve bitkilere zararı olmadığını iddia etmiştir.

    Metin Yavuz açıklamasına “Çiftçimiz zarar görmesin. İzmir’de birilerinin cebine girecek bu para. Bu şehirde 750 milyon dolar ihracatımız var. Bunun 350 milyon doları incir ihracatı. Siz kimlerin ekmeğine yağ sürüyorsunuz. İnsan sağlığına zararlı olup olmadığını nereden anlarsın. Sağlık bakanlığının verilerine bakalım. Eskiden hastanelerimizde kanser vakalarının kaydı tutulmadığı için Denizli, İzmir’den giriliyordu kayıtlar. Artık ADÜ’de, devlet hastanelerimizde onkoloji bölümümüz var ve kanser vakaları kayda giriyor. Nüfus arttığı için sayı olarak artmış olabilir ama oransal olarak artmış değil. Sağlık önemli ve insan sağlığına çevremizdeki bitkimize kaynaklara zarar verecek bir şeye izin verir miyiz?” şekline açıklama yapmıştır.

    Jeotermal elektrik santrallerinin incir, zeytin, pamuk, üzüm tarımı üzerindeki olumsuz etkileri bilimsel dayanakları ile birlikte 29.07.2019 tarihli “Jeotermal ihaleleri neden iptal edilmeli?” başlıklı y[4]azı ile açıklamıştım. Merak eden okurlarımız okuyabilir.

     

    Jeotermal elektrik santrallerinin insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri bilimsel olarak ortaya konulmuştur.

    a-İzlanda da Adalbjorg Kristbjornsdottira[5] ve Vilhjalmur Rafnsson[6] tarafından gerçekleştirilen Cancer mortality and other causes of death in users of geothermal hot water (Kanser ölümleri ve jeotermal sıcak su kullanıcıları ölüm nedenleri) isimli bilimsel inceleme ile Jeotermal tesislerden havaya salınan gaza ve sıvıya maruz kalan alanlardan kanser oranının yüksek olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur.

    akin-yakan-jes.jpg

    Jeotermal faaliyetler sonucu ortaya çıkan atıkların doğaya salınması nedeniyle insan sağlığı üzerindeki tehditlere yönelik olarak birçok bilimsel inceleme mevcuttur.

     

    b-2018 yılında TÜİK verilerine göre ölüm oranları ve çevre kirliliği bağlantısı.

    TÜİK tarafından açıklanan 2018 yılı ölüm nedeni istatistiklerinde, Türkiye’de ölüm vakalarında ilk sırada yüzde 38,4 ile dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümler yer aldı. Bunu yüzde 19,7 ile iyi ve kötü huylu tümörler, yüzde 12,5 ile solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölüm vakaları izledi.

    TÜİK’in verilerine göre Aydın’da 2018 yılında meydana gelen ölüm nedenleri arasında ilk sırada yüzde 45,9 ile dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümler, ikinci sırada yüzde 16,7 ile kansere bağlı ölümler, üçüncü sırada yüzde 13,5 ile solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölüm vakaları yer almaktadır. Aydın, yüzde 45,9 ölüm oranı ile Türkiye’de dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin en fazla olduğu ilk on il arasında yer almaktadır.

    Bir hastalığa bağlı bir yıl veya yıllar arasında ölüm artışları olup olmadığını anlamak veya Türkiye ve Aydın’da hastalıklara bağlı ölüm artışlarını karşılaştırmak için bir yıl içinde Türkiye’de ve Aydın’da yaşayan toplam nüfusun içinden kaç kişinin o hastalığa bağlı öldüğüne bakmak, bu rakamlar üzerinden karşılaştırma yapmak gerekir.

    2018 yılında Türkiye’de yaşayan 195 kişiden 1 tanesi, Aydın’da ise yaşayan 141 kişiden 1 tanesi ölmüştür. Bu hesaplama metoduna göre; Türkiye ortalama değerlerine göre Aydın’da 2018 yılında dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümler yüzde 40, solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölümler yüzde 38, kansere bağlı ölümler yüzde 15, toplam ölümler yüzde 28 daha fazla meydana gelmiştir.

    Yıllar içinde yaşayan nüfusa göre Türkiye ve Aydın’da hastalıklara bağlı meydana gelen ölüm oranlarındaki değişikliklere bakıldığında;

    2009-2018 yılları arasında;

    Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümler Türkiye’de yüzde 22-Aydın’da yüzde 38 artmıştır.

    Kansere bağlı ölümler Türkiye’de yüzde 19-Aydın’da yüzde 22 artmıştır.

    Solunum sistemi hastalıklarına bağlı ölümler Türkiye’de yüzde 46-Aydın’da yüzde 55 artmıştır.

    Toplam ölümler Türkiye’de yüzde 23-Aydın’da yüzde 36 artmıştır.

    Bu verilere baktığımızda son on yıllık süreçte Aydın’da meydana gelen toplam ölümler ve ölümlere sebep olan hastalıkların tümü sürekli şekilde Türkiye ortalamasından daha fazla meydana gelmiştir. Bu süreçte Aydın’da ölüme sebep hastalıklar arasında en fazla artış yüzde 55 ile solunum sistemine bağlı hastalık ölümlerinde olmuştur.

     

    Bu nedenlerle Metin Yavuz’un, jeotermal tesislerin insan sağlığına, çevreye ve bitkilere zararı olmadığına ilişkin açıklamaları doğru değildir.

     

    Bu konuda aşağıdaki anketi doldurarak kendi görüşünüzü açıklayabilirsiniz.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    [1] JEOTERMAL SANTRALLERİN ÇEVRESEL ETKİLERİ https://bit.ly/2KIoYmg

    [2] İncirde Verim ve Kalite Üzerine Jeotermal Enerji Tesislerinin Olası Etkilerinin Belirlenmesi https://bit.ly/2Mmipb7 

    [5] The Centre of Public Health Sciences, Faculty of Medicine, University of Iceland, Reykjavik, Iceland.

    [6] Department of Preventive Medicine, Faculty of Medicine, University of Iceland, Reykjavik, Iceland

     

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!

    Bu yazı toplam 3592 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim