Akın Yakan’dan Yeni Kitap, “Kara, Beyaz ve Alaca”

Abone Ol

Aydın’ın sayılı entelektüellerindedir diyebileceğimiz Akın Yakan yeni romanı “Kara, Beyaz, Alaca” ile Edebiyat Tarihi’ne üçüncü kez not düşen nadir Aydınlılardandır.

İlk eseri “Zaten Herkes Tek Başına Değil miydi,” dokuz özgün hikayeden oluşur ve onu benzerlerinden ayıran her bir öyküyle ilgili ensrümantal bir melodinin olduğu bir CD’nin kitabın ekinde yer alıyor olmasıdır..

Akın Yakan’ın ikinci eseri polisiye bir romandır ve konusu Osmanlı İmparatorluğu’nun asıl gerileme dönemine girdiği 17.yüzyılın üçüncü çeyreğinde asli unsur, Müslüman, azınlık Hristiyan ve Yahudi’den oluşan üçlü demografik yapılı Güzel hisar’da (Aydın) geçer.

Ayrıca gerileme ve çöküş dönemlerinin her toplumda görülebilecek kendine özgü özellikleri vardır.Her şeyden önce tabiatın boşluk kabul etmediği gibi toplumlar da öyledir ve ilk bozulma adaletten başlar ve gelir dağılımındaki eşitsizlik ise ilk insandan bu yana yaşanan bir sorundur ama maalesef bu sorun bizde gelenek haline gelmiştir.

Yine ne yazıktır ki, eşitsizlik, gerileme,,ekonomik benzeri istikrarsızlık dönemlerinde bu eşitsizlik yoksul halk aleyhine hepten bozulur.

Bu anlamda coğrafi olarak oldukça zengin Aydın ve yakın çevresinde zeybekliğin çıkışının da Osmanlı Devleti’nin gerileme dönemine rastlaması bir tesadüf değildir..

Çünkü devlet otoritesinin zayıfladığı gerileme ve çöküş dönemleri, kötünün,hayırsızın çirkinin,hırsızın, haklı sayıldığı, iyilerin,,dürüstlerin,masumların haklarının yenildiği dönemlerdir.

Ayın Yüzü Suya Düştü işte bu dönemi anlatır.

Romanda bir taraftan gerileme döneminin başlangıç yıllarında devletin aşırı vergilerle halkı bunaltmasını ve devlete olan borcunu ödemekte zorlanınca genelde azınlık olan banker ve tüccarların tefecilik ağına düşmesini diğer taraftan da baskılar karşında insanların hakkını yegane arama yeri adalet sisteminin güçlünün yanında yer aldığı anlatılır.

O günkü Aydın koşullarına özgü sosyolojik, kültürel ve dini ortamını Karanlık Köprü, Kepez gibi günümüz Aydın’ı ile ortak metaforları kullanır ki, bu özellik kurguyu daha da güçlendirir.

Ayın Yüzü Suya Rüştü’de kurguyu güçlendiren ve daha da çekici hale getiren bir diğer hususta da olayların nedenlerini araştırırken Akın Yakan’ın arka planda katil(ler)in olay yerinde bıraktığı mesajlar üzerinden okuyucunun Dostoyevski’nin eserlerinde gördüğü bilinçaltının derinliklerindeki dehlizlerde aranmasıdır.

Çünkü bu coğrafyada gerek ailelerde gerek toplumlarda yüzleşme geleneği en az görülen yerlerdir ve ister baba ister devlet olsun-devlet baba- otoriteyi elinde bulunduran daima haklıdır ki,bu özellik gerek kişilerde gerek toplum hafızasında yıllarca kalacak bir tortu bırakır.

Örnek Hz.Osman’ın şehadetinde Kur’an-ı Kerim üzerine damlayan kan iki bin yıldır bu topraklarda etkisini devam ettiriyor.ne kurudu ne de silindi.Tarihte de toplumların yüzleşemedikleri her olay şuur altlarında varlığını devam ettirir.

Buna bir neden de bu coğrafyanın insanının “ne olmalıyız” yerine “biz kimiz” sorusuyla meşguliyetidir, denebilir.

Akın Yakan’ın raflarda yerini alan yeni romanı Kara,Beyaz ve Alaca’da da Ayın Yüzü Suya Düştü’de anlatılan iyiyle kötü,güzelle çirkin arasında devam eden mücadeleyi 17.yüzyıldan 21.yüzyıla taşır.

Ancak Akın Yakan bu yeni eserinde el yükseltir ve katilleri belirli insanları öldürmeye iten Ayın Yüzü Suya Düştü’de olduğu gibi yaşanan devirde aramaz olayların kök nedenlerine iner. .

O nedenle Kara Beyaz ve Alaca’da zaman günümüzdür, mekan ise yine Aydın’dır ama Akın Yakan bu eserinde katil/ler)i olay yerinde bıraktıkları semboller üzerinden tarihin derinliklerinde arar.

Bu sembollerin işaret ettiği ya Hallacı Mansur’un Tavasin’indeki bir semboldür ya Şeyh Bedrettin’in Varidatı’nda geçen bir cümledir ya da kökeni Vahdeti Vücud’tur veya Hurufiliktir.

Hâlbuki bir eserde bu kadar derine dalmak herkesin harcı değildir, cesaret ister.Zira tehlikedir, inen vurgun yiyebilir,fazla kalırsa boğulabilir,o zaman da okurdan başarısız damgası yer.

Ancak Akın Yakan bu konuda oldukça başarılıdır. .

Onun bu başarısı derin sularda gereğinden fazla kalmaması, katil hakkında ip ucunu verir,vermez,yüzeye çıkması ve yoluna devam etmesi.katilin esrarı da son sayfaya kadar devam ettirmesi nedeniyledir.

Hasılı kelam Kara,Beyaz ve Alaca okumaya başlayınca elinizden bırakamayacağınız bir eser.Okuyucusu bol olması dileğiyle Akın Yakan’ın eline sağlık,kalemine bereket...

Kitap severlere ve Türk Edebiyatına hayırlı olsun....

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }