• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129

    Adli Tıp Kurumu 2'nci raporu: Şule Çet'in intihar ettiğini gösteren kanıt yok

    21.05.2019 21:20
    Ankara'da, plazanın 20'nci katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet'in ölümüyle ilgili, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan 2'nci rapor da dava dosyasına girdi. Raporda, Şule Çet'in intihar için risk etmeni olan yoğun bir ümitsizlik duygusu içinde olmadığı, sorun çözme becerisinin olduğu, yakın çevresi tarafından fark edilen ciddi intihar planının eşlik ettiği ağır bir depresif tablo içinde olmadığı belirtildi
    Adli Tıp Kurumu 2'nci raporu: Şule Çet'in intihar ettiğini gösteren kanıt yok
    Adli Tıp Kurumu 2'nci raporu: Şule Çet'in intihar ettiğini gösteren kanıt yok Adli Tıp Kurumu 2'nci raporu: Şule Çet'in intihar ettiğini gösteren kanıt yok Adli Tıp Kurumu 2'nci raporu: Şule Çet'in intihar ettiğini gösteren kanıt yok

    Davanın görüldüğü, Ankara 31'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nin talebiyle, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ek rapor dosyaya girdi.

    Davanın son duruşmasında, sanıklar Çağatay Aksu (34) ve Berk Akand'ın (33) avukatları daha önceki Adli Tıp raporunda cinsel istismar ve cinayetle ilgili bir kanıt bulunamadığını iddia etmişlerdi.

    Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım ise, özel üniversitelerde uzmanlar tarafından hazırlanan raporları mahkeme sunmuş, Çet'in, iki sanığın da cinsel istismarına uğradıktan sonra pencereden atıldığını iddia etmişti.

    Yıldırım, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan ilk raporda birçok hususun göz ardı edildiğini, Çet'in boyun kısmında tespit edilen kırıkla ilgili raporda açıklayıcı bilgi yer almadığını belirtmişti.

    'BOYNA BASI SONUCU MEYDANA GELMİŞ OLABİLİR'

    Adli Tıp Kurum Başkanlığı 1'inci İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, boyun bölgesindeki kırık ile ilgili "Kişide tespit edilen boyun kemik kırığının boyna bası sonucu da meydana gelmiş olabileceği cihetle kişinin ölümünün boyna basıyla bağlı mekanik asfiksi (solunum felci) sonucu meydana gelmiş ve kısa bir süre sonra (yarım saat içinde) yüksekten atılmış olabilir. Kişinin vücudunda tespit edilen boyun kemik kırığı dahil, travmatik değişimlerin tamamı yüksekten düşme ile de mümkün" ifadeleri kullanıldı.

    'OLAYI MAHKEME AYDINLATMALI'

    Raporda, Çet'in ölümüyle ilgili kesin bir değerlendirme yapılmazken şu ifadeler kullanıldı: "Yüksekten düşme nedeniyle oluşan ağır genel beden travmasına bağlı yaygın vücut kemik kırıkları ile birlikte iç organ harabiyeti yaşamış olabileceği ve yaygın yumuşak doku zedelenmesi sonucunda ölüm meydana gelmiş olabilir. Ancak tüm vücutta ağır genel beden travması bulguları olması nedeniyle düşme öncesi ayrıca travmaya maruz kalıp kalmadığı, düşme olayının kendi iradesiyle mi meydana geldiği, kazara mı oluştuğu, düşme olayının bir başkası ya da başkalarının etkisiyle mi meydana geldiği, düşme eylemi öncesinde kişinin boyna basıya bağlı mekanik asfiksi (solunum felci) sonucu ölümünün meydana gelip gelmediğinin mevcut verilerle tıbben bilinemediği, olayın adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı oy birliğiyle ek mütalaa olunur."

    'İZLER İNSAN ISIRIK İZİ DEĞİL'

    Raporda, Çet'in kalça bölgesinde ısırık izi olduğu yönündeki iddialar için ise, "Otopsi fotoğraflarının kurulumuzda adli diş hekiminin de katılımıyla yapılan incelemesinde; bu yaralanmanın insan ısırığı olduğuna dair güven derecesini gösteren ABFO (Amerikan Board of Forensic Odontology) koşullarına göre, insan ısırık izi olmadığı, insan dişleri yaralanmayı yaratmadığı olarak değerlendirilmiştir" ifadeleri yer aldı.

    'İNTİHAR ETTİĞİ YÖNÜNDE SOMUT BİR TIBBİ KANIT YOK'

    Raporda ayrıca sanık Çağatay Aksu'nun avukatı Levent Ekmen'in, Çet'in olaydan önce psikolojik tedavi gördüğü, yaşadığı sorunlar nedeniyle intihar etiği yönündeki iddialar ile ilgili de şöyle denildi:

    "Şule Çet'in ölümünden önceki dönemde, yakın çevresi tarafından fark edilen ciddi intihar planının eşlik ettiği aktif bir depresif tablo içinde olmadığı kanaati oluşmaktadır. Bir kişinin olaydan yaklaşık 1,5 yıl önce aldığı depresyon tanısından yola çıkarak olay anındaki ruhsal durumunu tahmin etmenin tıbben çok mümkün olmadığı bilinmektedir.

    'Mirtazapin' isimli reçete ile satılan ilacı, bilgisi dışında almadıysa, son dönemdeki yazışmaları ve son dönemde ruhsal durumuna dair edinilen izlenimden yola çıkarak uyku problemleri için kullandığı düşünülebilir. Ancak buna dair resmi bir kayıt bulunmamaktadır.

    Yukarıda maddelerde vurgulanan tespit, yorum ve gerekçeler doğrultusunda, Şule Çet'in intihar için risk etmeni olan yoğun bir ümitsizlik duygusu içinde olmadığı ve sorun çözme becerisinin olduğu, yakın çevresi tarafından fark edilen ciddi intihar planının eşlik ettiği ağır bir depresif tablo içinde olmadığı, idrarında tespit edilen ilaç etken maddesinin kişinin intihar ettiğini gösteren somut bir tıbbi kanıt niteliğinde olmadığı görülmüştür" denildi.

    DHA

    Kaynak: Haber Kaynağı
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim