Adalet Herkes İçin Aynı Mesafede mi?

Abone Ol

Aydın siyasetinde bazen olayların sırası, soruların da sırasını değiştirir. Yıllardır süren ve bir türlü sonuçlanmayan davaların ardından Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçmesi ve kısa süre sonra bu dosyaların beraatle sonuçlanması kamuoyunda zaten uzun süre konuşulmuştu. Şimdi Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in gözaltına alınmasıyla birlikte, ister istemez Aydın siyasetinin kulislerinde yeni sorular dolaşmaya başladı.

Çünkü bilinen bir gerçek var: Özlem Çerçioğlu ile Ömer Günel’in siyasi olarak hiçbir zaman çok sıcak bir ilişkisi olmadı. Hatta yerel siyaseti takip edenler, iki isim arasındaki mesafenin zaman zaman açık bir gerilime dönüştüğünü de hatırlıyor. Bu yüzden bugün yaşanan gelişmelerin ardından bazı çevrelerde “Bu sadece bir soruşturma mı, yoksa Aydın siyasetindeki eski hesapların yeni bir perdesi mi?” sorusu dile getiriliyor.

Elbette hukuk herkes için işlemeli ve iddialar mahkemelerde netleşmeli. Ama siyasette güven duygusu da en az adalet kadar önemli. Bu nedenle kamuoyunun beklentisi basit: Adalet herkes için aynı mesafede dursun. Ne siyasi rozetler davaların kaderini değiştirsin, ne de kişisel hesaplar hukuk üzerinden görülmeye çalışılsın. Çünkü hukuk, siyasetin gölgesinde değil, üstünde durduğunda gerçekten adalet olur.

Rıza Posacıdan çizgi hatırlatması

Aydın siyasetinde bazen uzun açıklamalara gerek kalmaz; bir benzetme yeter. Eski AK Parti Milletvekili Rıza Posacı da tam böyle yaptı. Çiftçilikten örnek verdi, tarlayı anlattı ve şu cümleyi kurdu: “Biz çiftçiler traktöre sabanı takıp tarlaya girdiğimizde çizgiyi bozmadan ilerleriz. Siyasette de durum aynıdır. En küçük bir kıvrım bile güveni zedeler.” Güzel söz… ama Aydın siyasetini bilenler için bu sadece bir tarım dersi gibi durmuyor.

İşte Posacı’nın o cümlesi tam burada dikkat çekiyor: “En küçük bir kıvrım bile güveni zedeler.” İnsan merak ediyor… Bu söz sadece siyasette istikrardan söz eden bir benzetme mi, yoksa Aydın’daki son siyasi manevralara ince bir gönderme mi? Özellikle de şehirde rozet değişiminin hâlâ tartışıldığı bir dönemde söylenmişse… Posacı belki isim vermiyor ama siyasette bazen tek bir cümle, adres yazmadan da adresi tarif edebilir.

Bir Sahne, Bin Mesaj

Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’ye geçişi Aydın siyasetinde zaten başlı başına bir tartışma konusuydu. Ancak asıl tartışma, bu rozet değişiminin sahaya nasıl yansıdığıyla ilgili. Daha 29 Ekim konserlerinde sahneye çıkarılan ve yıllardır iktidara karşı duruşlarıyla bilinen sanatçılar konuşulurken, bu kez 8 Mart etkinliğinde sahneye çıkan isim Nükhet Duru oldu. Türkiye’de siyasi duruşu uzun zamandır bilinen bir sanatçı. Hal böyle olunca şehirde doğal olarak şu soru soruluyor: AK Parti rozeti takıldı ama tercihler gerçekten değişti mi?

Siyasette elbette kültür-sanat etkinlikleri yapılır, konserler düzenlenir. Kimsenin buna itirazı yok. Ama mesele sadece konser değil; verilen mesaj. Çünkü aynı tercihlerin, aynı reflekslerin ısrarla devam etmesi ister istemez farklı bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bir yanda AK Parti kimliği, diğer yanda yıllardır o kimliğe karşı duruşuyla bilinen isimlerle kurulan sahneler… Bu tabloyu görenler de şu yorumu yapıyor: Özlem Çerçioğlu, AK Parti’ye geçmiş olabilir ama siyasetteki eski duruşunu sahne seçimleri üzerinden göstermeye devam ediyor.

İşin asıl kritik tarafı ise burada başlıyor. Eğer bu tercihler bilinçli bir siyasi mesajsa, o zaman ortaya çıkan tablo şu olur:

Özlem Çerçioğlu AK Parti’ye geçmiş olsa da partinin siyasi aklıyla adeta alay etmeye devam ediyor. Böyle giderse tartışma sadece bir konser meselesi olarak kalmaz. Çünkü her yeni tercih, AK Parti’nin kurumsal kimliğinin Aydın’da biraz daha gol yemesi anlamına gelir. Ve siyasette bazen bir konser bile, koca bir siyasi mesaj kadar güçlü olur.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }