Basın bültenleri içinde öyle bazı haberler çıkıyor ve incir çekirdeğini doldurmayan 3.sayfa haberleri arasında yitip gidiyor ki, gazetelerin birinci sayfasına manşet olmamasına şaşmıyorum artık.
Mesela bir örnek vereyim;
ABD Uluslararası Yardım Ajansı (USAID), yolsuzluk” yapıldığı iddiaları üzerine, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara yaptığı tüm yardımları askıya aldı. ABD hükümetinin resmi yardım ajansı olan USAID’in sözcüsü Ben Edwards dün yaptığı yazılı açıklamada, “USAID, Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara yönelik bazı yardım çalışmalarını, Ajans müfettişlerinin verdiği yolsuzluk bilgileri nedeniyle askıya almıştır. USAID ayrıca, kişilere ve aracılara verdiği yardımları da durdurmuştur” şeklinde açıklama yaptı [1].
Hemen akla şu soru geliyor. ABD ve AB’den Suriyeli mülteciler için Türkiyeye gönderilen paralar hangi kuruma gönderiliyor? Normal koşullarda AB ve ABD’den (resmi kurumlardan) gelen yardımlar doğal olarak ilgili resmi muhataba (devlete) teslim edilmesi gerekir. Sonuç olarak, gönderen ve teslim alanlar karşılıklı devlet olunca resmi birimlere teslim kuraldır.
Hemen hafızamızı tazeleyelim.
06.04.2015 tarihinde ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Anne Richard, Suriye’deki iç savaş başlangıcından bugüne son 4 yıllık süreçte 259 milyon dolarlık insani yardımın Türkiye’ye aktarıldığını açıkladı [2].
Demek ki, daha önce yapılan yardımlar Türkiye’ye teslim edilmiş!
Peki, o zaman ABD Uluslararası Yardım Ajansı (USAID), 11.05.2016 tarihli açıklaması ile ne demek istedi? Türkiye Cumhuriyetine, Suriyeli mültecilere ulaştırılmak üzere gönderilen yardımlar da yolsuzluk yapılmaktadır demekle, ciddi bir ithamda bulunulmuştur.
Haberin devamı daha da ilginç. Haberde “USAID’in yolsuzluk nedeniyle yardımları askıya almasının ihtiyacı olan Suriyeli sığınmacıları olumsuz etkilememesi için, yardımları ulaştıracak “alternatif yollar” arayışında olduğu da kaydedilerek, USAID, ihtiyacı olan insanlara erişmeye devam edecektir. Yaşanan bu insani krizde Suriyelilere yönelik yardım kararlılığımız devam edecektir” ifadesi kullanıldı.
Bunun meali, yani açıklaması ne?
ABD yardımları kesmiyor. Sadece resmi otorite tarafından dağıtımını engelleyerek farklı yollarla Suriyeli mültecilere ulaştırmaya çalışılacak.
ABD’den bir yetkili çıkıyor ve Türkiye ye Suriyeli mültecilere ulaştırılmak üzere resmi organlara teslim edilen yardımlarda yolsuzluk yapıldı, bundan sonra bu yardımları Türkiye’deki resmi kurumlara değil, bizzat Suriyeli mültecilere vereceğiz diyor. Biz sadece susuyoruz.
Biz Anadolu insanıyız. Fakiriz, belki cahiliz ama haram el atmayacak kadar namuslu ve onurluyuz. Ne oldu Anadolu insanına? Namus uğruna ölümü göze alan insanımız en önemli müttefikimizin hırsızlık ve yolsuzluk isnadına karşı neden sus pus?
Neden?
“Eyyyy Amerika, sen ne diyorsun?” deme cesaretimiz kalmadı mı?
Ama en acısı USAID sözcüsü Ben Edwards’ın “Amerikan vatandaşlarının verdikleri vergileri akıllıca, etkili ve amacına uygun şekilde kullanmayı en büyük öncelik yaptığını” vurgulayarak “Yolsuzluk konusunda sıfır tolerans politikamız vardır” şeklindeki beyanıdır.
Sayın Ben Edwards, yolsuzluk konusunda ne kadar sıfır toleranslı ise, bizler de o kadar geniş olduk. Artık buna alıştık, kanıksadık. Ve bir ABD yöneticisinin verdiği ahlak dersini hep birlikte dinledik, 3.sayfa haberler arasında.