• BIST 107.359
  • Altın 151,681
  • Dolar 3,6702
  • Euro 4,3105

    467 de olsa referandum

    11.05.2011 07:45
    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, “Yeni anayasa için, 367 değil, 467 ile bile kabul edilsin Meclis’te, biz yine de referanduma gideceğiz.
    467 de olsa referandum
    467 de olsa referandum 467 de olsa referandum 467 de olsa referandum

     

            
     
     
     
    Bunu özel olarak kanuna koyacağız. Kaç oyla kabul edilirse edilsin iş bu anayasa, çünkü buna ihtiyacımız var” dedi.
     
    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Yeni Anayasa için, 367 değil 467 ile bile kabul edilsin Meclis’te, biz yine de referanduma gideceğiz. Bunu özel olarak kanuna koyacağız. Kaç oyla kabul edilirse edilsin iş bu anayasa, çünkü buna ihtiyacımız var” dedi.
     
    Arınç, AK Parti Genel Merkezi’nde bazı yerel televizyonların temsilcilerinin sorularını cevapladı.
     
    “Bir partinin, iki partinin çoğunluğuyla kabul edilmiş anayasa değil, Meclis’ten çıktıktan sonra da halkın çoğunluğuyla kabul edilmiş anayasa bizi daha güçlü yapar” diyen Arınç, “Dolayısıyla milletvekili sayımızın hesabı içinde değiliz ama 330’dan aşağısı da bunu halka götürmez” diye konuştu.
     
    Bakan Arınç, şöyle devam etti:
     
    “Yeni anayasa için, 367 değil, 467 ile bile kabul edilsin Meclis’te, biz yine de referanduma gideceğiz. Bunu özel olarak kanuna koyacağız. Kaç oyla kabul edilirse edilsin iş bu anayasa, çünkü buna ihtiyacımız var. Bu seçim sonucu açısından şunu söyleyebilirim. Biz en yüksek oyu 2007’de aldık. Yani 2007 yılında yüzde 47, hiçbir partinin ulaşamayacağı bir rakamdır; hem Türkiye şartlarında hem Avrupa şartlarında. Çünkü Türkiye son seçimlerinde, 2002’den önceki seçimlerde 21.5 ile Refah Partisi’nin birinci olduğu, yüzde 22.5 ile DSP’nin birinci olduğu seçimler gördük. Biz yüzde 20’yi bulduğumuzda havalara uçuyorduk ama 2002’de biz yüzde 33 aldık, 2007’de yüzde 47’yi bulduk. Yüzde 47 demek, iki kişiden birisi AK Parti’ye oy veriyor demektir. Dolayısıyla benim şahsi düşüncem; öncelikle bu çıtayı koruyabilmek. İkincisi de bu çıtayı yükseltmek.”
     
    MHP’DEKİ KASET İDDİALARI
     
    Arınç, MHP’deki kaset iddialarına ilişkin, “Çok sevimsiz bir olay bu. Bizim Türk Ceza Kanunu’nda bu özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, telefon dinlemek, telefonla ortam dinlemesi yapmak veya kamerayla bu şekilde ortam dinlemesi yapmak açıkçası suçtur” değerlendirmesinde bulundu.
     
    “Birisinin özel hayatı onu ilgilendirir” diyen Arınç, “Hem ahlaki açıdan bakıyorum hem de cezai açıdan bakıyorum. Bir defa, bu Ceza Kanunu bunu yasaklıyor. Fakat son yıllarda teknoloji o hale geldi ki, şurada bir kesme şeker olsa kesme şekerin içindeki dinleme cihazlarıyla her şeyi dinleyebiliyorlar. Türkiye’de bir yasal dinleme var; yargıyla, savcıyla olabiliyor. Bir de herkesin, şu kalemin ucu büyüklüğünde, şu çiçeklerin içine sokulmuş bir şeyle. Benim kalem olarak gördüğüm bir şeyle konuşmalar, görüntüler tespit edilebiliyor. Çok ahlak dışı bir olay. Bir insanın rızası olmadan böyle bir şeyin yapılmasını, hiçbir insan kabul etmez. Ben de şahsen kabul etmiyorum” dedi.
     
    AZ MADDELİ OLACAK
     
    Arınç, bir soru üzerine yeni anayasanın daha az maddeli olacağını ifade ederek, devlet odaklı değil insan odaklı bir anayasa hazırlayacaklarını söyledi.
     
    Bu sayede temel hakların daha çok ortaya konulacağını, bireylerin devlet karşısındaki gücünün veya korunmasının sağlayacağını dile getiren Arınç, “Yeni anayasa yapma konusunda ‘hemen bir iki ay içerisinde bu iş bitsin’ diye bir endişemiz de yok” diye konuştu.
     
    Bu konudaki karşılıklı görüşmeler ve tekliflerin değerlendirme aşamasının bir iki sene de sürebileceğini ifade eden Arınç, yeni anayasa konusunda Türkiye’nin geciktiğini ancak şartların yeni oluştuğunu belirtti.
     
    ANAYASANIN “DEĞİŞTİRİLEMEZ” MADDELERİ
     
    Süreç içinde sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları ve “bana göre anayasa şöyle olmalı” diyen insanın da görüşlerini de dikkate alacaklarının altını çizen Arınç, anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif bile edilemez maddeleriyle ilgili olarak, “Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletidir dedikten sonra demokrasinin unsurları içerisinde bu tür statükonun veya dogmatizme gidişin olmaması gerektiğini” söyledi.
     
    “Benim İstiklal Marşı’ndan, bayraktan bir şikayetim yok” diyen Arınç, kişisel olarak, bunların içerisinde anayasada korunması gereken hususun sadece cumhuriyet ile ilgili olması gerektiğini düşündüğünü belirtti.
     
    Arınç, “Cumhuriyet değiştirilemez veya cumhuriyetin şekli değiştirilemez, rejim cumhuriyet olmaktan çıkartılamaz, bunu yazabiliriz ama bunların dışındaki bütün konularda (değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez) sözleri yerine, değiştirilmelerini nitelikli çoğunluğa bağlamak mümkün” diye konuştu.
     
    TÜSİAD’IN YENİ  ANAYASA ÖNERİSİ
     
    Anayasa teklifini ortaya koymadan bu konuda bir şey söylemesinin mümkün olmadığını vurgulayan Bülent Arınç, “İlk üç madde konusunda TÜSİAD da aynı düşünceleri paylaşınca, başlarına pek çok şey geldi. Onlar da zaten her zaman tornistan etmeye hazır. Ertesi gün ‘Bu bizim düşüncemiz değil, profesörler böyle yazmış’ dediler” dedi.
     
     
    yeniakit
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim