Türkiye’de gerek işletme sermayesi gerekse ihracat için TL kredi kullanmadan iş yapan şirket sayısı çok azken, BDDK TL kredi kullanımını için döviz varlığı sınırı getirdi. 15 milyon TL üzerinde döviz varlığı olan kredi kullanamayacak 15 milyon TL’nin altında olan ise aşmama sözü verecek.

Merkez Bankası’nın yüksek enflasyon ve değer kaybeden TL’ye rağmen politika faizini yüzde 14’te sabit tuttuğu Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının hemen ardından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) üst üste kritik hamleler geldi.

Dünya'dan Şebnem Turhan'ın haberine göre şirketlerin TL satarak yurtdışında swap yapmasını kısıtlayan BDDK bugün de TL krediler için döviz varlığı sınırı getirdi.

BDDK’nın kararına göre şirketler TL kredi kullanmak istiyorlarsa BDDK’nın getirdiği sınır kadar döviz varlığı olmak zorunda. Sınır ise şirketlerin döviz varlıklarının 15 milyon TL’yi aşmaması.

Eğer 15 milyon TL’yi aşıyor veya şirketin cirosu ile aktif büyüklüğünün yüzde 10’undan fazla dövizi varsa bu şirketler TL kredi kullanamayacak. 15 milyon TL’yi aşmayan şirketler ise sınırı aşmama sözü vererek TL kredi kullanabilecek.

Dolar 17 liranın altına indi

Bu kararın ardından dolar/TL Türkiye piyasaları kapanmışken bankalararası piyasada düşük hacimli işlemlerde 17.36 lira seviyelerinden hızla 16.40 lira seviyelerine kadar geriledi. Saat 20:15 itibariyle dolar/TL 16.71 liradan işlem görüyordu.

15 milyon TL’yi aşmayacağım sözü

BDDK’nın Türkiye piyasaları kapandıktan sonra yaptığı açıklamaya göre kurum kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına yönelik olarak koordineli makro ihtiyati adımlar atılmasına karar verdi.

Buna göre şirketler kredi başvurusu yaptıkları tarih itibariyle yabancı para nakdi varlıklarının (altın dahil, efektif döviz ile bankalardaki YP mevduat) Türk Lirası karşılığı 15 milyon TL'nin üzerinde ise ve bu yabancı para varlıklar şirketin en güncel finansal tablolarına göre aktif toplamından veya son 1 yıllık net satış hasılatından büyük olanının yüzde 10'unu aşıyorsa bu şirket TL cinsinden yeni bir nakdi ticari kredi kullanamayacak.

"Döviz alımını yasakladığı için bir nevi sermaye kontrolü"

Yabancı para nakdi varlıklarının TL karşılığı 15 milyon TL'yi aşmayan şirketler ise kredi başvuru tarihinde mevcut yabancı para nakdi varlıkları ile en güncel finansal tablolarının aktif toplamını ve son 1 yıllık net satış hasılatını bağımsız denetim kuruluşuna tespit ettirecekler. Ve kullanacakları kredinin vadesi boyunca yabancı para nakdi varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL'yi aşmayacağını beyan ve taahhüt edecekler.

Peki bu piyasayı nasıl etkileyecek? Bankacılık kaynakları kararın hem şirketlere neredeyse döviz alımını pratikte yasakladığı için bir sermaye kontrolü olarak yorumlanabileceğini hem de şirketlere döviz varlıklarını satma zorunluluğu getirdiğini vurguladı. Kaynaklardan edinilen bilgiye göre Türkiye’de gerek işletme sermayesi gerek ihracat için TL kredi almadan çalışan şirket çok çok az.

Rotatif kredi kullanımını da etkileyecek

Bu sınır şirketlerin rotatif kredi kullanımını da etkileyecek. Bankacılık kaynakları Merkez Bankası’nın faiz artırmadan TL’deki değer kaybının önüne geçilebilmesi için bu tür makroihtiyati uygulamalar getirildiğini belirterek ayrıca kamunun son dönemde tüzel kişilerin döviz alımlarının sürmesinin de bu adımı atılmasının nedenlerinden olduğunu kaydetti. Kaynaklar şirketlerin döviz varlıklarına rağmen yüksek enflasyon ortamında düşük TL kredi faizleriyle kredi alıp ithalat için döviz ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirterek BDDK’nın döviz alımı için TL kredi kullanılmamasını istediğini dile getirdi.

Fazlası olanın döviz satmaktan başka çaresi yok

Şirketlerin bu sınır sonrası spot piyasada döviz satmak zorunda kalacaklarını söyleyen kaynaklar şirketlerin ise döviz varlıklarını şirket sahibinin hesaplarına aktarabileceklerini veya VİOP’ta işlem yapabileceklerini dile getirdi. VİOP’ta da fiziki bir alım satım olmadığı ve arada farkın Merkez Bankası tarafından kapatıldığı için dolar/TL’nin artışında etki etmeyeceği için bu yönde kararlar alındığını söyleyen bankacılık kaynakları Merkez Bankası’nın da bundan sonra VİOP’ta daha etkin yer alacağını vurguladı.

Bankacılık kaynakları doğru faiz politikası uygulanmadan bu tür makroihtiyati tedbirlerde TL’nin değerinin korunmaya çalışılmasının kısa vadeli bir rahatlatma sağlayacağını kaydederek uzun vadede bu adımların daha büyük sıkıntılar yaratacağını vurguladı.

Dr. Burcu Aydın Özüdoğru Bilkent Üniversitesi Öğretim Görevlisi, E.IMF Ekonomisti:

“Kur baskısı sürerken krediyi kısma, stagflasyon riskini artırıyor”

Kredi faiz oranları resmen değişti! Ziraat Bankası, VakıfBank, İş Bankası, Halkbank, Yapı Kredi... Bankalar güncel rakamları duyurdu Kredi faiz oranları resmen değişti! Ziraat Bankası, VakıfBank, İş Bankası, Halkbank, Yapı Kredi... Bankalar güncel rakamları duyurdu

Dr. Burcu Aydın Özüdoğru’nun BDDK’nın son kararı ile ilgili yaptığı analiz şöyle:

BDDK’nın yabancı para varlıkları olan firmalara TL kredi kapısını kapatması firmalara döviz sattırır mı? Bu soruya Kur Korumalı Mevduat örneğinden cevap vermeye çalışalım. KKM’nin şirketlere sunduğu ana para kur koruması, kambiyo gelirlerinden ve faiz kazancından muafiyet gibi önemli havuçlara rağmen, BDDK verilerine göre, 17 Haziran itibarıyla, şirketler toplam mevduatlarının yaklaşık %60’ını yabancı parada tutuyor. Bu oran, 2015’li yıllarda %30 dolaylarındaydı. Yine KKM’ye rağmen yıl sonundan bu yana dolar TL’ye karşı yaklaşık %50 arttı.

BDDK’nın 24 Haziranda açıkladığı düzenleme bu aşamada sadece bağımsız denetime tabi firmaları etkileyecek. KOBİ’lerin büyük kısmı kapsam dışı duruyor. Düzenlemeden etkilenecek firmaların lobi gücüyle izleyen günlerde limitlerde esneme görebiliriz.

“İç talep ve istihdam olumsuz etkilenir”

Düzenlemeye tabi olacak firmalardan acil işletme kredisi ihtiyacı olanlar döviz varlıklarını bozabilir. Diğer firmalar ise, KKM örneğinden de yola çıkarak, yabancı para pozisyonunda değişiklik yapmayabilir.

Öte yandan firmaların krediye erişimini azaltmak ekonomik aktivite, iç talep ve istihdamı olumsuz yönde etkileyecektir.

Birçok ekonomide siyasiler bu yüzden faiz oranlarının artmasını istemez. Türkiye’de ise ekonomik aktivite düzenlemelerle baskılanırken para ve maliye politikaları gevşek bir yapıda yürütülüyor.

Kur ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı devam ederken kredi kanalının sıkılması, yurt dışında sıkça konuşulan stagflasyon riskini yurt içinde görme ihtimalini de artırıyor.