• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955

    Yürümekten sıkılanlar

    02.01.2010 17:41
    Parkur sporunun Türkiye'deki temsilcisi Cenk Rb anlatıyor.
    Yürümekten sıkılanlar
    Yürümekten sıkılanlar Yürümekten sıkılanlar Yürümekten sıkılanlar

    Korkusuzca duvarlarda takla atan, üç metreden dizlerini bile kırmadan inen bir adamla parkur sporunun Türkiye"deki temsilcisi Cenk Rb ile Sirkeci"de yürüyüyoruz. Tabii yürümek denirse...

    Biz merdivenleri ya da asansörü kullanıyoruz, onlarsa kestirmeden atlayarak iniyor binalardan aşağı. Yolda yürürken de rahat durmuyorlar; önlerine çıkan her engeli üzerinden takla atarak aşıyor, duvarlara zıplıyorlar, en güzeli de onlar için trafik diye bir sorun yok. Şehir keşmekeşinin içinde de yapılabilen, yapıldığında hayatı kolaylaştıran ve iyi bir spor ayakkabı dışında hiçbir ek malzeme gerektirmeyen bu ekstrem sporun adı, Parkur. 1997 yılında Fransız dublör David Bell"in bulduğu bu sporun Türkiye"deki temsilcisi ise bir spor akademisi öğrencisi olan Cenk Çabukkesen. Ya da parkurcuların kullandığı ismiyle, Cenk Rb.


    - İsminiz parkur sporunun Türkiye"deki en başarılı temsilcisi olarak geçiyor. İstanbul ne zamandan beri sizin için spor salonu?

    Bildiğim kadarıyla parkurla ilk ilgilenen ve teknikleri öğrenerek ilk yapmaya başlayan kişi Türkiye"de benim. Şu anda 30 yaşındayım. Sporla ilgilenmeye spor akademisinde okurken başladım. Daha geniş kitlelere tanıtabilmek için de arkadaşım Ömer Günyaz"la birlikte Acrorun diye bir internet sitesi kurdum. Teknikleri anlattığımız bu site sayesinde Türkiye"nin dört bir yanından pek çok
    insanı bu sporun müdavimi haline getirdik. Sitede teknikleri videolarla da destekliyoruz. En büyük hedefimiz ise polis teşkilatı gibi kurumlara parkur öğretmek.

    - Parkuru kimler yapabilir?

    7"den 70"e herkes parkur yapabilir. Amaç hızlı olmak ve hedefe en kestirme yoldan gitmek. Yaşınız 70"se bir çöp kovasının üstünden atlayamazsınız belki ama birkaç artistik hareket yapabilirsiniz.

    - Nedir parkur?

    Sözlüklerdeki tanımı şöyle: “Bir cambaz çevikliği ve savaşçı ruhu isteyen, dans özelliklerine de sahip spor.” Parkur sadece spor değil, aynı zamanda bir hayat tarzı. Şehrin bizden aldığı hareket etme özgürlüğünü geri kazandırıyor. Parkur için her yer spor salonu. Merdivenler, binalar, banklar, çöp kovaları, ağaçlar, otomobiller bizim için birer engel değil, üzerinden atlayabileceğimiz objeler. Teknikler fiziksel ve zihinsel çalışmayla kazanılıyor.

    - Sakatlık riski yüksek değil mi?

    Bu cevap başlayacak olanlara korkutucu gelebilir ama evet, sakatlanma riski var. Fakat parkurda sakatlanma ihtimaliniz yolda yürürken sakatlanma ihtimalinizden daha azdır.

    - En büyük hayaliniz nedir?

    Düşünsenize; bir gün oturduğumuz banka basıp öne salto atan bir kız, çöp kutusundan zıplayıp yangın merdivenlerine tırmanarak gözden kaybolur. Rüya gibi. Başıma böyle bir şey gelse, bunun ilahi bir mesaj olduğunu düşünürdüm. Neyse, asıl soru şu: “Nerede bu kızlar?”

    Şehir sporu

    Parkur, dünyada ve Türkiye"de hızla yayılan ekstrem sporlardan biri. Dünyadaki kurucusu olan Fransız David Bell, parkurun ana hatlarını, dublörlük yaptığı sinema filmlerinden öğrendiği tekniklerden yola çıkarak oluşturmuş. 1997"de de Casino Royale filminin dublörlerinden Sebastian Fourcan"la bu sporu daha da geliştirmeye karar vermiş. Birlikte kurdukları gruba Yamakasi ismini vermişler. Hatta 2001"de parkur gösterileri yaptıkları aynı adlı bir film çekmişler./HT

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim