• BIST 89.282
  • Altın 145,807
  • Dolar 3,6298
  • Euro 3,8933

    Yüksek faizin nedeni Merkez

    12.01.2012 09:20
    Yüksek faizin nedeni Merkez
    Faizdeki yükselişin Merkez Bankası politikalarından kaynaklandığını savunan ekonomistler, Başbakan Erdoğan'ın 'faiz lobisi' teorisini gerçekçi bulmuyor
    Yüksek faizin nedeni Merkez Yüksek faizin nedeni Merkez Yüksek faizin nedeni Merkez




     

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, piyasa faizlerinin yüzde 13-14 civarında dolaştığını belirterek, “Faiz lobisine karşı da gerekli köşeli sert çıkışları yapacağız. Çünkü biz faiz lobisini bu kadar rahat çalıştırmayız” açıklaması, ‘faiz’ ve ‘lobi’ tartışmalarını tekrar ana gündem haline getirdi. Merkez Bankası’nın enflasyonu düşürmek için uyguladığı politikaların faizi yükselttiğinin altını çizen ekonomistler, “Merkez Bankası uyguladığı politikayı Başbakan’a anlatmalı” mesajını verdi.

    Amaç, enflasyonu düşürmek
    Merkez Bankası çift haneye ulaşan enflasyonu düşürmek için ek parasal sıkılaştırmaya giderken, politika faizini değiştirmeyerek faiz koridorunu yukarı doğru genişletti. Uygulanan bu politika ile enflasyondaki artışın ana nedeni olarak görülen dövize talebi azaltarak TL’yi stabilize etmek ve dolayısıyla enflasyonu düşürmek hedefleniyor. Merkez Bankası istisnai olarak belirlediği günlerde bankalara yüzde 12’nin üzerinde faizle para verdi. Son iki gündür normale dönen Merkez, tekrar politika faizi olan yüzde 5,75’le piyasayı fonlamaya başladı. Nitekim Başbakan Erdoğan da önceki günkü açıklamasında “Politika faizi yüzde 5.75, öbür tarafta piyasa faizleri yüzde 13’ler civarında. Bu makasın kapatılması lazım” açıklamasında bulunmuştu.

    Faiz lobisi yok
    Türkiye’de bir faiz lobisi olmadığını belirten UniCredit Menkul Değerler Başekonomisti Güldem Atabay, “Faizin yüksekliği bir sonuçtur. Enflasyonu faiz doğurmaz. Başbakan faiz yükseldiği için enflasyon var diyor ama son dönemde faiz enflasyon yükseldikten sonra yükseldi” dedi. Faizin oluşan belirsizliklerin sonucu bir risk primi olduğunu ifade eden Atabay, “Yüzde 5.75 olan bir politika faizi var. Bir de Merkez Bankası’nın, TL’yi stabilize edip enflasyonu düşürmek için kullandığı faiz koridoru var. Merkez Bankası piyasayı yüzde 12 ile fonluyor. Merkez, enflasyonu ön plana aldığı için faizi yüksek tutuyor. Bu mekanizma Başbakan’a anlatılmalı” dedi.

    Zamlar unutulmasın

    İsminin açıklanmasını istemeyen bir bankanın başekonomisti de enflasyonun yüzde 10 olduğu bir ülkede faizin yüzde 12 olmasının normal olduğunu söyledi. Merkez Bankası’nın ekim ayından bu yana faizi yükseltmek zorunda kaldığının altını çizen aynı ekonomist, “Döviz kurlarının yanı sıra hükümetin yaptığı zamların da etkisiyle enflasyon yükseldi. Merkez Bankası bunu durdurmak için faizi yükseltti” değerlendirmesinde bulundu.

    Moody’s’den Türk şirketlerine uyarı
    Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türk şirketleri için ihtiyatlı görünümün, şirketlerin gelecek 12-18 ayda kredi kalitesini potansiyel olarak etkileyebilecek bir dizi riski yansıttığını bildirdi. Moody’s’in Türk şirketleri için 2011 değerlendirme ve 2012 görünüm raporunda, finansal olmayan Türk şirketleri için istikrarlı görünümün, şirketlerin, Türkiye’nin 2012 yılında yüzde 2.5-3.5 aralığında ılımlı ekonomik büyümesinden faydalanma beklentisini yansıttığı belirtildi. Türkiye’nin dış ticaret ve cari açığının yüksek iç tüketim ve yüksek enerji fiyatları yüzünden kötüleştiğine dikkat çeken Moody’s, açığın, krediler ya da döviz mevduatları gibi daha değişken sermaye kaynaklarından finanse edilmesi nedeniyle Türkiye’nin dalgalanmaya yol açabilecek yatırımcı güveninde ani değişikliklere eğilimli hale geldiğini vurguladı. Türk Lirası’nın değer kaybetmeye devam etmesi halinde bunun şirketlerin borçlarını geri ödemesini zorlaştırabileceği uyarısında bulunan kuruluş, Türk Lirası’nın değer kaybetmesinin dolar cinsinden önemli miktarda borçları bulunan şirketlerin yüksek refinansman maliyetleri nedeniyle borç yüklerinin artacağını belirtti.


    Cari açık 25 aydır ilk kez düştü
    Cari açık, hizmetler dengesi kalemindeki güçlü artış ve dış ticaret açığındaki iyileşmenin etkisiyle kasımda beklentilerin hafif altında 5.19 milyar dolar, yıllık bazda Ekim 2009’dan bu yana ilk kez daralarak 77.82 milyar dolara gerilerken, cari açıkta iyileşmenin başladığına dikkat çeken ekonomistler, TL’deki değer kaybı ve iç talepte yavaşlamanın sürmesiyle iyileşmenin yavaş da olsa sürmesini bekliyor. Buna göre ekonomistler cari açığın GSYH’ye oranının 2011 sonunda yüzde 9-10 seviyelerinde gerçekleşmesini beklerken, 2012 sonu için beklentiler ise tek haneli olarak yüzde 6-9 bandında yer alıyor. Merkez Bankası verilerine göre cari açık Ocak-Kasım 2011’de önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 78 artışla 70.24 milyar dolar oldu. Cari açık Ocak- Kasım 2010 döneminde 39.52 milyar dolar, Ekim 2010’da yıllık 78.61 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. (reuters)

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim