• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312

    Yetkililer uyumaya devam etsin...

    05.07.2009 09:00
    Aydınpost yine bir ilke imza attı.
    Yetkililer uyumaya devam etsin...
    Yetkililer uyumaya devam etsin... Yetkililer uyumaya devam etsin... Yetkililer uyumaya devam etsin...

    AYDINPOST ÖZEL - 03 Nisan 2009 tarihinde yayınladığımız haberle, ""Gençlik Spor Müdürlüğü bünyesinde sözleşmeli spor uzmanı olarak çalışan Burak Uygun'un öğrencilere ağır antrenman yaptırdığı gibi şiddet de uyguladığı iddia ediliyor 'yetkililer uyuyor mu?'"" başlığı ile duyurmuştuk.

    Haberimize okurlarımızdan birçok yorum gelmiş, içinde en çarpıcı olanı da şiddet mağdurunun dayısı olduğunu iddia eden Av. Muhsin Erdem"e ait olan yorum olmuştu.

    06 Nisan 2009 Pazartesi 23: 09 da haber sitemize gönderdiği yorum mesajında;

    ""Burak hocanın Onur Candan ve diğer isimli öğrencilere yaptıkları aynen doğrudur. Onur Candan benim yeğenim olur. Fakat öğrenci şu anda susturulmaya çalışılıyor. Aydın il müdürlüğü ne işe yarar bilmiyorum. Bu konuyu bakanlığa bizzat kendim ilettim. Üç kuruş öğrenci harçlığına göz diken öğretmenlerin bu camiada ne işi var onu da anlamış değilim. Öğrenci kaldığı yurtta baskı altında şu anda. Yurttan alınmasını istiyor bu baskılar yüzünden. Umarım bir yetkili gereğini yapar."" diyordu.

    Olayı araştıran Aydınpost ekibi Onur Candan"ın baskılara dayanamayarak başarılı bir sporcu olmasına rağmen eğitimine Çine"de devam etme kararını verdiğini öğrendi.

    Aydınpost baskı ve şiddet olayına Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü"nce seyirci kalındığı, gerek müdürlükçe, gerekse Valilik ve Bakanlıkça herhangi bir işlemin yapılmadığını tespit etti.

    Aydınpost Haber Merkezi'ne gelen bilgiye göre, Gençlik Spor İl Müdürlüğü"nde görev yapan bir yetkili müdürlüğün içine düştüğü zaafları örtmeğe çalışan bir rapor düzenlemiş ve Onur Candan"a baskı yaparak zorla ifadesinin altını imzalatmış böylelikle olayı kapatmaya çalışmış.

    Aydınpost Burak Uygun"un öğrencilerinden biri ile Onur Candan"ın ses kaydını ele geçirdi…

    - Oğlum sizin yaşınız daha ufak, kafanız basmıyor tamamı iş işten geçtikten sonra anlarsınız. Bana onu dedi bana bunu dedi diye bahane bulma. Bana hala geçerli bir sebep gösteremiyorsun oğlum. ( Onur bir şeyler söylemek ister fakat abisi fırsat vermez) Bana dayak mevzusunu bahane gösterme. Sen hiç okulda dayak yemedin mi, annenden babandan dayak yemedin mi oğlum.

    - Hayır yemedim.

    - Ha, yememişsin. Biz yedik bak. O senin hocan seni gerekirse döver de. O seninle uğraşıyorsa bir bildiği vardır adamın. Siz adam olmak istemiyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Kimileri her türlü zorluğa katlanır rahat eder. Kimileri de her türlü şaklabanlığı yapar sonunda b..k olur tamam mı bunu kafanıza sokun. Öğrencisi isen eş..k gibi çalışacaksın. O adam senin kötülüğünü mü istiyor lan.

    - Hocam ben gidiyorum dedim. Tam tişörtümü çıkarırken yakama yapıştı.

    - Siz işi bilmiyorsunuz oğlum. Müsaade istersin. Hocam dersin ben rahatsızım dersin. İzin istersin. Öyle ben gidiyorum demek küfretmektir oğlum adama.. Bunu bana yapsan ben de yaparım tamam mı? O lafı diyemezsin sen. Siz konuşmasını bilmiyorsunuz. Halini anlatırsın. Gerekirse izin verir adam.

    - Tamam, işte o gün ben gerçekten hastaydım. Birkaç defa kustum. Hocam ben gidiyorum dedim. Midem bulanıyor dedim. Geç hadi geç hiç durma dedi.

    - Tabii. Neymiş kusmak. Bir şey olmaz korkma. Oğlum O adam öldürmez adamı. Merak etme sen.

    - Mesela hastaneye gidiyorum ben ikide bir. Bana sen niye ikide bir hastaneye gidiyorsun diyor. Hasta olduğum zaman hastaneye gitmeye korkuyorum artık.

    - Sizin yaşınız kaç? Adam size kendinize niye dikkat etmiyorsunuz diye kızıyor. Kötü bir şey mi bu? Ha? Bu laf kötü bir şey mi? Oğlum sizi kim doldurdu böyle? Ha? ( Onur yine bir şeyler söylemek ister ama büyük abi onu konuşturmaz. ) Konuşuyorsunuz bir gerekçeniz hala yok bak.

    - Ben harcanmaktan korkuyorum.

    - Kim harcayacak oğlum seni? Ha? Ne yapacak seni bu adam?

    - (Onur"dan büyük bir başka öğrenci) Siz zora gelemiyorsunuz oğlum. Ben de dayak yedim. Ben de tartıştım Burak hocayla ama sporu bırakmadım.

    - (Büyük abi) Ben 19 yaşında ceza yedim. Yağmur altında kaç tur attım sen biliyor musun? Ben her gün kusuyordum yine de hocam ben gidiyorum demedim tamam mı? Hocam ben çok yoruldum bana izin verin diyordum. O hayır diyordu ben yine koşmaya devam ediyordum. Ben 19 yaşında gidiyorum diyemiyorum sen 15 yaşında nasıl dersin? Senin yaptığın terbiyesizlik.

    - Ben ciddi ciddi yaşadıklarımı anlattım. Yaşadıklarım beni çok incitti. Ben o davranışı ondan hiç beklemiyordum. Abi burada benim boğazımı sıktı beni öldürüyordu ya.. Yarın bir gün beni burada kıstıracak boğazımı daha fazla sıkacak beklide beni öldürecek hiç bırakmayacak boğazımı.. Ben nasıl çalışayım şimdi onunla? O gün ben ne biçim korktum abi ya.. Duvara bir yapıştırdı beni. Bırakınca ben kaçtım.

    - Siz alışmışsınız oğlum pışpışlanmaya güzel güzel giyinmeye sıkıya gelemiyorsunuz. Beni şurada bir sürü insanın önünde üzerimde milli forma varken dövdü siz bilmezsiniz oğlum..

    - Tamam, abi ben hatalıyım tamam ben gidiyorum.

    - Hadi şimdi git seninle 4 Nisan"da görüşürüz..

    Bakalım bu ses kaydı karşısında yetkililer tepkisiz kalacaklar mı?

    3 Nisan tarihli haber için tıklayın

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim