• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    "Yeraltı'nda asıl amaç insanı anlatmaktı"

    26.04.2012 21:35
    Yeraltında asıl amaç insanı anlatmaktı
    Zeki Demirkubuz: “Yeraltı’nda asıl amaç insanı anlatmaktı. Ama iktidarın, gücün olduğu her ortamda faşizm olmasıyla entelektüel faşizm de başladı. İktidar ve resmi kurumların dışında bu faşizm aydınların da içinde barındığı bir oluşum haline geldi”

    Masumiyet, Yazgı, Kader, Kıskanmak filmleriyle tanınan ve son filmi Yeraltı’nı 13 Nisan 2012’de sinemaseverlerle buluşturan yönetmen Zeki Demirkubuz, bugün İÜ İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen söyleşide öğrencilerle buluştu. İÜ İletişim Fakültesi mezunu olan Zeki Demirkubuz, okul yılları, sinema serüveni, yönetmenlik çalışmalarından bahsettiği söyleşide, askerlik durumu nedeniyle üniversiteye kayıt yaptırdığını ve yönetmenliğe de belirli bir planla değil olayların gidişatıyla başladığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu okulla ilgili çok bir şey diyemem. Askerlik yüzünden okula başladım ve o dönemde çalışmam gerekiyordu. Zaten liseyi de dışarıdan okumuştum. Okula çok fazla uğramıyordum. Üniversiteyle ilgili çok özlemlerim vardı. Onları bile yaşayamadım. Okulu yine askerlik yüzünden geç bitirme niyetim vardı. 2 dersi bilerek bıraktım. Okula gitmediğim bir dönemde o dersler kaldırılmış, ben de mezun olmuşum. Buraya 5-6 sene önce geldiğimde, konferans sonunda bana diplomamı vermişlerdi. Bu okulda aklımda kalan çoğu şey sosyal ortamla ilgili. Buradaki öğrencilerin hayat bilgileri daha yüksektir. Daha yaratıcı, daha sosyal insanlar olurlar. İÜ İletişim Fakültesiyle ilgili aklımda kalan budur. Öğrencileri değişik bir zekaya, duyguya sahiptir. Bu okuldaki arkadaşlarımla muhabbet etmekten hep keyif almışımdır.”

    Demirkubuz, son filmi Yeraltı ile ilgili olarak asıl amacının insanı anlatmak olduğunu söyleyerek şu sözlere yer verdi:

    “Son filmim Yeraltı’nda asıl amaç insanı anlatmaktı. Ama iktidarın, gücün olduğu her ortamda faşizm olmasıyla entelektüel faşizm de başladı. İktidar ve resmi kurumların dışında bu faşizm aydınların da içinde barındığı bir oluşum haline geldi. Aydın faşizmle, iktidarın bunun dışında kalamamasıyla, insan doğasının ben duygusuyla daha çok eleştirilmesi ve daha çok altının çizilmesiyle işin içine bunlarda girdi. Seyirciler de ayrı ayrı dertleri olan insanlar ve bu nokta benim hiçbir şey yapamayacağım alan haline geliyor. Kitle, iktidarların beslendiği bir şeydir. Ben insanların beklentilerine cevap veren adam konumunda olmamaya çalışıyorum. Ben en karanlık bana en soğuk bakan seyirciye film yapmaktan sorumluyum. Beğenilme arzum tabi ki var ama bu işin içinde nefret edilmek, beğenilmemekte var. Ben bütün hazırlığımı bunun için yapıyorum.”

    Demirkubuz, Dostoyevski’den etkilendiği yönündeki bir soruya şöyle cevap verdi:

    “Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabında Rusya’ya ve Rus olma olgusuna verilen bir tepki ele alınıyor. Bunu 2010’ların Türkiye’sinde uygulayabilmek, sahiciliği yakalayabilmek için Dostoyevski’nin diğer tüm kitaplarından da yararlanmışımdır. Aslında anlatılmak istenenin her zaman basit olduğunu düşünürüm. İnsan en basit olanı süsleyerek hazırlar ki bu insan egosunun en büyük tuzağıdır. Basit bir yapının bile farklılaştırılması insanları entelektüel kuşku içine düşürüyor. Bunu yazarlar, sanatçılar herkes yapıyor. Aslında Dostoyevski’ye oranla Nietzsche beni daha iyi anlatıyor. Dostoyevski romanlarıyla, hikayeleriyle daha yumuşak, Nietzsche daha sert. Nietzsche’nin hikayesini öğrenip okuduğumda ben de mi böyle olacağım diye korkmuştum.”

    Beşiktaş taraftarlığıyla bilinen Demirkubuz, bir holigan filmi çalışması içinde olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Benimde zaaflarım, sevdiklerim var ama böyle bir çalışma hem Fenerbahçeli’nin hem Galatsaray’lının yurt dışına gidilcekse oradaki takım taraftarlarının vicdanına dokunmalı. Sahici olmalı, etkilemeli. Eğer bu etkiyi yaratmazsa bu filmi çekmem.”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim