• BIST 75.727
  • Altın 129,878
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641

    Yazar Necati Mert’e fahri doktora unvanı verildi

    10.04.2012 19:55
    Yazar Necati Mert’e fahri doktora unvanı verildi
    Sakarya'nın yaşayan yazarlarından A.Necati Mert'e, Sakarya kültürüne ve Türk edebiyatına yaptığı katkılardan dolayı Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Senatosu tarafından fahri doktora unvanı verildi.
    Yazar Necati Mert’e fahri doktora unvanı verildi Yazar Necati Mert’e fahri doktora unvanı verildi Yazar Necati Mert’e fahri doktora unvanı verildi

     

    SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen fahri doktora törenine Anayasa Mahkemesi Üyesi Prof. Dr. Engin Yıldırım, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeki Toçoğlu, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.

    Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, doktoranın akademik çalışmalarda en üst seviyede verilen bir diploma niteliğini taşıdığını belirtti. Fahri doktora payesinin ulusal, uluslararası alanda bilime sanata, ülkenin kalkınmasına katkıda bulunanlara verildiğini hatırlatan Elmas, Sakarya Üniversitesi tarafından fahri doktoraların bugüne kadar cumhurbaşkanları dâhil, sanayi ve spor alanında başarılı çalışmalar yapanlara verildiğini, bugün ise Sakarya'nın yetiştirdiği önemli bir edebiyat insanına bu unvanı verdiklerini ifade etti.

     

    Sakarya'da edebiyat alanında yetişen az sayıda insandan birinin Necati Mert olduğunu dile getiren Elmas, Mert'in Türk edebiyatına ve Sakarya kültürüne yaptığı katkılarından dolayı SAÜ Senatosu kararıyla fahri doktora unvanı verilmesinden mutluluk duyduğunu söyledi.

    Necati Mert ise hayatının mücadeleyle geçtiğini, düşünceleri ve yazdıkları nedeniyle birçok saldırıya uğradığını, soruşturma geçirdiğini ve hapis cezası aldığını dile getirdi. Mert, "İfade, cezaevi, idari tahkikat, bakanlık emri yani kızağa çekiliş, tehdit mektupları, saldırı, kitapevimin bombalanması; en ağrıma gideni de sabıka dosyam için emniyette numaralı mengende fotoğrafımın çekilmesidir." diye konuştu. "Ben kimim?" sorusunu çocukluğundan bugüne kadar hala kendine sorduğunu dile getiren Mert, "Tamam, bugün üniversiteye çıkarken dinledim kendimi. Şimdi de sürdürüyorum. Ama ilk olmuyor bu. Bildim bileli kendimi tanımaya çalışıyorum. Dediklerimi, yaptıklarımı tartıyor, sorguluyor, kendimle yüzleşiyorum. Kimim ben? Siyasallaştığım ilk gün ne idiysem yine oyum." ifadesini kullandı.

    "SOLCULUK KISA ETEK DEĞİLDİR"

    Sol düşünce anlayışını ve kendisinin nerede durduğunu anlatan Mert konuşmasını şöyle sürdürdü: "Solculuğu eşitlikle ve sömürüye karşı olmakla, sağcılığı da kapitalizmle tanımlarım. Rujla, ojeyle, kısa etekle yahut sinekkaydı tıraşla yahut da kravatla tanımlanamaz solculuk. Bunlar pozitivizmin, modernizmin, daha özel dille söyleyeyim, Kemalizm'in alametifarikaları. Benim açımdan siyasal değerleri yoktur. Ben mest lastikli, sakallı bir muhteremin eşitlikten yana olabileceğine, sömürüye karşı çıkabileceğine inanır, onunla eyleme de katılabilirim."

    "SOLCULAR TARİKATÇILIKLA SAĞCILAR DA KOMÜNİSTLİKLE SUÇLADI"

    Necati Mert, yazdıkları ve eylemleriyle ne sol ne de sağ kesimden alkış almadığını hatta yer yer her iki taraftan eleştiri bile aldığını belirtti. Solcuların kendisini ‘Tarikatçı', sağcıların ise komünist olmakla itham ettiğini dile getiren Mert, her ne kadar kendisine haksız ithamlarda bulunulduysa da kimseye kızamadığını söyledi. Mert, şöyle konuştu: "Bir kundura gibi iki taraftan muşta ile dövüldüğüm için bugün kimseye kızmıyorum. Derin kuvvetler dönemiydi ve Türkiye güzel yarınlar talep eden insanları için zor bir ülkeydi. Köprülerin altından çok sular aktı, devran döndü, dün tabu olan, dokunulmayan nice konunun üstüne gidildiğini görüyoruz şimdi. Gerçi eksikleri, tereddütleri, belki yanlışları da var gidişin, ama kendi adıma şunu söyleyebilirim: Ömrümün ilk yedi sekiz yılında nasıl mutlu idiysem öyle mutluyum şu birkaç yıldır."

    Üniversitelerde daha çok siyasal ve teknik alanda çalışma yapan insanlara doktora verildiğini dile getiren Mert, kendisine SAÜ tarafından fahri doktora verilmesinden dolayı teşekkür etti. Mert, memnuniyetini yine kendi üslubunda şöyle ifade etti: "Kırk yıl, sayısal kırkı anlatmıyor bugün. Kırk yıl önce, Temmuz 1972'de ‘Yansıma'da ilk hikayem ‘Mustafa'nın Karesi' çıktığında 27 yaşındaydım, uçuyordum sevincimden. 40 yıl sonra ne olacağını bilmiyordum. O, hayaldi. Bugün ise 40 yıl öncesi rüya gibi. Hangisi gerçek, hangisi düş? Yine sevinçliyim. O kadar ki kaç yaşındayım? Bilmiyorum."

    Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Necati Mert'e doktora cübbesini giydirdi ve fahri doktora belgesini verdi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu ise Mert'e plaket ve çiçek takdim etti. 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim