• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071

    Yaşayan ve yaşatan ölüler

    06.07.2011 09:52
    Yaşayan ve yaşatan ölüler
    Bir ağacın ölümünden sonra, farklı türlerden oluşan yüzlerce canlı için yaşam alanı başlar. Bu yüzden ölü ağaçlar, dünyanın en zengin biyolojik çeşitlilik merkezleridir
    Yaşayan ve yaşatan ölüler Yaşayan ve yaşatan ölüler Yaşayan ve yaşatan ölüler

     

    Bir ağacın ölümüyle binlerce yeni yaşam başlar. Bu, kulağa mantıksız gibi gelse de, orman ekosistemi içindeki bir gerçektir. Bu nedenle ölü ağaçlar, biyolojik çeşitlilik merkezi olarak da adlandırılırlar. Ağacın ölümüyle birlikte bedeninde yüzlerce canlı yaşamaya başlar. Başka bir ifadeyle canlı ağaç aslında ölü ağaçtan daha ölüdür! 
    Ölü bir meşe ağacında yaklaşık 900 farklı canlı türü yüzlerce yıl ‘Créme de la créme’ şeklinde yaşamlarını sürdürürler. Ölü ağaçtaki yaşam çokluğu, tam bir kabına sığmamak şeklindedir.

    Sağlıklı ormanın göstergesi

    Ölü ağaçlar sahip oldukları çok farklı özelliklerin bir araya gelmesinden dolayı teorik olarak birbirinden farklı 2 milyar yaşam alanı oluştururlar. Dünyamızda bu özelliği sunan başka hiçbir yer yok! Dolayısıyla bunlar birbirinden farklı canlılar için hazırlanmış evlere benzetilebilir. 
    Bu evlerde kimler mi yaşıyor? 1500 mantar türü, ormanda yaşayan her 100 kuş türünün en azından üçte ikisi, tüm böcek türlerinin yüzde 17-20’si, ağaçlarda yaşayan 450 liken türünün üçte biri, küçük kahverengi orman karıncaları gibi daha pek çok canlı türü... İçinde balıkların olduğu akarsular için temel bilgidir; akarsularda nerede ölü ağaç varsa orada balık boldur. Ölü ağaçlar akarsu yatağında akan suyu döndürmesiyle ve farklı yaşam alanlarını ortaya çıkarmasıyla ‘dere dinamiğinin motoru’ olarak görülürler. 
    Ölü ağaçlar aynı zamanda kuşlar için yavru büyütme, böcekler için kışlama, küçük memeli hayvanlar için saklanma ve akan sularda karşı tarafa geçmede köprü, avcı kuşlar için gözetleme, kertenkeleler için güneş banyosu yeri gibi birçok işlevi daha yerine getirir. Ayrıca ormanlarda depolanan karbonun yüzde 10’u ölü ağaçlar üzerinden gerçekleşmektedir. 
    Geçmiş dönemlerde daha yoğun olan ancak günümüzde de örneklerine rastladığımız orman işletmecilerinin ‘temiz işletmecilik’ yaklaşımından dolayı ormanlar, ölü ağaçlardan bilinçli olarak temizleniyor. 
    Ölü ağaçlar bakımsız ormanın bir işareti olarak kabul edilerek, çok değerli yakacak odun olarak görülüyor.

    Ekosistemin uyumu için...

    Bir başka yanlış düşünce de, ölü ağaçların zararlıları çoğalttığı ve bu nedenle temizlenmesi gerektiği fikri. Oysa ölü ağaç bakımından fakir ormanlar, ölü ağacın bol olduğu ormanlara göre çok daha fazla böcek üremesine neden olur. Ölü ağaç içinde yaşayan böcek türlerinden ‘zararlı’ olarak adlandırılanların oranı yüzde 1’den çok daha azdır. Tamamıyla kurumuş bir ölü ağaç, birçok zararlı denilen kabuk böceği için uygun yaşama ortamı sunmaz. Hatta ölü ağacın temizlenmesi, bu ağaçlar üzerinde yaşamını sürdüren yırtıcıların da uzaklaşmasına sebep olduğu için kabuk böceğinin üremesini daha uygun hale getirir. 
    Ölü ağaç gövdelerinden temizlenmiş ormanlar, doğal ormanlara göre tür çeşitliliği bakımından fakirleşmektedir. Koruma önemine sahip kritik türlere yaşam ortamı sağlayan ölü ağaçların miktarının azalması bu türlerin durumunu daha fazla tehlikeye sokar.

    Ölü ağaç doğada ne kadar olmalı?

    Ölü ağaç, çeşitli nedenlerle balta ya da motorlu testereye yenik düşmezse, doğal ağaç türleri ve binlerce canlı türü uyum içinde uzun yıllar yaşayabilir. Ölü ağaçlar doğada belli yerlerde dağılım göstermeyip üzümlü kek içindeki üzümler gibi mozaik şeklinde her yerde dağılım gösterir. Bakir ormanlarda hektarda 50-400 metreküp kadar ölü ağaç bulunur. Ancak sahip olduğu biyolojik çeşitliliği koruması bakımından ölü ağaç servetinin hektarda 10-15 metreküp olması yeteridir. Yapraklı ormanlar için hektar başına 7-10, karışık ormanlar için 4-6, iğne yapraklı ormanlar için 1-3 adet kalın çaplı ölü ağaç olması yeterlidir.

     

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Stresi, yiyerek atlatamazsınız!05 Ekim 2012 Cuma 09:39
  • Kafeinli kahvenin bir zararı daha04 Ekim 2012 Perşembe 13:33
  • Erkeklerin kurtarıcısı 5 yalan03 Ekim 2012 Çarşamba 21:03
  • Erciyese kar yağdı03 Ekim 2012 Çarşamba 11:03
  • Sevgi zinciri bir yuvayı dağıttı03 Ekim 2012 Çarşamba 07:29
  • Türkiyede aşkın ömrü bakın ne kadar çıktı?02 Ekim 2012 Salı 16:22
  • El arabalı trafik eğitimi02 Ekim 2012 Salı 16:21
  • Zayıflama ilaçlarına ceza yağdı02 Ekim 2012 Salı 13:28
  • Yolcu otobüsü TIRa çarptı02 Ekim 2012 Salı 12:20
  • Böylesi görülmedi! +1302 Ekim 2012 Salı 09:18
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim