• BIST 107.206
  • Altın 143,432
  • Dolar 3,5315
  • Euro 4,1434

    Vurduğu Rum'u ağırladı

    30.08.2009 23:00
    35 sene önce birbirlerine kurşun sıktılar, şimdilerde zeytin ağacının altında o günleri anıyorlar.
    Vurduğu Rumu ağırladı
    Vurduğu Rum'u ağırladı Vurduğu Rum'u ağırladı Vurduğu Rum'u ağırladı

    Onların hikayeleri 35 yıl önce başladı. Kıbrıs barış harekatı sırasında cephelerini korumak için savaşan biri Türk diğeri Rum iki askerdi onlar.

    Türk askeri olan Lefke Topel diye adlandırılan tepenin komutanı, Rum askeri ise Rum birliğinin telsiz operatörüydü. Onlar şimdi iki dost.

    Onlar Fethi ile Ioannis. Rum yazar Panikos Neocleous'un 1972 harekatını anlatan ve ağırlıklı olarak o günleri yaşayan insanlar ile yaptığı röportajlar, KKTC'de Lefke bölgesinde tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

    1974 yılındaki çatışma günlerinde birbirini öldürmek için silaha sarılan “karşı taraftan" iki kişi, Lefke'de dün dostane bir şekilde birbirlerine sarıldı. Lefkeli eski mücahit komutanı Fethi Akıncı, başından vurarak yaraladığı eski Rum askeri Ioannis Marateftis önce Kermiya sınır kapısında karşıladı, ardından da 1974'te savaştıkları yerlere götürdü.

    Eskiden düşman, bugün iki dost

    Çatıştıkları yerleri gezen Fethi Akıncı ile Ioannis Marateftis, daha sonra Lefke'de bir restoranda yemek yedi. Eskiden düşman, bugün ise iki dost, savaş günlerinde birbirleriyle öldüresiye çarpıştıkları bölgede basına ortak açıklamalarda bulundu.

    Rum askeri Ioannis Marateftis o günü şöyle anlattı:

    “Üstlerimizden aldığımız emir karşı tepede bulunan Türk mevzisine saldırıya geçilecek şekilde idi. Orada Türklerin bize direnebileceklerini tahmin etmiyorduk, ancak biz saldırıya geçince Türk askerlerinden beklemediğimiz bir karşılık gördük. Uzun süren çatışmanın ardından Türklere karşı direnemeyeceğimizi anladık ve geri çekilmeye başladık. Benim görevim bulunduğum birliğin telsiz operatörlüğü idi. Geri çekilirken başımıza yağan kurşunlardan da isabet almamak için sürekli gizlenerek hatta sürünerek geri çekilmeye çalışıyorduk.

    İlk önce yanımda bulunan arkadaşımın yaralandığını gördüm, hemen arkasından bir merminin başıma isabet ettiğini hissettim. Başımda çelik başlık olduğundan dolayı ölmedim, şans eseri yaralandım. Başımdan kanlar akmaya başladı ve üstümdeki telsiz, silah ve başımdaki çelik başlık ile çok hızlı kaçamayacağımı anladım hemen orada mevzilendiğim noktada hepsini bıraktım ve canımı kurtarabilmek için oradan uzaklaştım.

    Çatışmanın olduğu gün benim askerliğimim son günüydü, yani bir gün sonra terhis olacaktım ama az kalsın terhis olmadan ölecektim. 35 yıl sonra buraya ilk kez geliyorum. Buraya, 35 yıl önce yaşananları bir daha yaşamamak ve buradan barış mesajları vermek için geldim. Dileğim Bizi yönetenlerin Kıbrıs sorununu bir an önce çözmeleri ve Kıbrıs adasındaki iki halk arasında kalıcı bir barış içinde özgür yaşamak."

    Türk askeri komutanı Fethi Akıncı ise o günü şöyle anlatıyor:

    “Sabah 4.30 sıralarında Rumlar bize ateş açmaya başladılar. Biz de hemen tepenin üzerine mevzilendik ve Rumlara karşılık vererek ateş açmaya başladık. Bir birimize mesafe olarak çok yakındık. Rum askerleri bizden beklenmedik bir karşılık görünce geri çekilmeye başladılar. Ioannis Marateftis'i çok iyi hatırlarım, bir arkadaşı ile birlikte geri koşmaya başladı ve ben bulunduğum tepenin komutanı olduğum için benim elimde sadece bir tabanca vardı. Elimde bulunan tabancanın o çatışma sırasında etkisiz olduğunu gördüm ve ayni tepede görev yapan bir askerin kullanmış olduğu A 4diye bilinen silahın başına geçtim.

    Rum askerleri bir yandan geri çekiliyorlar bir yandan da sürekli bize ateş ediyorlardı. A 4 silahı ile bize ateş açılan yere karşılık vermeye başladım ve çok yakın olduğumuzdan Ioannis Marateftis'i vurduğumu gördüm. O günkü şartlar öyle olduğu için başka türlü davranmak veya hareket etmek olanağımız yoktu. Ancak bu gün Ioannis Marateftis ile birlikte buraya geldik. Burada ona zeytin fidanı hediye ettim, çünkü zeytin ağacına çok az bir bakım yaparsan çok uzun yıllar yaşar. Umudum İki toplumda barışı ve dostluğun simgesi olan zeytin ağacından ders çıkararak, adada mutlu yaşamak fırsatını yakalaya bilinmesidir"

    DHA

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim