• BIST 97.884
  • Altın 145,280
  • Dolar 3,5737
  • Euro 3,9815

    Vatandaş kriz uyarılarını pek dikkate almadı

    21.07.2011 15:00
    Vatandaş kriz uyarılarını pek dikkate almadı
    Tüketici karşı konulamaz fiyatlar ve hükümetin "Kriz kapıda, tasarruf edin" uyarıları arasında kaldı. Galip gelen fiyatlar oldu.
    Vatandaş kriz uyarılarını pek dikkate almadı Vatandaş kriz uyarılarını pek dikkate almadı Vatandaş kriz uyarılarını pek dikkate almadı

     

    Bir tarafta 40 dereceye varan hava sıcaklıkları... Diğer taraftan serin serin gezilen alışveriş merkezlerinde yüzde 70’e varan indirimler... 
    Merkez Bankası Başkanı ve ekonominin kurmayları “Avrupa komşularımız krizden kavruluyor. Bu kriz bizi de kavurur” diyerek kriz uyarıları yapsa da, ekonomiyi soğutmak için önlemler sıralasa da tüketimde fren hak getire... 
     
    Hem serinlemek, hem de vakit geçirmek için alışveriş merkezlerine giderek torbalarını dolduran tüketicinin gözünde kriz uyarıları ise sadece korkutmak amaçlı... Kime sorsan cevap net: “Soğutamadılar korkutuyorlar”. 
     
    Almayanı dövüyorlar 
    139 TL’lik elbise 19.90. 129 TL’lik ceket 9.90 TL. 3 TL’ye tişört, 5’e şort, bitmedi 40 TL’ye gece elbisesi. 
    Bütün mağazaların kapılarındaki yüzde 70 indirim ve 3 al 2 öde ilanları... Yetmedi ürünlerin üzerindeki yoldan çıkaran büyük büyük etiketler... Bir tek pazarlardaki “Almayanı dövüyorlar” diye bağıran çığırtkanlar eksik... 
     
    Ekonomiyi soğutmak yerine alışveriş merkezlerinde tüketimi daha da canlandırmak için hiçbir masraftan kaçınılmıyor. Tüketici cephesinde kriz beklentisi olup olmadığını anlamak için nabız yokladığımız alışveriş merkezinde küçük kızları ile alışverişe çıkan bir aile ile sohbet ediyoruz. İlk sorumuz “Neler aldınız. İhtiyaçtan mı yoksa keyfine mi alışveriş mi yaptınız” oluyor. Aldığımız cevap ilginç: “Canımız sıkıldığı için. Hava sıcak. Serin olduğu için alışveriş merkezlerine gidiyoruz. 3 lira, 5 lira fiyatları görünce de dayanamayıp alıyoruz.” 
     
    Taksit baş tacımız 
    “Yeni bir kriz bekleniyor. Tasarruf yapmıyor musunuz?” dediğimizde de yurtdışı tatilinden yeni gelen bir ailenin “Ekonomiyi soğutmak istiyorlar. Tüketim çok hızlı diye. Ama baktılar ki tüketimin önünü kesemiyorlar. Şimdi de kriz geliyor diye korkutuyorlar” cevabı kriz riskinin sokaktaki yansımasını bir parça anlatıyor. 
     
    Sohbetimiz bu sefer çocukları ile alışverişe gelen dört kişilik bir arkadaş grubuyla. Hepsi de ağız birliği etmişçesine “İndirimler dayanılmaz. Üç dört ekmek fiyatına bir tişört alınıyor. Birkaç yıl öncesine kadar alışveriş bu kadar kolay değildi. Şimdi giyinmek sudan ucuz” diyorlar. 
    Yolumuza çıkan alışverişçilere “Alışverişlerinizi kredi kartıyla mı peşin mi yapıyorsunuz? Taksit yaptırıyor musunuz?” diye soruyoruz. Cevap çok da şaşırtıcı değil. Ekonomistlerin dediği gibi olmayan parayı harcadığımız çok net görülüyor. Sorduğumuz “20 kişiden bir kişi bile peşin alışveriş yapıyorum” demiyor. Taksit ise herkesin baş tacı. İki-üç ay da yetmiyor, herkes bir tişört için bile 12 aylara varan maksimum taksiti istiyor. 
     
    Satış elemanları da hükümetle hemfikir: KRİZ KAPIDA 
    Alışverişe çıkmışken mağazalardaki satış elemanlarının penceresinden ‘krize’ bakmamak olmaz. Satış temsilcilerinin dudaklarından dökülen “Eskiden müşteriyi ikna etmek için uğraşırdık. Ama şimdi buna çok da gerek kalmıyor” sözleri tüketimin boyutunu özetleyen en çarpıcı örnek. Bir müşterinin en az 2-3 parçalık alışveriş yapıp çıktığını belirten satış temsilcilerine göre de büyük bir kriz kapıda. Bu öngörülerini ise şu gerekçelere dayandırıyorlar: “Özellikle son dönemde büyük bir harcama var. Gözlemlediğimiz şu ki herkes ihtiyacı olmadan alışveriş yapıyor. Fiyatlar ve kampanyalar burada çok etkili. İkinci önemli nokta da şu: Peşin para ile alışveriş yapan müşteri neredeyse yok gibi. Alışveriş yapanların hemen hemen hepsi kredi kartı ve taksitle alışveriş yapıyor.” 
     
    Dün ‘alın verindi’ bugün ‘almayın vermeyin’ 
    Önce Merkez Bankası’nın, sonra da hükümet yetkililerinin yaptığı ‘tüketimi kısın’ uyarıları, 2008’de ABD’de patlayıp tüm dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizde yapılan kampanyalarla tam bir tezat oluşturuyor. 2009 yılında ekonomiyi canlandırmak için tüketimi körükleyecek kampanyalara imza atılmıştı. “Alın verin ekonomiye can verin” kampanyası da bunlardan biriydi. “Bir küçük sakız almak bile ülke ekonomisine olumlu katkı yapar” gibi mesajların verildiği kampanyada Prof. Deniz Gökçe, eski Merkez Bankası başkanlarından Yaman Törüner, bankacı Akın Öngör ve gazeteci Meliha Okur rol almıştı. 
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim