• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443

    Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor

    10.09.2011 19:52
    Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu 35. Başkanlar Konseyi Toplantısı, geniş bir katılımla İzmir’de yapıldı.
    Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor

     

    Bakan Yıldırım: Uzun tutukluluk süreleri vicdanımızı kanatıyor
     
    Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gazetecilere yönelik açılan davalardan ve uzun
    tutukluluk sürelerinden rahatsızlık duyduğunu ifade ederek, “İster gazeteci olsun, ister sade
    vatandaş olsun uzun tutukluluk sürelerinin bir hükme, bir infaza dönüşmemesi lazım. Bu
    durumdan hepimizin vicdanı kanıyor. Ama bizim de durumumuzu anlayın. Konuştuğumuz
    zaman yargıya müdahale olduğu söyleniyor, konuşmazsak sessiz kaldık diye eleştiriliyoruz”
    dedi.
     
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) 35. Başkanlar Konseyi Toplantısı İzmir
    Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde İzmir’de yapıldı. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda
    gerçekleştirilen toplantıya Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Valisi Cahit Kıraç, İzmir
    Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, Anadolu
    Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Tahsin Aktı, Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü Hilmi Bengi,
    TGF’ye bağlı 70’e yakın cemiyet başkanı ve İGC yönetim kurulu katıldı.
     
    YILDIRIM: VİCDANIMIZ KANIYOR
     
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel'in gazetecilerin tutukluğuyla ilgili
    konuyu gündeme getirmesine de değinen Yıldırım, gazetecilere yönelik açılan davalardan ve
    uzun tutukluluk sürelerinden rahatsızlık duyduğunu da vurgulayarak şunları söyledi:
     
    “İster gazeteci olsun, ister sade vatandaş olsun uzun tutukluluk sürelerinin bir
    hükme, bir infaza dönüşmemesi lazım. Bu durumdan hepimizin vicdanı kanıyor. Ama bizim
    de durumumuzu anlayın.
     
    Konuştuğumuz zaman yargıya müdahale olduğu söyleniyor, konuşmazsak sessiz kaldık diye eleştiriliyoruz. Yargı bizden ne istediğini söylesin, daha çok savcı mı lazım, hakim mi lazım söylesinler. Şu kadar bina ver. Bunları yap, biz halledelim desinler. Bunu biz yapmak mecburiyetindeyiz. Görevimiz bu. Ama kardeşim hala dosyayı bitirmedin dediğin zaman o içeriye giriyor, orda da yargıya müdahale gibi algılanıyor. Kamu adına iş yapan herkesin mutlaka ve mutlaka doğan sonuçlardan sorumluluğu olması lazım.
     
    Biz birlikte Türkiye'yiz. Sözün özü bu. Gazeteci de lazım, siyasetçi de lazım, mahkeme de
    lazım. Hep beraber olacağız.”
     
    Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, burada yaptığı konuşmada haber almanın herkesin
    ihtiyacı olduğunu, dağdaki çobanın da şehirde profesörün de yeni bir öğrenmeye ihtiyaç
    duyduğunu kaydetti.
     
    Medyanın dördüncü kuvvet olduğunu ifade eden Bakan Yıldırım, şunları söyledi:
     
    MEDYA AHBAP-ÇAVUŞ İLİŞKİSİNE GİRMEMELİ
     
    “Medya, basın, iletişim insanlığın vazgeçilmez ihtiyacıdır. Herkesin haber alma ihtiyacı
    var. İster dağdaki çoban olsun, ister şehirdeki profesör olsun, herkes yeni bir şey öğrenmek
    istiyor. Basın yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü kuvvet olarak kabul ediliyor.
     
    Çünkü kamu adına vatandaşa hizmet verenlerin, vatandaş adına denetleneceği bir yapının
    da olması lazım.
     
    Bunu da medyamız çok güzel yerine getiriyor. İletişimin yaygınlaşması
    ve gelişmesi ile birlikte bizlerin işleri daha da zorlaştı. Şimdi cebinde cep telefonu olan
    herkes gazeteci, herkes muhabir, herkes televizyoncu. Onun için hadi aşağı mahallede
    söyledim, yukarı mahallede unutayım diye bir lüksü kalmadı siyasetçinin. İletişimdeki tekelin
    kalkmasıyla habere ulaşmak daha da kolaylaştı. Ancak haberleşmenin sağlıklı ve objektif
     
    şekilde yürümesi için medyanın ne siyasetle, ne de ticaretle ahbap çavuş ilişkisine girmemesi
    lazım. Eğer bu ilişkiye girildiyse gazetecinin sesi kısılır, siyasetçinin sesi kısılır. O zaman bu
    işler toplumun haber alma özgürlüğünden ziyade birbirini ağırlamaya dönüşür. Medyayı
    bir şantaj aracı olarak görmediğimiz zaman herşey yolunda gider. Ama basını insanları
    ufalayayım diye bir amaçla kullanmaya kalktığınızda işte o zaman yanlışın içine düşmüş
    oluruz. Hepimizin birbirine ihtiyacı var.”
     
    TGF’YE ÖVGÜ
     
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun 77 cemiyetle yurt içinde ve yurt dışında
    örgütlenmesinden övgüyle bahseden Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “İşte Türkiye
    Gazeteciler Federasyonu’nun amblemine bakıyorum. Türkiye haritasında neredeyse her
    ilde örgütlenme olduğun görüyoruz. Aslında birlik-beraberliğimiz işte burada. Ay yıldızlı
    bayrağımız birliğimizi temsil ediyor. Bütün Anadolu’nun Kuva-i Milliye ruhuna sahip olduğunu
    gösteriyor. Doğusuyla, batısıyla, alevisiyle sünnisiyle, lazıyla kürdüyle biz birlikte Türkiye’yiz.
    Bu federasyon ve illerdeki cemiyetler de bunun küçük bir yansıması” diye konuştu.
     
    YEREL BASIN GÜÇLENMELİ
     
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı
    Atilla Sertel ise yerel basının güçlenmesinin demokrasinin güçlenmesi anlamına geldiğini
    vurgulayarak, ülkede yerel basını küçümseyenlerin, ''İstanbul bu işin merkezidir'' diyenlerin
    olabileceğini, ancak yerel basının hiçbir kimseyle ticari pazarlığı, birlikteliğinin olamayacağını
    ifade etti. Yerel basının kendi manşetlerini kendi atacak kadar özgür iradeye sahip olduğunu
    dile getiren Sertel, ''Demokrasinin gelişmesi yerel basının güçlenmesinden geçmektedir''
    dedi.
     
    Türkiye'de 1205'ü günlük olmak üzere toplam 2500 civarında gazete, bine yakın
    radyo, 270 civarında da televizyonun bulunduğu bilgisini veren Sertel gazetecilerin sorunları
    hakkında da şunları söyledi:
     
    SERTEL: YIPRANMA HAKKIMIZI İSTİYORUZ
     
    ''Türkiye'de basının sorunları oldukça çok. Biz sayın Bülent Arınç'a değişik zamanlarda
    gerekli sorunlarımızı iletiyoruz. Çözüm noktasında da ondan gerçekten samimi bir duruş
    ve samimi yardımlarını da alıyoruz. Bunlardan bir tanesi gazetecilerin yurtdışına görevi
    gereği çıkarken gri pasaportla çıkabilmesidir. Bu önemli kazanımdır. Ama kaybettiklerimiz
    de var. Yıpranma hakkımızı kaybettik. Gazeteciler yıpranmıyor gibi görünüyor. Gazeteciler
    yıpranmaktadır.
     
    Gazetecilerin yasal sorunlarının mutlaka çözülmesi lazımdır. 10 bine yakın basın
    davası Türkiye'de sürmektedir. Bu acıdır ve yine çok acı olan gazeteciler tutukludur. Biz
    gazetecilere ayrıcalık sağlansın, gazeteciler yargılanmasın, gazetecilere ayrı statü sağlansın
    demiyoruz, demeyiz. Hukuka karşı boynumuz kıldan incedir.
     
    Ama uzun süren tutukluluklar hem aileyi, hem okuru hem gazeteciyi, hem onu okuyan binlerce okurun da cezalandırıldığı anlamına gelir. Hele bunların içinde milletvekili seçilmiş Mustafa Balbay'ın olduğu, Mehmet Haberal gibi bir televizyon kuruluşu sahibinin olması mecliste eksiklik olarak görülmektedir.
     
    Sayın meclis başkanımız Cemil Çiçek bizi kabul etti. Kendisine de aynı görüşü aktardık
    aktarmayı da sürdüreceğiz. Bizi haklı buldu. Mesleki dayanışma içinde hareket ediyoruz.
    Siyasi düşüncelerimiz bir yana hangi siyasi düşünceden olursa olsun düşüncesinden ve
    yazdıklarından ötürü ifade özgürlüğünden ötürü kim cezaevinde ise biz hemen onun
    yanındayız. Yüz kızartıcı, başı öne eğdirici ve kötü suçlardan yargılananların ise tamamen
    karşısındayız.'
     
    'Toplantıda İzmir Valisi Cahit Kıraç ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu
    da söz alarak cemiyet başkanlarına hoşgeldiniz mesajlarını iletti.
     
    Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu desteklerinden dolayı İzmir Valisi Cahit Kıraç ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür plaketi verdi.
     
    TGF 35. Başkanlar Konseyi Toplantısı açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak devam etti.
     
    Toplantının sonuç bildirgesi daha sonra yayınlanacak.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim