• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Uğurlu'dan siyasetçilere çağrı

    17.07.2011 15:32
    Uğurludan siyasetçilere çağrı
    ''Buluşma ve birleşme noktası'' olarak nitelendirdiği konserlerini izlemeye davet etti.
    Uğurlu'dan siyasetçilere çağrı Uğurlu'dan siyasetçilere çağrı Uğurlu'dan siyasetçilere çağrı

    Sibel Ertürk Kurtoğlu - Piyano virtüözü Tuluyhan Uğurlu, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Ana Muhalefet Partisi liderinin de aralarında bulunduğu siyasetçileri, ''buluşma ve birleşme noktası'' olarak nitelendirdiği konserlerini izlemeye davet etti.

    Tuluyhan Uğurlu, 12 ve 13 Ağustos akşamlarında konser vereceği 261 metre anten yüksekliği ile Türkiye'nin ve Avrupa'nın en yüksek binası olan İstanbul Sapphire'in Seyir Terası'nda, AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

    Konserlerini, salonların dışına taşıyan ve müziği ile mekanın enerjisini birleştiren Tuluyhan Uğurlu, bugüne kadar Nemrut Dağı, Çankırı'da yerin 100 metre altındaki Tuz Mağarası, Çorum'da Hattuşa, Çanakkale'de Truva Antik Kenti, Van'da Akdamar Kilisesi, İstanbul'da Kapalıçarşı, Yıldız Sarayı, Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzeleri, Sirkeci Garı, Haydarpaşa Garı'nın da aralarında bulunduğu pek çok tarihi mekanda konser verdi.

    ''Çok sesliliği temsil eden bir enstrüman'' olarak nitelendirdiği piyanoyu Anadolu'nun farklı köşelerine taşımasının bir amacı olduğunu belirten Uğurlu, ''Konserlerde, Tuluyhan Uğurlu biraz bahane. Önemli olan çok sesliliği temsil eden bir enstrümanın zirvelere çıkabilmesi. Nemrut Dağı'na o kadar zahmet verip piyanoyu çıkarmak, binlerce insanın oraya gelmesi ve benim orada konser vermemin tek bir amacı vardı; çok sesliliği, yani demokrasiyi zirveye taşımak'' dedi.

    Türkiye'de henüz tam anlamıyla demokratik olgunluğa erişilemediğini kaydeden Uğurlu, ''Ben ümitvarım. Ümitli olmasam sanat yapmam, gider limon satarım, başka bir iş yaparım. Türkiye'nin aydınlık yarınlarından ümitliyim ve bunu hiç bir zaman ertelemedim'' diye konuştu.

    Türkiye'nin aydınlık yarınlarından emin olduğu için bütün dünyaya müzik sattığını, onun için konserlerine Yunanistan, Bulgaristan, Azerbaycan'dan katılım olduğunu ifade eden Uğurlu, sanatçının amacının da bu sinerjiyi yaratıp, bu demokrasi ruhunu yaşatıp, insanlara umut vermek olduğunu söyledi.

    Tuluyhan Uğurlu, ''Ümitsizlik dağıtmayı herkes yapar. Bu çok kolay bir şeydir. Siyahın propagandasını yapmak çok kolaydır. Ama beyazın, aydınlığın, ışığın propagandasını yapmak çok zordur. İşte ben onu yapmaya çalışıyorum. Konserlerimde insanlara örnek olmaya çalışıyorum. 'Bu ülkede hala müzik, yurt dışına satılabilir, bu ülkede yapılan müzik, dünyanın dört bir tarafında alkışlarla ve sevgiyle karşılanabilir, bu ülkede çıkan bir albüm, dünyanın her tarafında satabilir ya da bu ülkede verilen bir konsere dünyanın her tarafından insanlar kalkar gelirler.' Bunun mesajını vermek istiyorum'' şeklinde konuştu.

    Anadolu'nun değişik mekanlarında verdiği konserlerinde farklı etnik unsurlardan insanları bir araya getiren piyanist Uğurlu, Türkiye'deki farklı etnik unsurların, seslerini yeterince duyurduğuna inanmadığını dile getirdi.

    -''ETNİK UNSURLAR, (MOZAİK) DEĞİL, (İZNİK ÇİNİSİ)''-

    Türkiye'nin etnik unsurlarını, vurulduğu zaman kırılan ''mozaik'' yerine, iç içe geçen, birbiriyle kaynaşan ''İznik çinisi''ne benzeten Uğurlu, şu görüşleri dile getirdi:

    ''Tuluyhan Uğurlu konserleri farklı güzelliklerin aynı zamanda buluşma noktasıdır. Tuluyhan Uğurlu konserleri farklı dünya görüşlerindeki insanların buluştuğu nadir noktalardan biridir. Her kesimden, her dünya görüşünden, her müzik tarzını dinleyen insanların ortak noktası; Tuluyhan Uğurlu konserleridir. Dolayısıyla bunu çok açık ve net söylemem gerekiyor. Türkiye için gelecek vizyonu olduğunu iddia eden bütün politikacıların, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Ana Muhalefet Partisi lideri, diğer siyasi parti temsilcilerinin bir kaç Tuluyhan Uğurlu konserini takip etmesi gerekmektedir. Bu kişilerin bu konserlerden öğreneceği çok şey vardır. Tuluyhan Uğurlu, bu zenginliği, farklı kültürleri, inanışları ve hayat tarzlarını nasıl bir çatı altında buluşturuyor? Siyasetçiler bunu görmek ve bizzat müşahede etmek durumundadır, hatta zorundadır. Bence onlar için çok faydalı olur.''

    Bu kişilerin ''Güneş Ülke Anadolu'', ''Dünya Başkenti İstanbul'', ''Sonsuza Kadar İstanbul'' konserlerine gelmelerini isteyen Uğurlu, şöyle konuştu:

    ''Ben her 70 yılda bir ya da iki defa, belli festivallerde konser veren, yılda 3 defa sahne alan bir insan değilim. Yılda 100'ün üzerinde konser veriyorum. Katılımcılar, 'Güneş Ülke Anadolu' konserimde, ekranlarda o farklı uygarlıkların aslında hep aynı mücadeleyi verdiğini görüyor. Hitit'in, Urartu'nun mücadelesinin, aslında Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet'in mücadelesi olduğunu görüyor. Tuluyhan Uğurlu konserleri bir buluşma ve birleşme noktasıdır. İstanbul için yaptığımız çalışmalara katıldığı zaman İstanbul'un her türlü değerine eşit şekilde sahip çıkılması gerektiğini söyleyen bir sanatçı görecek ve insanların bu düşünceyi nasıl alkışladığını görecek. Konsere gelenler oculuğu, buculuğu bırakacak ve merkezde buluşacak. Aynı bir sanatçının merkezde olması gibi vizyonu olan insanların merkezde durması gerektiğini görecek. Her dünya görüşünün haklı olan tarafları olduğunu görecek ve o zaman politikacı farklı dünya görüşlerine da saygı duyacak. İşte demokrasi de çok seslilik de budur.''

    -''ZİRVEDEN SONSUZLUĞA UZANACAĞIM''-

    Tarihi mekanlara duyduğu ilgi kadar teknolojiyi de seven ve yakından takip eden Tuluyhan Uğurlu, bu nedenle Türkiye'nin ve Avrupa'nın en yüksek binası olan İstanbul Sapphire'de konser vereceğini ifade etti.

    Zirveden İstanbul'a bakmak ve sonsuzluğa uzanmak istediğini dile getiren Uğurlu, ''Konserin bir teknoloji mabedinde olması, bir gökdelenin tepesinde olması ayrı bir duygu. Orada insanlara vereceğimiz mesajlar daha farklı olacak'' dedi.

    Resitalinde ''Sonsuza Kadar İstanbul'' eserini seslendireceğini ve buradan sonsuzluğa uzanmayı düşündüğünü belirten Tuluyhan Uğurlu, şunları söyledi:

    ''Bu toplum zirvelere yakışıyor. Aslında Türkiye insanı zirvelere yakışıyor. Türkiye insanı, hep zirvelerde olmuş. Bazı dönemlerde aşağılara düşmüş olabiliriz ama bunlar geçici süreler. Ben Türkiye'nin, Anadolu'nun insanını, güzelliklerini hep zirvelere yakıştırdım. Zirvelere bizim çok alışık olmamız gerekiyor. Çok büyük ilim adamları, yöneticiler, çok büyük sanatkarlar yetiştirmiş bir toplumun evlatlarıyız. Demokrasinin adı bu topraklarda konuldu, ilk defa bu topraklarda 'demokrasi' denildi. Ben insanlarımı alıp zirvelere taşımak istiyorum. O zirve de sonsuzluğa uzanan demokrasinin zirveleridir. Konserin mesajı; insanları zirvelere taşımaktır.''

    Tuluyhan Uğurlu, konserlerinde farklı piyanolar çaldığını ifade ederek, ''Çünkü iyi bir konser piyanist, farklı farklı piyanolarla da aynı performansı gösterebilen piyanisttir. Dolayısıyla gittiğim yerdeki piyanoyu kullanıyorum. Buraya da piyano asansörle yukarı çıkacak'' dedi.

    -''HİTİTLERİ HATTUŞAŞ'TA ÇALMAK BAŞKA BİR ŞEY...''-

    Piyanist Tuluyhan Uğurlu, konser salonlarında da çaldığını, ama ''nevi şahsına münhasır, alametifarika'' olmayı sevdiğini dile getirerek, kendisine ''Sanatsever olsam, Tuluyhan Uğurlu'yu nerede dinlemek isterim?'' diye sorduğunu ve bunu düşünerek, farklı mekanlarda çalmaya başladığını anlattı.

    ''Çünkü Tuluyhan Uğurlu'nun yaptığı müziğin branşı yok. Klasik değil, caz değil, farklı bir şey. Ben, Tuluyhan Uğurlu'yu Beethoven, Bach, Mozart yorumcusunu dinlediğim yerde mi dinlerim, onlarla aynı kategoriye mi koyarım? Daha farklı bir yerde, daha farklı bir kategoride olmasını isterim. Onun için tarihi mekanlarda çalıyorum. Mesela, Hititler için bir eser yazdığınız zaman istediğiniz kadar onu başka bir yerde çalın, Hattuşaş'ta çalmak başka bir şey'' diyen Uğurlu, Tuluyhan Uğurlu'nun konser salonu dışında çalacağı yer alternatifinin bitmeyeceğini, hiç bir yer bulamazsa sokakta çalacağını söyledi.

    -''HAFİF YANINDAKİ İLE DE FISILDAŞABİL ADAM ÇALARKEN...''-

    Konser salonlarına karşı olmadığını da belirten Tuluyhan Uğurlu, şöyle konuştu:

    ''Konser salonlarında öksürmek yasak. Sağındaki ile fısıldaşmak çok ayıp. Sanatçı biraz fazla selam verse, eğilse, ne kadar ayıp. Ben bunları sevmiyorum. 21. yüzyıl başka bir yüzyıl. Atalım bu dogmaları, batıl inançları kafamızdan. Bu safraları atalım. Hafif yanındaki ile de fısıldaşabil adam çalarken... Adamsa o sanatkar, bundan etkilenmesin, konsantrasyonu bozulmasın. Müzik hayatın dışında, fil dişi kulelerde değil ki, hayatın bizzat kendisi müzik. O zaman hayatın içine taşımak gerekir. Sirkeci Garı'nda konser veriyorsunuz, vapur düdükleri çalıyor, tren kalkıyor. Siz orada konser veriyorsunuz diye 23.00 treni kalkmamazlık etmiyor. Bu güzel. İzolasyonu sevmiyorum. Bu kendimden de kaynaklanıyor. Ben yurdum insanıyım, insanlar içinde olmayı seviyorum.''

    Türkiye'yi tanımayan insanların yıllarca köşe yazarlığı yaptığını, hala televizyonlarda açık oturumlarda konuştuklarını ve onlara prim verildiğini anlatan Uğurlu, televizyon programlarında yorum yapanları da eleştirdi.

    Uğurlu, ''Türkiye'yi tanımıyor, o insanların ıstırabını kendi ıstırabı olarak görmemiş. O zaman ne konuşuyor? Açık oturumlara katılan en fazla 50-60 kişi. Bu kadar mı akıllı var bu ülkede de her gün aynı insanları dinliyoruz. Üstelik bu insanlar, bu halkla ağlamamış, gülmemiş, halka hep hor bakmış ve aşağıda görmüş. Bırakın da bu insanlarla ağlayan ve gülebilen insanlar televizyon programında konuşsun ve programlar da adam gibi olsun, artık yeter'' dedi.

    -''İSHAK PAŞA SARAYI'NDA VE AYASOFYA'DA ÇALMAK İSTERİM''-

    Henüz bir isim vermediği yeni projesinde uzay, kainat ve felsefi konuları irdeleyen Uğurlu, insanlara mesaj verecek çalışmaların içinde yer almayı sevdiğini söyledi.

    ''Ben bir kadın için eser yazmayı çok sevmiyorum, insanlık için eser yazmayı seviyorum. Tabi kadınlardan ilham alıyorum, onları seviyorum'' diyen Uğurlu, insanların felsefi olarak kendilerini geliştirmesi taraftarı olduğunu, bu nedenle insanlara felsefenin önemini hatırlatacak bir eser üzerinde çalıştığını kaydetti.

    Bu eserini ilk olarak Türkiye'nin Orta Asya'nın güzelliklerine açılan kapısı olarak nitelendirdiği Ağrı Dağı'nın yakınındaki İshak Paşa Sarayı'nda çalmayı istediğini belirten Uğurlu, ''Orada birkaç klasik müzik konseri yapıldı ama orası klasik batı müziği orkestralarının çok da yakıştığı bir mekan değil. Oraya farklı bir müzik, anlayış, ruh gerekiyor. Hem doğu hem batıyı kucaklayan müzik gerekiyor. Tuluyhan Uğurlu konserleri en yakışan konserlerdir'' diye konuştu.

    Tuluyhan Uğurlu, Mısır piramitleri önünde ve Ayasofya'da konser vermeyi istediğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

    ''Aslında konser vermek için Anadolu'nun güzelliklerinden ziyade gözümde çok bir yer yok. Güzellikleri başka tarafta arayanları da aşağılık kompleksli insanlar olarak düşünüyorum. Sen kendi güzelliklerini bilmeden gidip güzellikleri Avrupa'da ararsan, AB'ye seni almazlar. 'Sen daha kendi güzelliklerini bilmiyorsun' derler adama. Urartu, Hitit, Sümer, Asur, Frigya, Likya, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetimizin güzelliğini hep beraber harmanlayarak o masaya götürebilirsek, bizim önümüzde bütün dünya ayağa kalkar ve alkışlar. Ama bütün bunları yok sayıp, bazı değerlerin sadece Avrupa'da olduğunu varsayarsan, Avrupa şımarıklığı yaparsan, o zaman seni almazlar ve kapıda bekletirler.''

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim