• BIST 106.116
  • Altın 146,769
  • Dolar 3,5271
  • Euro 4,1394

    "Twitter'ı yasaklamadım; adım sansürcüye çıktı"

    03.01.2012 17:23
    Odatv davasının önceki duruşmalarında, cep telefonunu yasaklayan Mahkeme Başkanı Ekinci'nin telefonu çalınca, özür diledi. Adının "sansürcü"ye çıktığından şikayet ederek, Twitter'ı yasaklamadığını söyleyen Ekinci, cezaevi yemeklerinden şikayet eden Ahmet
    Twitterı yasaklamadım; adım sansürcüye çıktı


    "Ergenekon" soruşturması kapsamında Odatv'de yapılan aramalar sonrasında gazeteciler Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın'ın da aralarında bulunduğu 12'si tutuklu 14 sanık hakkında açılan davanın 6. duruşması görüldü.

    İstanbul Adalet Sarayı'ndaki özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, gazeteciler Nedim Şener, Ahmet Şık, Soner Yalçın, Şükrü Doğan Yurdakul, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Muhammet Sait Çakır, Coşkun Musluk, Müyesser Uğur ile tutuksuz sanık İklim Ayfer Kaleli katıldı. Diğer tutuksuz sanık Ahmet Mümtaz İdil ise sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya gelmedi.

    Davanın tutuklu sanıklarından Kaşif Kozinoğlu ise cezaevinde rahatsızlanarak 12 Kasım'da hayatını kaybetmişti.

    Bir önceki celsede savunması yarım kalan Soner Yalçın'ın avukatı Hüseyin Ersöz savunmasını tamamlamak için söz aldı. Avukat Ersöz, soruşturma kapsamında yapılan aramalarda bazı bilgisayarlardan ele geçirilen dijital belgeler hakkında değişik üniversiteler tarafından hazırlanan bilirkişi raporlarını mahkemeye sundu.

    Raporların içeriğine değinen avukat Ersöz, "raporlar ile tespit edildiği üzere bilgisayar korsanlığı ürünü olan hukuka aykırı bu dokümanlara dayanarak, müvekkillerimizin hürriyetlerinin kısıtlanması mümkün değildir. Eğer, mahkemeler bu evrakları gerçek gibi kabul ederse, manzara salondaki gibi olur" dedi.

    Ersöz, sanıklardan elde edilen söz konusu dijital dokümanların hiçbir çıktısının bile alınmadığını ve kullanıcılar tarafından hiçbir erişimin olmadığını ifade ederek, bu dokümanların bilgisayarda silinmiş olarak bulunduğunu belirtti.

    Siber Suçların Türkiye'de çok iyi bilinmediğini ifade eden Ersöz, bu konuda doğru kararın verilebilmesi için Türk hukukunun da adli bilişim uzmanlarına ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Bu arada, CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de duruşmayı izleyenler arasında yer aldı.

    "Bu tür zayıf iddianameler sanıkları yüceltir"

    "Ergenekon" soruşturması kapsamında savunmasını yapan tutuklu sanıklardan Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, "Bu tür zayıf iddianameler, sanıkları her zaman yüceltir. Ben bu iddianameden daha uzun ömürlü olacağımı düşünüyorum. O nedenle sevinçliyim" dedi.

    Terkoğlu, iddianameyi yazanların, haberin ne demek olduğunu bilmediğini ifade ederek, savcıların, sadece haberlerin başlıklarına bakarak iddianameye koyduklarını söyledi.

    Mahkeme heyetinden kendisine yönelik suç isnat edilen haberlerin içeriğini okumalarını isteyen Terkoğlu, "İddianamede bana isnat edilen suçlarda 'Şu davayı nasıl haber yaparsın' diye soruluyor. İddia makamı benim gazeteciliğimle ilgili kanaat bildirmiş" dedi.

    Gazetelerde günlerdir, gazeteci Ahmet Hakan Coşkun'un bu dava kapsamında tutuklanacağı şeklinde yazılar yazıldığını hatırlatan Terkoğlu, "Günlerdir bir gazetecinin televizyonlarda linç edilmesine, savcı ve hakimlerin töhmet altında bırakılmalarına rağmen, savcılık makamından bu konuda en ufak bir açıklama yapılmamıştır" şeklinde konuştu.

    Terkoğlu hakkındaki bütün suçlamaların, avukatlarla yaptığı görüşmeler olduğunu belirterek, oradaki konuşmaların hepsine sahip çıktığını kaydetti.

    Sanıktan, Mahkeme Başkanına cep telefonu uyarısı

    Barış Terkoğlu'nun savunmasını yaptığı sırada, Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci'nin cep telefonunun çalması üzerine Terkoğlu, gülerek "Lütfen telefonları kapatalım" dedi.

    Mahkeme Başkanı Ekinci de bunun üzerine, "Kusura bakmayın unutmuşum" şeklinde yanıt verdi.

    Burada yargılananların bir araya gelerek, hükümetten memnun olmadıklarını ve yaza yaza onu bitireceklerini söylemelerinin de suç olmadığını savunan Terkoğlu, "Biz, hikayesi olmayanların hikayesi, medyası olmayanların medyası olmaya çalıştık. Bu bir hastalıktır, ama suç değildir. Buna suçtur diyemezsiniz" dedi.

    "Bu tür zayıf iddianameler, sanıkları her zaman yüceltir" diyen Terkoğlu, "Ben bu iddianameden daha uzun ömürlü olacağımı düşünüyorum, o nedenle sevinçliyim" diye konuştu.

    Terkoğlu, akademisyen olan eşinin evlenmeden önce bir hocasının referans mektubu verdiğini, söz konusu mektubun da bu iddianamede yer aldığını anlatarak, şunları kaydetti:

    "O hoca, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde yöneticiymiş. Bu kişi çoktan ölmüş. Sonuçta bu mektup benim değil. Eğer bir savcı bu delillere tenezzül etmişse, çok çaresiz kalmış demektir. Bu belge, iddianameyi yazan savcıların nasıl bir ruh hali içinde olduğunu gösteriyor."

    "Twitter yasağı yok. Adım sansürcü başkana çıktı"

    Yemek nedeniyle ara verilen duruşmada, Terkoğlu'nun savunmasını yapmasından önce söz alan tutuklu sanıklardan Ahmet Şık, yemeklerin iyi olmadığını söylemesi üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, bu konuda gerekli uyarılarda bulunduğunu ve Silivri Cezaevi Savcılığı ile de konuştuğunu ifade etti.

    "Yemek konusunu çıkınca yazarsınız"

    Sanık yakınlarının yemek vermesinin güvenlik açısından uygun olmadığını belirten Ekinci, "Yapabileceğimiz daha başka bir şey yok. Yakınlarınızın yemek vermesi güvenlik açısından uygun değil. Biliyorsunuz cezaevinde bir kişi öldü. Herhalde biz bu yemek sorununa çözüm bulamayacağız. Ama burada yemekler iyi. Yemekhaneden yemekleri temin edebiliriz. Bunun için girişim yapabiliriz. Siz bu yemek konusunu buradan çıktıktan sonra gazeteci olarak yazarsınız" şeklinde konuştu.

    Bir sanığın "O zaman siz ısmarlayın" demesi üzerine, Başkan Ekinci "Ismarlarım tabii ki" diye yanıt verdi. Sosyal paylaşım sitelerinde yapılan yorumlara da değinen Başkan Ekinci, şunları kaydetti:

    "Adım sansürcü başkana çıktı. Twitter yasaklandı diye bir şey yok. Biz sansür uygulamıyoruz. 'Telefonla konuşulmasın' dedik. Biz buradaki yasakları, sağlıklı bir duruşma görülmesi için uyguluyoruz. Cep telefonlarından kayıt yapılabiliyor. O yüzden buna izin vermedik. Teknolojinin geldiği yer bellidir. O yüzden tweet atmak gibi uygulamaları yasaklamak söz konusu değildir. Bizim amacımız, savunmaları sağlıklı olarak almaktır."

    Ceza istemleri

    Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince hazırlanan iddianamede, Yalçın Küçük'ün "silahlı örgüt kurmak ve yönetmek", "kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek", "devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin ekmek", "yasaklanan bilgileri temin etmek", "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek" suçlarından ve "örgüt yöneticisi sıfatıyla diğer şüphelilerin işlemiş olduğu özel hayatın gizliliğini ihlal etmek" suçundan 21 yıldan 43 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

    Soner Yalçın'ın "silahlı örgüte üye olmak", "kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek", "devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek", "yasaklanan bilgileri temin etmek", "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek", "özel hayatın gizliğini ihlal etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek" suçlarından 14 ile 36,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, gazeteci Ahmet Şık ile eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'nın "silahlı örgüte yardım etmek" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

    Kaşif Kozinoğlu'nun "silahlı örgüte üye olmak", "devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri temin etmek" ve "yasaklanan bilgileri temin etmek" suçlarından 11,5 yıldan 26 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilen iddianamede, Nedim Şener'in de "silahlı örgüte yardım etmek" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülüyor. İddianamede, diğer sanıkların da benzer suçlara ilişkin olarak 7,5 ila 23 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılması isteniyor.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim