• BIST 82.549
  • Altın 146,569
  • Dolar 3,7625
  • Euro 4,0173

    TÜSİAD'ın derdi 'kayıt dışı'

    24.03.2011 22:21
    TÜSİADın derdi kayıt dışı
    TÜSİAD 'İş dünyasının yeni yasama dönemine ilişkin beklentiler'ini açıkladı.
    TÜSİAD'ın derdi 'kayıt dışı' TÜSİAD'ın derdi 'kayıt dışı' TÜSİAD'ın derdi 'kayıt dışı'

    Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneğinin (TÜSİAD) yeni yasama dönemine ilişkin beklentileri raporunda yer verilen ''İş yapma ve yatırım ortamını değerlendirme'' anketinde, kayıt dışılık ve haksız rekabet TÜSİAD üyeleri tarafından en büyük engel olarak ifade edildi.

    TÜSİAD'ın 2011 milletvekili genel seçimi öncesi düzenlediği ve ilk konuğu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olan ''Siyasi Parti Genel Başkanları Toplantı Dizisi''nde dağıtılan ''İş Dünyasının Yeni Yasama Dönemine İlişkin Beklentileri 2011-2015'' başlıklı raporda, ''Daha demokratik bir Türkiye'' alt başlığı altında yeni anayasa beklentilerine yer verildi. Yeni bir anayasa ihtiyacının zorunluluk haline geldiği belirtilen raporda, genel seçimlerde yüzde 10'luk ülke barajının Türk demokrasisinin kaldıramayacağı bir yük olmaya devam ettiği, milletvekili dağılımında eşitsizlik ve milletvekili-seçmen kopukluğu sorunlarını barındıran seçim sisteminin değiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

    Parti içi demokrasi sağlayan, partilerin iç işlerine karışmayan, demokratik bir siyasi partiler kanunu hazırlanması gerektiği dile getirilen raporda, kadınların eşit temsilini güvence altına almak için partilerin yerel ve genel seçim aday listelerinde en az üçte 1 oranında kadının seçilmesini sağlayacak düzenlemenin yasal zorunluluk haline getirilmesi gerektiği belirtildi.

    Raporda, ''Yasama ve Yürütme'' alanında, anayasada, kuvvetler ayrılığı ilkesine sahip çoğulcu parlamenter demokrasinin kurum ve kurallarıyla hayata geçirilmesi, dokunulmazlığın yeniden düzenlenmesi, Cumhurbaşkanı'nın yaptığı işlemlerden sorumlu olmaması ile yaptığı işlemler arasındaki dengesizliğin giderilmesi gerektiği, kamu yönetimi reformu gerçekleştirilerek liyakatı temel alan bir modelin oluşturulması zorunluluğu ifade edildi.

    Yeni anayasada ve ilgili kanunlarda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun temel hak ve özgürlükler rejimi kurulması sağlanması gerektiği vurgulanan raporda, ''Düşünce ve ifade özgürlüğü, vatandaşına karşı saydam ve hesap veren 'hizmetkâr devlet' anlayışı, siyasi, sosyal, kültürel, dini ve cinsiyet vb. temelli her türlü ayrımcılığa karşı duran bir hukuk devleti sistemi gibi nitelikler 21. yüzyıl Türk demokrasisinin temel özellikleri olmalıdır'' denildi.

    Devletin tüm eylem ve işlemlerinin yargısal denetime tabi olduğu bir anayasal çerçevenin oluşturulması gereğine işaret edilen raporda, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi, hakim güvencesinin sağlanmasının önemi vurgulandı. Anayasa Mahkemesi'ne başvuru hakkının yüksek mahkemeler, üniversiteler, TBMM'de temsil edilen siyasi partiler gibi kurum ve oluşumlara da tanınması gerektiği, başta yüksek yargı olmak üzere yargı kararlarının tutarlı olması gerektiği ifade edildi.

    -''2011 YILI AB MÜZAKERE SÜRECİ AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR DÖNEMEÇ''-

    Raporun ''AB üyeliğine daha yakınlaşmış Türkiye'' başlıklı bölümünde Türkiye'nin AB'ye üye adaylığının üzerinden 12, müzakerelerin başlangıcından 6 yıl geçmesine karşın müzakerelerinin ilerleyişinin tatminkar olmaktan uzak bulunduğu belirtilerek, Fransa'nın engellediği ve 2006 yılından bu yana askıda olan başlıklara yönelik engellemelerin siyasal yoldan kaldırılması gerektiği kaydedildi.

    Teknik açılış kriterleri yüzünden açılmamış ''Kamu alımları'', ''Sosyal Politika ve istihdam'' ve ''Rekabet Politikası'' başlıkları ile ''Tarım ve Kırsal Kalkınma'' gibi bazı diğer başlıkların açılabilmesinin hem siyasal engellerin kaldırılması hem teknik açılış kriterlerinin yerine getirilmesine bağlı olduğu bildirildi.

    Kıbrıs sorunu bir engel olmaktan çıkarılmadan müzakerelerin yeni bir ivme kazanmasının güç gözüktüğü vurgulanan raporda, her dönem başkanlığında açılan ortalama iki başlığın tatmin edici olmadığı, bunun yanında hem siyasi hem teknik açılış kriteri olan ''başlıklardaki kriterlerin'' yerine getirilmesinin Türkiye'nin kararlılığını göstermesi açısından önemli olduğu ifade edildi.

    Raporda, 2011 yılının müzakere süreci açısından önemli bir dönemeç olduğu vurgulanarak, şöyle denildi:

    ''Kısır döngüleri aşmak için AB üyeliği hedef tarihi belirlenmeli ve bu tarihe saygınlık kazandırmak için gerekli değişim ve düzenlemeler yapılmalıdır. Türkiye, AB içinden kaynaklanan engelleri bir süre için dikkate almadan, hızla demokratik reform, sosyo-ekonomik atılım ve mevzuat uyumu yönünde ilerlemelidir. Daha aktif dış politika ve dış ekonomik ilişkiler hem küresel rekabet gücü, hem de AB süreci açısından son derece gereklidir. Fakat ulusal egemenlik açısından, AB karar mekanizması dışında kalmaktan kaynaklanan sorunlar, ancak AB üyeliği ile çözülebilir. Bu arada değişen dünya koşullarında AB'nin siyasal birliğinin gevşemesi veya farklı entegrasyon çemberleri tesis etmek zorunda kalması da olasıdır. Bu senaryo karşısında Türkiye için en güçlü konum, AB üyeliğine hazır ve uluslararası ekonomik açılımları çok başarılı bir ülke olmaktır.''

    Bu çerçevede öneriler ise ''AB sürecinin genel yönetiminin siyaset üstü bir platforma taşınması'', ''Müzakerelerin önündeki siyasal engellerin kaldırılması için çok yönlü diplomasi yürütülmesi'', ''Kıbrıs'ta müzakerelerin tüm taraflarca desteklenmesi ve AB'nin de çözüme katkıda bulunması gerektiğinin her seviyede dile getirilmesi'', ''AB'ye üyelik için hedef tarih tespit edilmesi için baskı yapılması'' ve ''Avrupa kamuoylarını hazırlayışı iletişim çalışmalarının uzun vadeli şekilde yürütülmesi'' olarak sıralandı.

    -MİKRO REFORM ALANLARI-

    Raporun ''Sürdürülebilir büyüme sürecine ulaşan Türkiye'' başlıklı 3. bölümünde ise küresel krizin henüz atlatılamadığı, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki siyasi çalkantılar, enerji fiyatlarındaki yükselme, Japonya'daki felaketin toparlanma sürecini belirsiz hale soktuğu, bu sürecin önümüzdeki dönemlerde Türkiye'nin de içinde bulunduğu gelişen piyasa ekonomilerinin öncülüğünde devam edeceği belirtildi.

    Türkiye ekonomisinde sanayileşme sürecinin derinleşerek devam etmesi, rekabet gücünün artırılması, işsizliğin makul düzeye çekilmesi, iklim değişikliği ile mücadele, kayıt dışılığın sınırlandırılması, kadının işgücüne katılım oranının artırılması, eğitimin geliştirilmesi ve bölgesel kalkınma farklarının azaltılması için hem makro hem mikro alanda bir dizi politika tercihi ve uygulamasına ihtiyaç olduğu vurgulanan raporda, markoekonomik alanda elde edilen başarıların sürdürülebilmesi için şu önerilere yer verildi:

    ''Bağımsız merkez bankacılığı anlayışının derinleştirilmesi, Faiz dışı kamu harcamalarının düşürülmesi, Vergi mevzuatının reforma tabi tutulması ve dolaylı vergi gelirlerinin nispi olarak azaltılması, G20 oluşumunda Türkiye'nin hak ettiği etkili bir konumun elde edilmesi, Kayıt dışı ekonomi ile mücadelenin yürütülmesi, Düzenleyici Kurum anlayışının geliştirilmesi ve piyasa oyuncularının bu yapılarda konumlarının güçlendirilmesi, Finansal sistemde elde edilen sağlam duruşun konsolidasyonu.''

    Bu önerilerin sürdürülebilir büyümenin önkoşulları olduğu, ancak yeterli olmadığı dile getirilen raporda, mikroekonomik gerekliliklere de ihtiyaç olduğu dile getirildi.

    Raporda, ''Türkiye'nin arzu ettiği refah ve sosyal sürdürülebilirlik, ekonomimizin görülebilir gelecek için yıllık ortalama yüzde 6 civarında büyümesini öngörmektedir. Bu hedefin mikro reform alanların tümünü 'üretkenlik tabanlı büyüme' olgusu altında işlemek ve anlamak mümkündür. Temel olarak üretilen mal ve hizmetlerin daha yüksek rekabet gücüne sahip olmasını sağlayacak tüm seçenekler, ekonomi genelinde veya sektörel olarak üretkenlik düzeyini artıracak politikalardır'' denildi.

    Çalışmada, ilgili mikro reform alanlarının da ayrıntılarıyla ele alındığı belirtilen raporda, ''TÜSİAD olarak önümüzdeki dönemin ekonomik başarısında en önemli unsurun, iş ve yatırım yapma ortamını da içine alan bu mikro reform alanları olacağını öngörmekteyiz ve beklentimiz ilgili tüm sivil toplum örgütleri ile işbirliği içinde, zamanlı, sıralı ve şeffaf bir mikro reform atağıdır'' görüşüne yer verildi.

    Raporda, ''Üretkenlik Düzeyi Artmış Türkiye (Mikro Reform Alanları)'' başlığı altında ''vergi'', ''kayıt dışı ekonomi ile mücadele'', ''sanayi politikaları'', ''bölgesel gelişmişlik farkları'', ''Girişimcilik ve KOBİ'lerin büyüme sürecine eklemlenmesi'', ''Altyapı sektörleri (enerji, ulaştırma, haberleşme)'', ''Çevre'', ''eğitim ve beşeri sermayenin kalitesi'', ''Teknoloji, inovasyon ve bilgi toplumu'', ''işgücü piyasası'', ''Sağlık ve sosyal güvenlik'' ve ''firma davranışını etkileyen unsurlar'' konularında sorun ve çözüm önerilerine yer verildi.

    -KAYIT DIŞILIK VE HAKSIZ REKABET EN BÜYÜK ENGEL-

    Raporda, TÜSİAD üyeleri arasında genel seçimler öncesi TBMM'de grubu bulunan siyasi parti liderleriyle yapılacak görüşmelerde altı çizilmesi gereken iş yapma ve yatırım sorunlarının değerlendirilmesi amacı ile gerçekleştirilen anket çalışmasına da yer verildi.

    ''İş yapma ve yatırım ortamını değerlendirme'' anketinde, firmaların işleyişine engel olan sorunlar 0 ile 4 puan arasında değerlendirildi.

    Anketin özet sonuçlarına göre; kayıt dışılık ve haksız rekabet TÜSİAD üyeleri tarafından en büyük engel olarak görülüyor.

    Adalet mekanizmasının işleyişi, vergi idaresi, lisans ve izinler, vergi oranları, çalışma mevzuatının katılığı, yatırım yeri kullanımı ve edinimi ile yolsuzluk, 2'nin üzerindeki puanlamayla iş yapma ve yatırım ortamının önünde bulunan engeller olarak değerlendirildi.

    Ankette ulaştırma altyapısı ve maliyetleri de sorun olarak görülürken, 2'nin altındaki puanlamayla şirket tasfiyesi, siyasi istikrar, iş gücünün eğitim ve beceri düzeyi, elektriğe erişim ve maliyetler, gümrükler ve dış ticaret mevzuatı, finansmana erişim, telekomünikasyon hizmetlerine erişim ve maliyetler ile güvenlik ve asayiş ise büyük engel olmasa da sorun olarak görülen unsurlar arasında yer aldı.

    Anket çalışmasında, şirket kuruluşu en az engel oluşturan konu oldu.

    Rapora, TÜSİAD'ın ''www.tusiad.org'' internet sitesinde ''Raporlar'' bölümünden ulaşılabiliyor.

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim