• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111

    TÜSİAD'dan açıklama

    17.10.2008 10:04
    TÜSİADdan açıklama
    TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa V. Koç ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nde konuştu.
    TÜSİAD'dan açıklama TÜSİAD'dan açıklama TÜSİAD'dan açıklama

    TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa V. Koç ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nde konuştu.


    İşte Mustafa Koç'un konuşmasından satırbaşları...

    - Bugün yaşanan belirsizlik olağan boyutların çok ötesine geçti

    - Temel kurumlar sarsıntı geçirdi.

    - Belirsizlik güven bunalımına dönüştü.

    - Bu güven bunalımında piyasa sürekli artan oranda müdahale etmelerine sebep oldu.

    - Finansal otoritelerin tutumları ve düzenlemelerle ilgili tartışmalar da su yüzüne çıktı.

    - Belki de yeni uluslararası otoriteler tesis edilecek.

    - Bu tür düzenlemeler G20 ölçeğinde kurgulanan bir süreç içerisinde gerçekleştirilir.

    - Rekabete dayalı piyasa ekonomisi başı bozukluk anlamına gelmez.

    - Krizle ilgili tartışmalar yeni küresel düzenlemeleri ortaya çıkaracak

    KRİZİN ETKİSİ REEL SEKTÖRDE GÖRÜLECEK

    - Reel sektörde krizlerin etkisinin daha belirgin görülmesini bekliyoruz

    - Türkiye ekonmisinde dışa açıklık oranı yüzde 65 olduğu düşünülürse, ihracat pazarlarındaki daralma bize de yansıyacak.

    - Yapılması gereken, tartışmaları bastırmak değil geniş istişare mekanizması ile süreci yönetebilecek hazırlıkları gerçekleştirmektir.

    - Ülke olarak rotamızı kaybetmemeye, ülke olarak elde ettiğimiz refah kazanımlarını, bağımsız Merkez Bankası, dalgalı kur ve bütçe anlayışını korumaya özen göstermeliyiz.

    - Kısa dönemli tedbirlerle öncelik vermek uzun dönemi ikinci plana atmak gibi bir lüksümüz yok

    - Bir kez daha altını çizmeliyiz ki en önemli faktör toplumsal güven ortamının tesis edilmesidir

    - Güven eksikliğini yaratan sebeplerin ne olduğu analiz edilmeli

    - Burada seçimlerden bu yana ekonominin bir türlü birinci madde haline gelmemesi önemli bir faktör

    - IMF ile anlaşmanın sona ermesi, yerine neyin konulacağının belli olmaması ve AB ile ilişkilerin gündem dışına çıkması güvensizlik yaratıyor

    - Polemik yaratan açıklamalar gerçek gündemin ötesine geçiyor

    Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın konuşmasından satırbaşları...

    - Dünya ekonomisi ABD'deki aşırı riskli borçlanma nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşı kaldı

    - Olağanüstü şartlara göre gelişmiş ülkelerde alınan önlemler 2 trilyon doları buldu

    - Türkiye bu dönemde yoluna farklı bir siyasi ve bölgesel gündemle devam etti.

    - Küresel krizine önlem alırken en çok zorlanılan nokta topluma güven vermek

    - Devir özel sektörün ve hükümetin beraber olma devridir

    - Konuşmaları bastırma, biz gerekeni yaparız diyerek özel sektörü suçlama devri değildir

    - Yön değiştren bir rüzgarın tehditi altındayız. Buna karşı alınması gereken önlemler şöyle:

    1- IMF ile yeni bir stand by anlaşması imzalamalıyız. Bu konuda gereksiz bir şekilde gecikildi.

    2- AB ile müzakerelerin hızlandırılacağı yönünde inandırıcı bir yol haritası ortaya koyulmalı

    3- Özel sektör temsilcilerini de kapsayan forumlar oluşturulmalı. Burada farklı düşünce egzersizleri ihtiyaç olduğunda hükümetin güçlü refleksler göstermesine yardımcı olacak.

    - Bankacılık sektörü risklere karşı dayanıklı. Kriz bankacılık kanalı ile bize gelemez ama Türkiye ekonomisi bir süredir yavaşlıyor. Sanayide yapısal bir dönüşüm sağlamak gerekiyor. Türkiye yeni bir sanayi stratejisine ihtiyaç duyuyor.

    - 50 milyar doları bulan cari açık ciddi bir sorundur. Finansman açısından bizi sıkıntıya sokabilir. Düşen petrol fiyatları sorun olmaktan çıkmasına yetmeyebilir

    İHRACAT AVRUPA VE RUSYA'DAKİ YAVAŞLAMADAN ETKİLENECEK

    - İhracatımız Avrupa ve Rusya'daki yavaşlamadan olumsuz etkilenecek. Ayrıca başta turizm olmak üzere hizmet sektörü gelirleri azalabilir.

    - Özel sektörün 140 milyar dolarlık dış borcu da önemli bir risk faktörü. Bunun finansmanını kısıtlı iç tasarruflardan karşılamak kolay değil.

    - Bunun gelir ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini yaşayabiliriz.

    - Atılması gereken adımların basit olduğunu düşünmüyoruz. Çok zorlu adımlarla karşı karşıyayız. Böyle bir ulusal birlik havasının yaratılması siyasal istikrar içinde mümkündür.

    - TÜSİAD olarak siyasal istikrardan çatışma ve kutuplaşmanın olmadığı, refahın arttığı, bölgesiz dengesizliklerin asgariye indirildiği bir durumu anlıyoruz.

    - Herkes benim çizgime gelsin düşüncesini, suni gündemlerle siyasetin ve bürokrasinin ulusal hedeflere kitlenmesini engellemeyi anlamıyoruz.

    - Yolsuzlukların üzerine gitmek yerine uyarıları siyasal karşıtlık olarak algılamayı siyasal istikrardan uzak görüyoruz.

    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim