• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    TÜSİAD'a zehir zemberek sözler

    03.03.2012 17:28
    TÜSİADa zehir zemberek sözler
    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ömer Çelik, "Türkiye'de geçmişte elinde silah olanlar hükümetlere baskı yapmaya kalkıyordu, bugün cebinde para olanlar hükümete baskı yapmaya kalkıyor" sözleriyle TÜSİAD'ı hedef aldı.
    TÜSİAD'a zehir zemberek sözler TÜSİAD'a zehir zemberek sözler TÜSİAD'a zehir zemberek sözler

    Çelik, partisinin Yumurtalık ilçe teşkilatı kongresinde konuştu.

    Hükümetin eğitimle ilgili yeni bir düzenleme yaptığını, bunun büyük önem taşıdığını anlatan Çelik, batıda olduğu gibi eğitim hayatının esnekleşmesi, çocukların erken yaşta istediği mesleğe yönelmesi için eğitim sistemindeki yanlışlıkları gideren bir düzenleme yaptıklarını belirtti.

    Muhalefet partilerinin bu konuda söyleyecek hiçbir şeyleri olmadığını kaydeden Çelik, "Artık muhalefet partilerinden cevap bile verebileceğimiz ağırlıkta her hangi bir söz duymuyoruz. Bunların yaptığı sadece hakaret, iftira. Çocukların televizyon izlememesine neden olacak şekilde üslup kullanıyorlar. Muhalefet partilerinden bizim karşımıza rakip olsun, rekabet edelim diyebileceğimiz hiçbir tez, argüman gelmiyor" dedi.

    Son günlerde muhalefet boşluğunu TÜSİAD'ın üstlenmeye başladığını ifade eden Çelik, şöyle konuştu: "Şunun açığa çıkarılması gerekiyor; TÜSİAD bir sivil toplum örgütü müdür, bir ekonomik baskı grubu mudur, bir politik baskı grubu mudur, bir siyasi parti midir? TÜSİAD kendisini her türlü eleştiriden münezzeh bir noktaya koyuyor, seçilmiş hükümetlere talimat verme yetkisini kendisinde görüyor ve öyle bir üslup kullanıyor ki adeta muhalefet partisi üslubu kullanıyor.

    "Cebinde parası olanlar baskı yapıyor"

    Kendilerine cevap verdiğiniz zaman, bu sefer 'bize baskı yapıyorlar' diyor. Türkiye'de kimseye baskı yapıldığı yok. Türkiye'de geçmişte elinde silah olanlar hükümetlere baskı yapmaya kalkıyordu, bugün cebinde para olanlar hükümete baskı yapmaya kalkıyor.

    TÜSİAD'a şunu söylüyoruz; Sivil toplum örgütüysen onun gibi davran, siyasi partiysen partinin adını koy çık karşımıza. Hem siyasi parti kurma cesaretinde olmayacaksın, hem de sivil toplum örgütü etiketi altında bize karşı siyasi parti tutumu sergileyeceksin. Buna da biz cevap veririz. Ondan sonra 'demokrasilerde görüş bildirmek dayatma ve baskı değildir' diyorlar. Hiçbir sivil toplum örgütünün (STÖ) görüşüne karşı değiliz. Demokrasinin kazanımıdır. AK Parti programında da STÖ'lerin gelişmesi konusunda çok güçlü ifadeler vardır.

    Ama TÜSİAD sivil toplum örgütü gibi davranmıyor, siyasi parti gibi davranıyor. Zannedersiniz ki bütün mutlak doğrulara onlar sahipler. İktidara bir şey söyledikleri zaman iktidar karşısında 'emredersiniz' diyecek ve hazır ola geçecek. Böyle bir şey yok. TÜSİAD'ın geçmişten gelen kendi genetiğiyle ilgili bir durum. Nedir bu? Bu sermaye kuruluşu, esasında Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgili bir takım raporlar hazırlatırken esas hazırlatması gereken rapor, TÜSİAD'ın geçmişte sivil hükümetlerin devrilmesindeki rolü, TÜSİAD'ın Türkiye'nin demokrasisinin sakat kalmasındaki rolü ile ilgili, TÜSİAD'ın kendisiyle hesaplaşmasıyla ilgili rapor hazırlatılması gerekiyor."

    "Hükümeti düşürmeye çalışıyorlardı"

    Çelik, "TÜSİAD'ın 1979 yılında Başbakan Bülent Ecevit'in 'defter tutun' dediği için, Başbakan'a karşı toplam 24 gazeteye ilan vererek hükümeti düşürmeye çalıştıklarını" hatırlattı.

    "Hükümeti düşürmek üzere hareket geçmiş bir sivil toplum örgütü dünyanın neresinde var?" diyen Çelik, "12 Eylül faşist cuntası, bu ülkeyi katlederken, bu ülkenin bütün kaynaklarını sömürürken, bütün dernekleri kapattı. İlk açılmasına izin verdikleri örgüt kim? TÜSİAD'dır. Niye? Gitsin cuntanın ABD'de lobisini yapsın diye buna izin vermiştir" dedi.

    Türkiye'nin siyasal tarihi bakımından, 1960 darbesinde, 1971 ihtilali, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan muhtırası verildiği zaman TÜSİAD'ın nerede olduğunun sorulması gerektiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:

    "TÜSİAD Türkiye'nin demokratikleşmesi adına statükoya karşı hangi tok tavrı aldı? TÜSİAD'ın her cümlesinin altında ama vardır. Bir şeye itiraz eder, statükoya karşı çıkıyor zannedersiniz, ondan sonra oraya bir ama ifadesi koyar, sonra sivil, seçilmiş hükümete aklınca sivil muhtıra vermeye kalkar. 28 Şubat döneminde TÜSİAD'ın yüksek istişare kurulunun başındaki kişi 'meclis kapatılsın' diye demeç verdi. 'Meclis kapatılsın' demek millet iradesinin yasaklanması demektir.

    Elinde silah olanın yaptığı ile TÜSİAD'ın o zamanki ifadesinin arasında fark yoktur. Bugün görüş, katkı öneri, eleştiri getirmesi, iktidar yanlış yapmış demesi bunların hepsi meşrudur, ama TÜSİAD'ın üslubu böyle değil, siyasi parti üslubuyla konuşuyor. O zaman siyasi parti üslubuyla konuşuyorsan, siyasi parti üslubuyla cevap almayı da kabulleneceksin. İsterler ki Merkez Bankası Başkanlığına onların istediği kişi atansın. İstediği kişiyi atamadığınız zaman içerde ve dışarda Türkiye'nin imajını bozmaya çalışırlar."

    "28 Şubat dünyanın en büyük soygun operasyonu"

    Çelik, 28 şubatın askerin yaptığı bir darbeden çok, askerin büyük sermaye ve medyanın yaptığı darbenin peşine takılma süreci olduğunu ifade ederek, "28 Şubat Türkiye ve dünyanın en büyük soygun operasyonudur" dedi. Bunun post modern darbe olmaktan öte "dünyanın en büyük soygun operasyonu" olduğunu söyleyen Çelik, 28 şubatta Türkiye'nin ekonomisinde kriz var görüntüsü vererek kimlerin o darbe ortamında bankalardan öncelikli olarak kredi aldığını, o gün kimlerin zengin olduğunu Türkiye'nin tartışacağını belirtti.

    28 şubatın silahlı kuvvetler boyutunun tartışıldığını, ancak esas 28 Şubat içindeki büyük sermaye ve medya boyutunu tartışmak gerektiğini kaydeden Çelik, "Türkiye'de darbelerin, post modern darbelerin ve sivil hükümetlere dayatma yapmanın arkasındaki medya ve büyük sermaye ilişkisini tartışmak gerekir. 28 Şubat, bir kısım büyük sermayenin Türkiye'yi soyma operasyonudur. Burada silahlı kuvvetlerin içindeki bir yapılanma vasıtasıyla medyayı da arkalarına alarak büyük bir kaos yaratmışlardır. O gün kimler zenginleşirmiştir? Türkiye'de sivil hükümete muhtıra verilirken, bir başbakanın bir teğmene tokatlattırılacağı yayılırken, 28 Şubat sürecinde TÜSİAD ne yapmıştır? TÜSİAD, anayasa, eğitim raporları hazırlayarak, seçilmiş hükümetin üstünde bir yüksek mahkeme, bir not verici olarak çalışacağına önce kendi tarihiyle ilgili raporlar açsın" diye konuştu.

    Eğitim reformu hazırlarken "reformun merkezine din eğitimini almayın" şeklinde açıklamalar yapıldığını anımsatan Çelik, AK Parti döneminde din eğitimini, eğitim reformunun merkezine alma diye bir meselenin olmadığını belirtti.

    Çelik, 28 şubat döneminde, TÜSİAD'ın hazırladığı eğitim raporunun hayata geçirilmesi döneminde din eğitimine karşıtlığın, dinin eğitimden dışlanması gibi bir konunun merkeze alındığını vurgulayarak, "Milletin kendi parasıyla kurduğu, devletin, Milli Eğitim Bakanlığının denetiminde olan okulları yok etmek üzere, silmek üzere bir eğitim raporu hazırlatacaksın, arkadan medyayı ve askeri alacaksın, bunu hayata geçireceksin, din eğitim karşıtlığını eğitim sisteminin merkezine yerleştireceksin, ondan sonra hükümet çıkıp da çağdaş demokrasileri örnek alarak bunu düzeltmeye kalkıştığı zaman, 'din eğitimini merkeze alıyorsunuz' diyeceksin. Bu yalana hokkabazlığa kimse inanmaz. O yüzden sizlerin dediği olacak, TÜSİAD'ın dediği değil" dedi.

    "Muhalefet partisi gibi"

    TÜSİAD'ın muhalefet partisi gibi konuştuğunu ifade eden Çelik, "Adeta sivil İttihat Terakki haline gelmiştir TÜSİAD. Cebinde parası olan ülkeyi yönetir mantığıyla sivil hükümete karşı dayatma içinde bulunmaktadır. Görüş versinler, öneride bulunsunlar, raporlar yayınlasınlar, eleştirsinler isterlerse beğenmesinler, ama sivil toplum örgütü etiketi altında siyasal muhalefet yapmaya kalkarsan, bunun karşılığında bizden siyasal muhalefet yaptığın şekilde cevap alırsın" diye konuştu.  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim