• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274

    Türkiye'ye ihanet ettik

    23.04.2012 09:02
    Türkiyeye ihanet ettik
    İtalyan Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino "AB – Türkiye ilişkilerinde yaşanan tıkanma kaderin sonucu değil" dedi.
    Türkiye'ye ihanet ettik Türkiye'ye ihanet ettik Türkiye'ye ihanet ettik

    İTALYAN Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino, uzun yıllardır Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin en önemli savunucuları arasında yer alıyor. İtalyan Radikal Partili Bonino, 80’li yıllardan itibaren üç dönem Avrupa Parlamentosu milletvekilliği, Avrupa Komisyon üyeliği ve İtalya’nın AB Politikaları Bakanı olarak görev yaptı. Bonino sadece Türkiye’yi değil Arap dünyasını da yakından tanıyan bir politikacı. 2000’lerin başında Arapça öğrenmek için bir süre Kahire’de yaşayan Emma Bonino, bugünlerin gelişini o günlerden itibaren adım adım izlemiş. Ülkesinin insan hakları ve demokrasi konularındaki çifte standartlarını yüksek sesle eleştirmesiyle meşhur Bonino, sadece İtalya’yı yönetenlere değil bütün Avrupalı liderlere kızgın. Roma’daki ofisinde Hürriyet’e konuşan Bonino, ‘dost acı söyler’ diyerek Türkiye’ye de mesajlar gönderdi.

    Trajik bir hata yaptık

    “Türkiye konusunda trajik bir hata yaptık. Bugün AB -Türkiye ilişkilerinde yaşanan tıkanma kaderin sonucu değil. Avrupa olarak iç gündeme bağlı kısa vadeli vizyon ve yanlış hesaplar sonucunda Türkiye’ye karşı yükümlülüklerimize ihanet ettik. Müzakereler çıkmaza girince de elbette Türkiye oturup beklemek yerine kendi bölgesinde özerk bir takım dış politika arayışlarına girdi.

    Arap Baharı patladığında Avrupa ne hazırdı ne de bu konuda heyecanlandı. Hatta Avrupa’nın egemen güçleri buna olabildiğince direnmeye çalıştı. Mesela bizim Dışişleri Bakanı Frattini son dakikaya kadar Kaddafi’yi savundu. Ama sonra da bir anda bugün Mali’de olumsuz sonuçlarını yaşadığımız Libya’ya yönelik askeri operasyonun taraftarı oluverdi. Bütün bunlar olurken Türkiye, Avrupa’dan farklı bir çizgi izliyordu. Komşularla sıfır sorun politikası Avrupa’da bir tedirginliğe neden olmuştu bile. Avrupa’nın kendi ülkelerindeki diktatörlerle uzun zamandır süren ve feda etmek istemediği ilişkilerinden bıkan Arap halkları bir model ya da en azından bir örnek olarak Türkiye’ye döndüler. El Cezire gibi kanallar sayesinde şu soru akıllarına düştü; Türkiye de Müslüman ama nasıl oluyor da liderlerini sandıkta seçiyorlar? Sorgulamaya başladılar. Düşünsenize 11 Eylül’den sonra Osama Bin Ladin posterlerinin taşındığı Arap sokaklarında on yıl sonra Erdoğan posterleri taşınmaya başladı. Sadece bu bile çok önemli bir değişim.

    Rock’n roll tek başına yapılır

    Avrupalı liderler müzakereleri engellemeye devam ettikçe Türkiye içinde demokrasinin gelişmesine köstek oluyorlar. Tango yapmak için iki kişi gerekir. Ama ne yazık ki biz Türkiye ile tangoya başladıktan kısa süre sonra bazı Avrupalı liderler rock’n roll yapmaya karar verdi. Rock’n roll tek başına yapılır. Oysa biz tango için yola çıkmıştık. Avrupa tarafı dansın türünü değiştirmeye çalışıyor.

    Polonyalı muslukçu gelmedi

    Siyasetin kamuoyu algısı üzerindeki gücünü görmezden gelemeyiz. 2004’te Fransa ve Hollanda Avrupa anayasasına karşı çıkarken ‘Polonyalı muslukçular her yanı saracak’ söylemini kullandı. Ha bu arada, o muslukçu nedense 8 yıl oldu hiç ortaya çıkmadı. Şahsen İtalya’ya gelmelerini çok isterdim ama onlar ülkelerinde kaldılar ve ülkelerinin yılda yüzde 5 büyümesini sağladılar. Bugün de Türkiye ve genişleme karşıtı bir söylem hakim. Ne yazık ki halklar bundan etkileniyor. Yani siyasetçiler bir anda ‘Aslında Avrupa’nın genişlemesi lazım’ deyip sayfayı hop diye çeviremez. Çünkü populist söylemler toplumda derin izler bırakıyor.”

    Türk siyasetçi kendine güveni abartmasın

    “BÜTÜN bunlar ülkenizde hiç sorun yok demek değil. Bir ülkede demokrasiyi güçlendirecek olan güçlü bir muhalefettir. Ancak bu sayede kontrol ve denge mekanizmaları işler. Ancak ne yazık ki bazen benim ülkem İtalya’da da Türkiye’de de hükümetler aşırı bir kendine güven içinde herşeyi en doğru kendilerinin bildiğine inanmaya başlıyor. Türkiye’de bu sebepten kaynaklı bazı kaygı veren işaretler olduğunu söylemem lazım. Oysa siyasetten daha kırılgan birşey yok. Bakın üç ayda İtalya’da Berlusconi’nin izi bile kalmadı, nerede olduğunu dahi bilmiyoruz. Türkiye’deki dostlarıma gücün sorumlulukla birlikte geldiğini hatırlatmak isterim.” 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim