Geçen haftaki yazımda Türk Turizm'inde zor yıl, Aydın ili turizmin neresinde demiştik. Merak ediyorum herhalde turizmle iştigal eden kesim çok memnun oldukları için şikâyet eden yok. 2015 yılı turizm için çok iyi dememiz uygun olmayacak. Merkez bankası Ağustos ayı Ödemeler Dengesi Raporu'na göre, yüksek sezonun ortası olan ağustos ayında turizm gelirine göre 586 milyon dolar azalarak 3 milyar 364 milyon dolar oldu.

Rapora göre Türkiye ödemeler dengesi açığı, bir önceki yılın Ağustos ayına göre 2 milyar 58 milyon dolar azaldı ve 163 milyon dolar gerçekleşti. Bunun sonucunda, on iki aylık cari işlemler açığı 43 milyar 47 milyon dolar oldu.
Bu yetmezmiş gibi, 16 ülkeden "Türkiye'ye gitmeyin uyarısı her gün yapılmakta, neymiş Türkiye'de devam eden terör olayları ve hafta sonunda Ankara'daki canlı bombalar katliamından sonra Türkiye'ye gitmeyin uyarısı yapan ülkeler; Almanya, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Kanada, Polonya, Belçika, İsvirçe, Avusturya, İrlanda, Yeni Zelanda, Danimarka, İran, Hollanda, Çin
ALMANYA: “GÖSTERİ VE KALABALIKLARDAN UZAK DURUN”
“İSTANBUL'DA DİKKATLİ OLUN”
İNGİLTERE: “SALDIRILAR DEVAM EDEBİLİR”
Bütün açıklamalarda "Yüksek bir terör saldırısı ihtimali var deniyor, haberlerde, gazetelerde, açıklamalar devam etmekte. Ve bu yüzden Türkiye'de eylem yapılan yerlerden uzak duralım ve Türkiye'ye mümkün mertebe seyahat yapmayın veya ileri tarihlere erteleyin deniyor.
Bu açıklamalar maalesef üzücü olaylar zinciri ülkemize gelmek isteyen özellikle üst segment potansiyel misafir kitlesini bir süreliğine de olsa Türkiye tatili planlamaktan geri tutmaktadır. Bunun üzerine bir de yayımlanan seyahat uyarıları sektöre yardımcı olmamaktadır. Pek çok önlem yada eylem fikri oluşturulmalı ve bir an önce hayata geçirmeliyiz. Bu planlardan birisi sıkı ve doğru mecralarda tanıtım atakları olabileceği gibi dikkat çekmek istediğim bir diğer hususta sezon sonu erken geliyor hatta geldi, tüm sektör otel, acenta, transport ve hizmet veren diğer yan ve ara sektörlerde muhtemelen personel azaltması operasyonları başlayacak. Personel eksiltmelerinin bir nebze önüne geçmek için geçici de olsa teşvik projeleri gerekecektir. Sigorta muafiyeti, indirimi gibi önlemler işten çıkartmaların %10 bile önüne geçse bu sektörde bir kazanımdır.
Unutulmamalıdır ki esasen sektörün önünde ciddi problemlerden birisi kalifiye personel bulma sıkıntısıyken var olanı kaybetmek işletmeleri bir sonraki turizm sezonu hazırlıklarında zora sokar! Belki ortak akılla ve devletimizin konuya ilgi göstermesiyle sıkıntılar bir nebze azalır. Elbette Türkiye destinasyonuna ilgi çekmek veya potansiyel misafirlerin kafalarında soru işaretlerini kaldırmaya yönelik çabalarda unutulmamalıdır. Kasım ayında Londra’da Turizm fuarı var Türkiye olarak Kendimizi Bir önceki yıllara göre çok güzel pazarlamamız gerekir, ardından da Aralık ayında TRAVEL TURKEY, İzmir turizm Fuarında da Türkiye olarak kendimizi daha çok tanıtmamız ve anlatmamız gerekir. Turizm eski bakanı, TÜRSAB eski başkanı Bahattin Yücel derki teröre karşı olan bütün ülke liderleri katılacağı anma yürüyüşü benzeri eylemler için sektörü ve çatı örgütlerinden TÜRSAB'ı göreve çağırdı. 10 Ekim'de 102 yurttaşın yaşamın yitirdiği Ankara’daki bombalı saldırının yankıları turizm Camiasın da sürüyor ve yazımın başlangıcında da 16 ülke Türkiye'ye gitmeyin? TÜRSAB’ın öncülüğünde Ankara'da bir anma yürüyüşü düzenlenmeli. Ayrıca Eylem planına ihtiyaç var, Turizm profesyonellerinin, meslek birlikleri ve sivil toplum kuruluşlarının salt kınama mesajları ile yetinmemeleri, proaktif girişimlerden uzak kalmaları 2016 yılının daha sıkıntılı geçmesine yol açacaktır. Umarım acil önlemler alınır. Ve Pozitif algı yaratabilmek için, 10 Ekim'de Ankara Tren Garı'nda gerçekleşen katliamın Türkiye Cumhuriyet tarihinde yaşanan en büyük terör olayı olduğunu altını çizmemiz gerekir.
Son yıllarda kontrolsüz büyüyen, sürdürülebilir olmaktan uzak, sadece günü kurtaran politikalar ortaya koyan turizm sektörünün kamu ve özel sektörle beraber şapkayı önüne koyup özeleştiri yapma vakti çoktan geldi. Türkiye bu üzücü olayı, üzücü günleri akıl, sağduyu ve bilimsel yöntemleri esas alan politikalar ile atlatacaktır. Yeter ki birlik olalım. Hayat tecrübelerinin aldırdığı notları aklımızda tutamadığımız için her gün bir önceki günü arıyorsak, günü kurtarmaktan vazgeçip uzun vadeli düşünmek zorundayız.
Değerli Aydınpost okuyucuları ben Aydın Avcı’dan bu haftalıkta bu kadar.
Değerli yorumlarınızı bekliyorum.
Hepinize hayırlı işler hayırlı haftalar diliyorum.