• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116

    Tuğba Özay ilk kez konuştu

    27.02.2008 14:10
    Tuğba Özay ilk kez konuştu
    Bir süre önce cezaevinden çıkan manken Tuğba Özay, ilk kez ekrandaydı. Dobra Dobra’ya katılan Özay, ilginç açıklamalar yaptı. İşte canlı yayında Özay’ın anlattıkları....
    Tuğba Özay ilk kez konuştu Tuğba Özay ilk kez konuştu Tuğba Özay ilk kez konuştu

    Kanal D"de Müge Anlı ve Pakize Suda"nın sunduğu Dobra Dobra programına katılan Tuğba Özay, çarpıcı açıklamalar yaptı. Özay, cezaevine kadar giden süreçte ve cezaevinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

    GÖZALTINA ALINMAYI BİLE BEKLEMİYORDUM
    Geçmişte arkadaşlık kurduğum kişi ve birileri arasında bir tatsızlık oluyor. Bizim tabi bu olaydan telefonlar aracılığıyla haberimiz oluyor. İstanbul"a döndüğümüzde ben yine organizasyondayım. Bu arada o kişiyi arıyoruz. Ona da ulaşamıyoruz. Nedir ne değildir çok bilgi sahibi değiliz ama televizyonlar çalkalanıyor arandığına dair. Biz ertesi sabah Edip abiyle (avukatı) birlikte emniyete kendimiz gidiyoruz. Bu arada emniyet çevresinden de tanıdığımız, bildiğimiz insanlar var. Onlardan da bilgi almaya çalışıyoruz. Onların da bize söylediği, "seninle ilgili şu an için bizde görünen bir şey yok". Çünkü olayın netliğiyle ilgili bir bilgimiz yok şu anda. Çok kendimden emin bir şekilde gittim. Çünkü benim herhangi bir şekilde suç teşkil edecek bir şey yapmadığıma o kadar eminim ki. Zaten adalet doğru kararı verecektir. Ben yine gönülden inanıyorum.

    Biz 45 dakika falan bekledik orada. Benim ifademe başvurulması gerektiği söylendi. İfadem alındı.O ana kadar hiç bir şey hissetmiyorum. Bir takım isimler soruluyor ve benim geçmişte birliktelik yaşadığım, onunla ilgili bilgiler soruluyor, ben de doğru neyse onları söylüyorum. Bir saat sonra tutuklusunuz deniliyor, gözaltına alınıyorum. Gözaltına alınmak da belki bir derece normal olabilir o an için. 2 gün gözaltında kaldım. Zaten hemen hastaneye götürüldüm. "Ben hastaneye falan gitmek istemiyorum. Ben gayet iyiyim" dedim. Tabi prosedür bunlar olduğu için gittik. Tabi bir basın ordusu. Ben de olayların şaşkınlığı içindeyim. Ortada yaşanan bir durum da var. Ama o kişi de ortada yok. Bir müddet yoktu zaten. Sonrasında 2 gün gözaltında geçti.

    MAHKEMEDE FENALAŞTIM
    Mahkemeye çıktık. Zaten gözaltında çok insan vardı. Yüzde 90"ını tanımıyordum o insanların ama bazılarını tanıyordum. Mahkemeye sevkedildik. Sabah erken saatti. Bir gece öncesinde ben çok fenalaşmıştım. Çünkü bende kapalı alan fobisi var. Terörle Mücadele"de bir gece geçirmek zorunda kalmıştım. Orada çok kötü olmuştum. O psikolojiyle mahkemeye sevk edildik. Ne için orada olduğumu bilmiyorum. Tamam bir şeyler yaşanmış ama olayın bu noktaya gelebileceği hiçbir şekilde aklımdan geçmiyor ki o anda. Savcı tahliyemi vermişti. Gece geç saatte mahkemeye çıktık. Tutuklandığımı duyduğum an çok fenalaştım. Çok net anlatamıyorum hakimin bana ne dediğini, anımsamıyorum. Bunlar çok farklı duygular. Ortada bu boyuta gelebilecek bir durum yokken, bir gün öncesinde çok farklı bir hayat yaşarken bir gün sonra bu yaşadıklarım, ailemin durumu, insanlara ne diyeceğim, bütün bunların psikolojik baskısı, basın ne yazıyor, ne söyleniyor haberim yok vs. kolay değildi yani.

    BAŞIMI ÖNE EĞECEK BİR ŞEY YAPMADIM
    Tuğba Özay, cezaevine girdikten sonra arkasından konuşan insanlar için de ağır konuştu:

    Özellikle bu camiada var galiba bu. Mutsuzluklarımızdan mutluluk çıkarıyoruz. Siz düştünüz mü, başınıza bir şey mi geldi...Herkes kendi çöplüğünü temizlesin. Herkesin ne olduğunu çok iyi biliyoruz da konuşmuyoruz. Ben konuşmak istemiyorum açıkçası. Çıkıp da böyle ahkam kesmeleri, kendilerini çok farklı şekilde göstermeleri falan..

    Her şey insanlar için ama ben başımı öne eğdirecek bir şey yapmadım. Ben sevdim, bunu izole yaşamayı tercih ettim. Öyle olması gereken bir dönemdi. Bunun da sıkıntılarını yaşıyordum ama baktım ki doğru olmayacak. Kamuoyunda onunla bununla adı anılan biri olmak daha mı doğru. İzole yaşıyordum evet. Ama gerçekten inandığım ve bir şeylerin yoluna girdiğine inandığım zaman kamuoyuyla da paylaşırdım. İlla ki her şeyi basınla ya da kamuoyuyla paylaşmak mı doğru? Bu konuda evet hata yaptığımı düşünüyorum. Benden de uzak dursun o zaman. Aşk meşk olmasın. Uzun süredir ilişkiyi bitirmek istiyordum. 2,5 senedir falan tanıdığım, duruş olarak beğendiğim birisiydi. Arkadaştık. Arkadaşlığın dışında bir şey düşünmüyordum, öyle bir hissiyat içinde hiç olmadım. Derken birisi bana ağlayarak aşkını ilan etti. Hiç bir kadın böyle bir durum karısında "ben etkilenmem" diyemez. Başka tekliflerle geldi zaten. Çok ciddi boyutlarda düşündüğünü söyledi, evlilik teklifiyle geldi. Kendisi de bu konularda o uygun değildi. Bana böyle bir teklifle gelmesi beni çok şaşırtmıştı. Evliydi ama evli gibi değildi. "Zaten uzun süredir bitmiş birşeydi" dedi. Aslında o insanları da zor durumda bırakmak istemiyorum. Yaşandı, olmaması gerekiyordu, herkes üzüldü, bu nedenle çok büyük sıkıntılar yaşandı. Bu sebepten mağdur olan başka taraflar da acı çekti diye düşünüyorum. Her defasında bitirmek istedim. Çok aşıktı, çok sevdi ben de sevdim. Ama sadece sevgiyle de olmuyordu. Biraz da insanın taşıması gerekiyor.

    Onun ailesi biliyordu. Ben içeri girdiğimde çok kişi yalan yanlış şeyler konuştu, ama çok da fazla detaya inmek istemiyorum bu konuda. Ne yaşadığımı ben biliyorum. Bitmesi gerekiyordu bitmedi. Rahatsızlık boyutuna ulaştı. Sonrasında da hiç kimsenin tahmin etmeyeceği bir sonuca ulaştı.

    SEVGİLİSİNDEN DAYAK YEDİ Mİ?
    Müge Anlı, Tuğba Özay"a eski sevgilisi Akın Büyükoğlu"ndan dayak yeyip yemediğini sordu. Özay şunları söyledi:

    Bu sadece benim başıma gelen bir şey değil. Yaşamıyorum dese de hemen her kadın yaşıyor. Ataerkil bir toplumdayız. Kimse konuşmak istemediğinde gizler söylemez. Seninki daha şiddetlidir, benimki başka boyuttadır. Karşındaki kavun değil ki, koklayasın. Yazık onları tekrar deşip gündeme getirmek istemiyorum.

    YAŞADIĞIM İLİŞKİDEN PİŞMAN DEĞİLİM
    Pişmanım dersem kendime ihanet etmiş olurum. Tabi ki keşkelerim var. Ama ben başımı öne eğecek bir şey yapmadım. Tabii ki hatalarım var. Ben sevenlerimden, ailemden özür dilerim. Ama ben bunun bedelini en ağır şekilde ödedim.

    DOSTLARIMI DAHA İYİ TANIDIM
    Benim için dostluk çok farklı bir kavram. Benim için atıp tutanlar da benim ne kadar dostum. Bu sektörde çok insana destek oldum. Çok insanın bir yerlere gelmesine yardımcı olmaya ya da iş imkanı sağlamaya çalıştım. Çünkü çok çalışan bir insanım. Yetişemediğim işlere başka arkadaşlarımı gönderen bir insanım. Yine olsa yine yaparım. Yaşadığım bu olumsuzlukların beni güçlendirdiğini düşünüyorum. Gerçekten çok yanımda olan hatta hiç beklemediğim insanların güzel açıklamalarını da duydum. Ama benim en olumsuz anlarında bile destek verdiğim insanların kaçamak güreştiklerini de gördüm. Ama bunlar önemli değil. Oraya girmeden önce de her şeyin farkındaydım.

    GÖZYAŞLARIM İÇİME AKTI
    İnsanların hakkımda çok olumsuz düşünebileceğinden çok büyük rahatsızlık duydum, endişe ettim. Çocukların sevgisini, insanların sevgisini bu kadar güzel kazanmış olmak ve akabinde hiç beklemediğin şekilde gündeme gelmeyi sırtlamak kolay bir şey değil. Bunları nasıl açıklayacağım. Ortada basit bir şey var. Herkes için söylemeyeceğim ama basında da biraz olayı körükleyenler, saptıranlar da oldu. Hatta benim için kötü konuşma yaptıranlar bile oldu. Biz bunları da izledik gördük. Bu sadece bana özel bir şey değil ki herkese yapılan şeyler esasında. O yüzden sistemi bilirseniz ve kendinizi o acılara direnecek gücü çoğaltırsanız dayanıyorsunuz. Gözyaşlarım çoğu zaman içime akmıştır, kolay bir şey değil ki bu.

    CANLI YAYINDA SÜRPRİZ
    Tuğba Özay"ın cezaevinde tanıştığı Gariban lakaplı bir cezaevi arkadaşı canlı yayına katıldı. Bir süre önce tahliye olan Gariban"ı gören Özay bu süpriz karşısında çok şaşırdı. Gariban"ın ilk söylediği "Özgürüz değil mi?" sözleri ekran başındakileri de Tuğba Özay"ı da çok duygulandırdı. Gariban,"O benim için Tuğba Özay değil, can, arkadaş. Biz onu hiç de Tuğba Özay gibi görmedik. Çok da yardımsever, hayırsever. Cezaevinde çok kişi bunu görmüştür zaten" diye konuştu.

    Tuğba Özay"ın cezaevinde ilk kaldığı gece çok ağladığını anlatan Gariban, en zor dakikalarından birinin de konferans salonunda oynanan bir tiyatro gösterisinden sonra yaşadığını anlattı. Herkes gittikten sonra bir süre daha konferans salonunda kalan Özay, çok ağlamış.

    Özay"ı canlı yayında ikinci bir süpriz daha bekliyordu. Yabancılar koğuşunda kalan Özay, aynı koğuştaki Azeri Metaret isimli cezaevi arkadaşını da karşısında görünce çok şaşırdı. Bir süre önce tahliye olan Metaret ile uzun uzun sarılan Özay"ın gözleri doldu. Tuğba Özay, cezaevindeki arkadaşlıklar için "Cezaevinde tanıyıp da ah keşke dışarıda bu insanlar benim arkadaşım olsun dediğim o kadar insanla karşılaştım ki. Acıyla sevincin birarada yaşandığı böyle bir yer yok" diye konuştu.

    Metaret"in kendisine çok yardımcı olduğunu söyleyen Özay Voleybol oynarken ayağım kırılmıştı. Birgün basında bir haber çıkmıştı. O gün kızlar kollarımı tuttular televizyonu parçalamak istedim. Abdestinizi bile alamayacak durumdasınızdır. O dönemde Metaret kardeşim çok destek olmuştur. O zaman orada yaşadığım dostlukları ölene kadar unutmam" diye konuştu.

    UĞUR DÜNDAR İLE RÖPORTAJI ÖNCE KABUL ETMEDİM
    Uğur Dündar"ın geleceği söylendi. Kabul edip etmeyeceğimi sordular. Açıkçası başta etmemiştim. Ama o röportajın benim için ne kadar önemli olduğunu daha sonra anladım. Uğur Dündar ölene kadar benim abimdir. Artık o kadar yorulmuştum ki yalan yanlış haberlerin çıkması, ailemin kesinlikle basına çıkmayacaksın demesi... Özel izinler alınıyordu benimle röportaj için, annem babam bunları engelliyordu. Uğur abi gelince, biz karşılaştık sımsıkı sarıldım ağladım. Onun da gözleri doldu. Çok babacan bir yapısı var. O ve Mine hanım çok destek oldular.

    TELEVİZYONGAZETESİ

    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim