• BIST 102.270
  • Altın 149,533
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033

    'Tufan'ın aslı kayıp

    21.07.2011 12:00
    Bayrampaşa Cezaevi'ne yapılan 'Tufan Planı'nı 11 yıl sonra açıklayan asker, planın orijinalini isteyen savcıya 'Kayıp' dedi.
    Tufanın aslı kayıp
    'Tufan'ın aslı kayıp 'Tufan'ın aslı kayıp 'Tufan'ın aslı kayıp

     

    19 Aralık 2000’de ‘Hayata Dönüş Operasyonu’ kapsamında 12 tutuklunun öldüğü, 55 kişinin de yaralandığı Bayrampaşa Cezaevi’yle ilgili yargılamaya, ‘Tufan’ adlı operasyon planını gönderen İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, yetkililere ilişkin yürütülen ek soruşturma kapsamında planın orijinali istenince “Aslı elimizde yok” dedi. Aynı şekilde hem İl Jandarma hem Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı (JKÖAK) da operasyonda görev alan askerlere ait listenin ellerinde olmadığını kaydetti. 
     
    Bayrampaşa Cezaevi ’ne yapılan Tufan Operasyonu’nu soruşturan Eyüp Savcısı Ali İhsan Demirel, 8 Mart 2002’de İl Jandarma Bölge Komutanlığı’na yazı yazarak operasyonun planlı olup olmadığını, hangi birliklerin nerede görev aldığını ve ölümlerin yaşandığı C Blok’a kimin müdahale ettiğini sordu. 16 Mayıs 2002’de yazılan yazıda müdahale eden birimin JKÖAK olduğu belirtildi. JKÖAK ise sekiz yıl isim bildirmeyerek savcılığı oyaladı. 
     
    Savcı Demirel, jandarmanın engellemelerine rağmen geçen yıl 39 ere dava açabildi. Bu erlerin bir kısmı Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yargılamada, o gün Bayrampaşa’da bile bulunmadıklarını ya da cezaevi dışında görev aldıklarını söylemişti. İl Jandarma Komutanlığı, ‘Tufan’ adı verilen planı mahkemeye gönderince Savcı Ali İhsan Demirel de yetkililer hakkında yürüttüğü ek soruşturma kapsamında harekete geçti. Planın orijinalini ve operasyonda görev alanların listesini 6 Nisan 2011’de hem İl Jandarma Komutanlığı’ndan hem JKÖAK’tan istedi. İl Jandarma Komutan Yardımcısı Yarbay Selahattin Acara, 13 Mayıs 2011’de verdiği yanıtta, arşivlerinde yalnızca planın ‘fotokopi ile çoğaltılmış suretinin bulunduğunu, orijinalinin olmadığını’ belirtti. 
     
    Görev listesi de kayıp 
    Acara ayrıca “Operasyon esnasında ölüm ve yaralama olaylarının gerçekleştiği bölümlerde görev alan personelin isimleri belirlenememiş ve bu nedenle istenen personel isim listesi gönderilememiştir” dedi. 
     
    JKÖAK adına Albay Veli Tire de 18 Mayıs 2011’de, “Plan İstanbul’da icra edildiğinden hem plana ait suret bulunamamış hem de ölüm ve yaralama olaylarının gerçekleştiği bölümde görevli personelin isimlerini gösteren liste gönderilememiştir” dedi. 
     
    Aynı soruşturma kapsamındaki bir diğer gelişme de şu oldu: Operasyonun yapıldığı dönemde JKÖAK Komutanı olan, Bayrampaşa’dan sonra Edirne İl Jandarma Komutanlığı’na atanan Burhan Ergin, Savcı Demirel’in, operasyonda kimlerin görevlendirildiği yönündeki sorusu üzerine 17 Mart 2006’da Astsubay Süreyya Yalçınkaya ve Astsubay Zafer Sabancı ile bir grup personelin C Blok’a girdiğini kaydetmişti. Uzman Çavuş Murat Çobanoğlu’nun da koridora girdiği tespit edildi. 
     
    Unutkan jandarma 
    JKÖAK, 8 Nisan 2006’da, İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, Zafer Sabancı’nın 1 Ağustos 2005’te Tunceli’de şehit olduğunu kaydetti. Süreyya Yalçınkaya’nın 2002’de TSK ile ilişiğinin kesildiğini belirtti. Murat Çobanoğlu’nun ise Hakkâri Dağ Komando Tugayı’nda görevli olduğunu kaydetti. Oysa Çobanoğlu, 22 Temmuz 2004’te Şırnak’ta kuşkulu biçimde ölmüş ve intihar ettiği söylenmişti. JKÖAK bundan haberdar bile değildi. 
     
    Savcı Demirel, ek soruşturma kapsamında, beş yıl önce sorduğu Astsubay Zafer Sabancı, Murat Çobanoğlu ve Süreyya Yalçınkaya’nın akıbetini 17 Mart 2010’da yeniden öğrenmek istedi. Çünkü JKÖAK’ın 8 Nisan 2006’da verdiği ilk yanıtta Zafer Sabancı’nın şehit olduğu zaten yazılıyordu. Zira bu evrak dosyadaydı. 
     
    Garabetin ikinci adımı ise JKÖAK’tan geldi. Komutanlık, 12 Nisan 2010’da verdiği yanıtta, beş yıl önceki yazısını unuttu. Beş yıl önce “Şehit oldu” dediği Zafer Sabancı’nın 2005’te Tunceli’ye atandığını bildirmekle yetindi. 5 yıl önce ölen Murat Çobanoğlu’nun ise 2001 yılında terhis olduğu yazıldı. 
     
    Eyüp Savcılığı’na 3 Haziran’da üç askerin kimlik belgelerini gönderen JKÖAK askerlerin ölüm tarihlerini bile yazmamıştı.
     
    Önceki Haber
    Sonraki Haber
    Haberleri Paylaş
    FacebookMixxDeliciousTwitterGoogleDiggYahooRedditmyspaceFriend FeedStumble Upon
     
     
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim