• BIST 106.983
  • Altın 142,036
  • Dolar 3,5276
  • Euro 4,1070

    Tam bir skandal

    06.03.2011 06:38
    17 Ağustos büyük Marmara Depremi’ni yaşayan kentlerde yıkılmayan ama ağır hasar gören evler üniversite öğrencilerine kiralanıyor.
    Tam bir skandal
    Tam bir skandal Tam bir skandal Tam bir skandal

    Sakarya, İzmit ve İstanbul gibi deprem tehdidi altında olan şehirlerde yıkılma tehlikesi olan veya deprem yönetmeliğine göre önemli takviyeler yapılması gerektiği halde yapılmayan "mezar evler", üniversite öğrencilerine kiraya veriliyor. Uzmanlar bu tür binalarda mülk sahiplerinin kendisinin yaşamadığını ama elektrik, su gibi hizmetlerinin kesilmemiş olmasından dolayı kiraya verilebildiğine dikkat çekerek, özellikle de şehri bilmeyen öğrencilerin bu tür kiralık evlerde yaşadığı uyarısında bulunuyor.

    Oturulamazlar bile kiralık

    Adapazarı Emlakçılar Odası Başkanı Selçuk Başak, şehirde bu tür güvensiz binalarda oturan binlerce öğrenci olduğunu söyledi. Başak “1999 depreminden sonra şehirde yıkılması gereken 15 bin konut vardı. Bunların bazıları yıkıldı, bazıları onarıldı. Ama pek çoğu hâlâ aynı şekilde korunuyor, oturulamaz raporu olanlar da var ve kiraya verilmek suretiyle üstlerinden para kazanılı yor. Şehre her yıl 5 binin üzerin de öğrenci okumak için geliyor. Bunlar şehri bilmedikleri ve genelde merkezi yerlerde oturmak istedikleri için bu tür evlerin en iyi kiracı adayı haline geliyor” dedi.

    Bir an önce harekete geçilmeli

    Başak bu binalara önlem olarak elektrik, su ve gaz gibi hizmetlerin verilmemesini savunurken, “Tabii ki baş sorumlular vicdanlarıyla baş başa bıraktığımız mülk sahipleri. Ama yöneticiler de hiçbir önlem alınamayan bu evlerle ilgili bir an önce harekete geçmeli” diye konuştu.

    Satamıyor ama kiralıyorlar

    İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası 2. Başkanı Nizameddin Aşa da şehirde özellikle Avcılar, Bakırköy, Florya, Büyükçekmece-Gürpınar, Kadıköy, Bostancı gibi sahil bölgelerinde kaçak ve riskli binalar olduğunu ve bu binalarda büyük çoğunlukla kiracıların oturduğunu anlattı. İstanbul'un ekonomik gerekçelerle artık öğrencilerin birinci tercihi olmadığını, ama yine de şehir dışından gelen ve ekonomik durumu iyi olmayan öğrencilerin geçmiş yıllara göre daha az sayıda da olsa bulunduğunu anlatan Aşa, bu gruptaki öğrencilerin de daha merkezi olduğu ve kiralık fiyatlarından dolayı bu tür konutlarda yaşadığını açıkladı. Aşa şu tehlikelere dikkat çekti: "İstanbul, Adapazarı kadar olmasa da deprem bölgesi ve maalefes binaların yüzde 55'i kaçak yapı, imar mevzuatına aykırı yapılmış binalar. 2-3 kat olması gerekirken yüksekliği 5-10 kata kadar çıkmış binanın deprem sağlamlığı daha baştan tartışmalıdır. Ki bunların çoğu 1999 depreminden önce yapıldı. Bazılarının hasarlı olduğuna dair belediyede tescilleri var. Bir binayı satın almak istediğinizde tapu sizi belediyeye gönderip hasarlı olup olmadığını araştırmanızı istiyor ama kiralarken böyle bir araştırma isteyen yok. Yani riskli binaları satamıyorsunuz ama kiralanmasına mani yok. Bence İstanbul'daki eski binaların yüzde 30'u depremde ciddi hasar görmüş olan binalardır ve hala da tedbir alınmamış olduğu için bu binalar insan yaşamına birinci derecede tehlike eden yapılar olarak yerlerinde durmaktadır."

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim