• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Tabip Odası'ndan sezeryen ve kürtaj açıklaması

    31.05.2012 15:07
    Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Eralp Atay, Türkiye gündemine oturan sezaryen ve kürtaj ile tartışmalarını değerlendirdi.
    Tabip Odasından sezeryen ve kürtaj açıklaması
    Tabip Odası'ndan sezeryen ve kürtaj açıklaması Tabip Odası'ndan sezeryen ve kürtaj açıklaması Tabip Odası'ndan sezeryen ve kürtaj açıklaması

    Tartışmaların Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarıyla başladığını hatırlatan Dr. Eralp Atay, “Sezaryen bazı durumlarda yaşam kurtaran bir cerrahi yöntemdir. Ancak bazı istenmeyen yan etkileri sakıncaları da vardır. Bu nedenle normal doğum hem anne sağlığı hem de bebek sağlığı açısından daha doğru bir seçimdir. Sezaryen ancak tıbbi gereklilik var ise başvurulması gereken bir doğum şeklidir. Kürtaj ise, mevcut yasal çerçeve içinde bireyler ve aileler, tamamen özgür iradesi ile isteğine bağlı olarak 10 haftalığa kadar gebelikleri sonlandırabilmektedirler. Kürtaj bir aile planlaması yöntemi değil, zorunlu bir ihtiyaçtır. Ülkemiz geçmişte modern yöntemlerle korunamadığı ve sağlıklı koşullarda kürtaj yaptıramadığı için kendi kendine çocuğunu düşürmeye çalışan birçok kadının ölümüne şahit olmuştur Ülkemizde 1983 yılında kabul edilen 2827 sayılı Aile Planlaması yasası ile üreme hakkı ile ilgili önemli gelişmeler sağlanmış, Türkiye’de kadın sağlığında çok olumlu gelişmeler gerçekleşmiş ve anne ölümleri dramatik bir biçimde azalmıştır. Şimdi bu yasanın değiştirilmesi planlanmaktadır. Bu plan adım adım ülkemizin hafızasında kamu yararına ne varsa silinmesi ve hafızanın yeniden yaratılması çabalarının bir parçasıdır” dedi.
    “Ancak sezaryen uygulamasını cinayetle eşleştirmek sınır ötesi müdahaledir” diyen Atay, “Çünkü tıbbi gereklilikle uygulanan sezaryen doğumlar annenin ve bebeğin yaşamını kurtarmak için eldeki en önemli olanaktır. Sağlık hizmetini talep/kar üzerinden değil, gereksinimler üzerinden kurgulamadıkça sorunları çözmek olanaksızdır. Başbakan haksız yere hekimleri hedef göstermekte ve sağlıkta artan şiddeti daha da arttıracak bir söylemin baş aktörü olmaya devam etmektedir. Bir kez daha bilinmelidir ki istenmeyen gebeliğin sonlandırılması bir sağlık hizmetidir. Sağlık hizmetidir; çünkü anne ölümlerini ciddi biçimde azaltır. Bu nedenle biz hekimler bu hizmeti sunmaya yasalar çerçevesinde devam edeceğiz. Bunu yaptığımız için ne biz cani olacağız, ne de hastalarımız. Hiçbir bilimselliği olmayan ‘üç çocuk-beş çocuk’ söylemiyle kadınları istemleri dışında çocuk doğurmaya zorlamak, zaten dezavantajlı konumdaki kadınları daha da güçsüzleştirmek, sağlıksızlaştırmak anlamına gelmektedir. Hastalarımızın haklarını ve hekimlik onurunu savunmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    aydinpost-facebook.20120414234532.jpg

    aydinpost-twitter.jpg

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim