• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391

    Tabip Odası'ndan açıklama

    05.01.2011 11:24
    Tabip Odasından açıklama
    Aydın Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Eralp Atay, yaptığı basın açıklaması ile verem Savaş Dispanserlerinin önemini anlatarak, verem hastalığının en büyük nedenlerinden birisinin yoksulluk olduğunu söyledi.
    Tabip Odası'ndan açıklama Tabip Odası'ndan açıklama Tabip Odası'ndan açıklama

    Atay “Yoksulluk tüm dünyada verem hastalığı riskini arttıran en önemli nedendir. Bu nedenle bir ülkede verem savaşının temelini yoksullukla savaş oluşturmalıdır” dedi.
    Verem Savaş Dispanserlerinin veremle savaşın vazgeçilmez temel kurumlarından biri olduğunu kaydeden Aydın Tabip Odası Başkanı Eralp Atay, “Bilindiği gibi verem hastalığı havayolu ile bulaşan bir hastalıktır. Eğer bir tüberküloz hastası uygun biçimde tedavi edilmezse yılda yaklaşık 10-15 kişiye verem mikrobunu bulaştırır. Öte yandan verem hastalığı bazı gruplarda daha fazladır. Alkolikler, cezaevlerinde yaşayanlar, şeker hastaları, ilaç bağımlıları ve böbrek hastaları bu riskli gruplardan bazılarıdır. Ancak yoksulluk tüm dünyada verem hastalığı riskini arttıran en önemli nedendir. Bu nedenle bir ülkede verem savaşının temelini yoksullukla savaş oluşturmalıdır. İşsizlik, sosyal güvencenin olmaması, sağlık hizmetine erişimde hastanın cebinden nakit para çıkması gibi sorunlar da verem hastalığı riskini arttıran diğer önemli nedenlerdir. Bu nedenle Türkiye"de işsizliğin giderek artışından, vergi dışında prim adı altında ek para ödeyerek insanların sosyal güvence hakkına ancak kavuşmasından, kayıt dışı çalışma ortamında primlerin ödenmemesinden ve daha önemlisi sağlık hizmeti için her başvuruda “katkı payı” adı altında hastanın cepten para ödemesinden verem hastalığı açısından kaygılıyız. Ancak seçilen bu kötü politikalara rağmen ülkemizde yüzyıllık birikimle verem savaşı dispanserlerinin öncülüğünde yürütülmekte olan verem savaşı bugün itibariyle başarılıdır. Verem savaşının bu başarısında, verem savaşı dispanserleri başta olmak üzere, ülkemizdeki sağlık alt yapısının, yetişmiş sağlık personelinin temel rol oynadığı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir” dedi.
    Aydın"da yakın dönem önce uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı uygulamaları sonucunda birinci basamak sağlık hizmeti “aile hekimliği” ve “toplum sağlığı merkezleri” aracılığıyla yürütüleceğini ancak bazı kaygılarının olduğunu ifade eden Atay, “Bilinmelidir ki sadece aile hekimliği, toplum sağlığı merkezleri ve hastaneler ile verem savaşını yürütmek olanaksızdır. Eğer verem savaşı konusunda deneyimli dispanserler olmazsa, tüberküloz hastalığının tanısında, tedavisinde, takibinde, tedavinin tamamlanmasında, temaslıların taranmasında, koruyucu tedavide, risk gruplarının kontrol ve takibinde başarılı olunamaz. Unutulmamalıdır ki; verem hastalığının temeli olan gözetimli tedavinin planlanması, denetimi ve tedavi terklerinin takibi dispanserlerin işidir. Aile hekimlerinin bu işleri yapamayacağı açıktır. Bu gerçeklere rağmen bugün itibariyle Türkiye"de pek çok verem savaş dispanserinde eğitimli ve deneyimli personel kalmamıştır. Dahası bu ülkede veremi kontrol altına almış olan verem savaş dispanser çalışanları bugün itibariyle gelecek umutlarını ve motivasyonlarını kaybetmişlerdir. İlimizde bulunan Nazilli Verem Savaş Dispanseri bunun en son örneğidir. Gerçekten de başarılı çalışmalarıyla Dünya Sağlık Örgütü"nün örnek gösterdiği Nazilli Verem Savaş Dispanseri aile hekimliğinin ilimizde uygulamaya konulmasıyla kan kaybetmiş ve bünyesinde çalışacak hekim kalmamıştır” dedi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim