• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    "Suriye'nin geleceğini onların eline bırakamayız"

    25.08.2012 10:31
    Suriyenin geleceğini onların eline bırakamayız
    Bakan Davutoğlu, "Suriye'nin geleceğini 3-5 PKK'lının eline bırakmayız" dedi.

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'de normal yönetime geçmeden de facto yönetimler ve alanlar ilan edilmesinin iç savaşı tetikleyebilecek bir tehlike olduğunu söyledi. Bakan Davutoğlu, Suriye'de ordu ve istihbaratın yapısının bozulmasını istemediklerini belirtti. Davutoğlu, "Şartlar zorlamadıkça Türkiye hiçbir zaman bu tarzda (askeri) bir müdahaleyi istemez. Kamu düzeninin bozulmayacağı şekilde bir planlama içinde olmamız lazım. Ama böyle bir duruma hazırlıklı olmak da görevimiz." dedi.

    NTV televizyonunda soruları cevaplayan Ahmet Davutoğlu, Suriye'de hiçbir grubu dışlamadıklarını fakat Esad'la çalışıp oportünist davranan ve PKK ile açık ve net bağlantıları olan PYD'nin bunun dışında olduğunu dile getirdi. Bakan Davutoğlu, "Bu irtibat kopmadan bizimle samimi diyaloga hiç kimsenin girmesi mümkün değildir. Hele Gaziantep saldırısının ardından terörle öyle veya böyle irtibatı olan herkes bizim için bir terör mensubu muamelesi görür. Buna tolerans göstermemiz de mümkün değil." diye konuştu.

    Suriye'de daha normal yönetime geçilmeden de facto yönetimler ve alanlar ilan edilmesine karşı çıktıklarını dile getiren Davutoğlu, "İç savaşı tetikleyecek şekilde otonom bölgeler ilan edilirse o zaman iç savaşın içinden çıkılmaz. Yeni Suriye parlamentosu oluşur ve kendi yönetim şeklini belirler. Buna alandaki 3-5 PKK militanı karar verecek değil. Suriye'nin geleceğini onların eline bırakamayız. Çünkü o gelecek bizi de etkileyecek." şeklinde konuştu. Bakan Davutoğlu, bu risklerin gerçekleşmemesi için Suriye'deki gelişmelere yoğun şekilde müdahil olduklarını söyledi.

    Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahale ihtimalinin sorulması üzerine Davutoğlu şöyle konuştu: "Böyle bir şeyin gündeme gelmesini istemeyiz. Son derece dikkatli bir dış politika takip ettik. Dediğiniz şartta bir müdahale şartlarının oluşmaması için tüm çabaları sarf ettik. Şartlar zorlamadıkça Türkiye hiçbir zaman bu tarzda bir müdahaleyi istemez. Kamu düzeninin bozulmayacağı şekilde bir planlama içinde olmamız lazım Esed'den sonra. Irak'ta olduğu gibi bürokrasinin, devletin, ordunun tümüyle çöktüğü bir senaryo felaket senaryosu olur. Lübnanlaşma olur. Bunu kimse arzu etmiyor. Tüm mezhebi karakterine rağmen ordu ve istihbarat yapısının bozulmaması gerektiğini düşünüyoruz. Böyle bir durumda hazırlıklı olmak görevimiz. Hiçbir şeyi tesadüfe bırakmamak. Cenk bizim istemediğimiz ir şeydir. Ama toplumların kaderlerinde bazen istemedikleri halde zor şartlarla karşı karşıya kalma olabilir. Uluslararası camiada Suriye'nin istikrarsızlaştırılmasına müsaade etmez. O kadar karamsar olmayalım."

    Suriyeli muhalif savaşçıların son dönemde elde ettikleri başarıda Türkiye'nin payının sorulması üzerine Davutoğlu, "Bunu Suriye'nin iç dinamiklerinde aramak lazım. Türkiye gibi bir komşunun mevcudiyeti Suriye halkına güven vermiştir. Bir anlamda bu baskılar karşısında sığınacakları bir yerin olmuş olması oradaki direnişe tabii ki büyük bir özgüven kazanmıştır. Bizim esas yoğunluklu çalışmamız diplomatik alanda oldu ve h'l' devam ediyor. Bu baskıyı artırarak sürdüreceğiz." dedi.

    SURİYELİ MİSAFİRLERE ULUSLARARASI YARDIMLAR DEVEDE KULAKTOZU

    Gelecek hafta BM Güvenlik Konseyi'nde mülteciler konulu bir toplantıya katılarak Türkiye'de sayıları 75 bini aşan Suriyeli sığınmacıların durumunu gündeme getireceğini ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi: "BM bugünler için var. Türkiye şu anda tek başına BM misyonu üstlenmiş durumda. Verilen uluslararası yardımlar devede kulak bile değil, kulaktozu. Türkiye tek başına insanlık adına BM'nin yapması gereken bir işi yapıyor. Türkiye'nin bu işi yapıyor olması dolayısıyla kimse ortada bir kriz olduğunu fark etmiyor. 'Biz bu kardeşlerimizi almamış olsaydık 80 bin kişi bir insanlık trajedisi yaşıyor olsaydı krizin farkına varırdınız. Sizin bu krizin farkına varmanızı istiyoruz artık.' diyeceğiz. BM'de gündeme getireceğimiz husus bu. Dalgalar şekilde devam edecek olursa BM'nin buna müdahale etmesi lazım."

    Bakan Davutoğlu, Suriye hava sahası yakınlarında düşürülen Türk jetiyle ilgili olarak ise "Önümüzdeki günlerde uçağın parçaları üzerinde yapılan araştırmaların sonuçları açıklanacak olgunluğa ulaşacak." bilgisini verdi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim