• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Steve Jobs ve Dersim!

    26.11.2011 12:52
    Steve Jobs ve Dersim!
    O gerçeklerler yüzleşmek, sorumlularını tarih önünde mahkum etmek gerekir.
    Steve Jobs ve Dersim! Steve Jobs ve Dersim! Steve Jobs ve Dersim!

     

    Walter Isaacson’ın kaleme aldığı müthiş Steve Jobs biyografisini okuyorum.
     
    Kitapta, Suriyeli babası ve Alman kökenli Wisconsinli annesi tarafından küçük yaşta evlatlık verilen Jobs’ın bu gerçeği öğrendiğinde nasıl sarsıldığının ve ömürboyu bu acıyla mücadele etmek zorunda kaldığının öyküsü de var elbette. İlk kez küçük yaşta iken kapının önünde oynadığı bir kız arkadaşından anne ve baba bildiği insanların biyolojik anne-babası olmadığını öğrenen küçük Steve gözyaşları içinde eve koşar. Yatışması, kendini özel hissetmesi kolay olmayacaktır.
     
    Yıllar boyu bu acıyı içinde taşır.
     
    Biyolojik annesinin izini sürmek için, annesinin ölmesini bekler.
     
    Sonunda annesiyle tanışır ve bir ilişki kurar, babası ile ise kendi isteği doğrultusunda hiçbir zaman karşılaşmaz.
     
    Bu, bir insanın kişisel tarihinin onun hayatını nasıl belirlediğinin açık bir örneği.
     
    Sürekli olarak evlatlık olması gerçeğiyle yaşamak zorunda kalan bir insan olarak çektiği sıkıntılar, başkalarıyla ilişki kurmakta karşılaştığı sıkıntılar kitapta çarpıcı bir dille anlatılıyor.
     
    Herkes geçmişini bilmek ve onunla yüzleşmek ister. O yüzden, Başbakan Erdoğan’a “Durup dururken eski defterleri niye açtın” eleştirisinde bulunanlar büyük bir hata yapmaktadır.
     
    Bireyler gibi, toplumlar da geçmişlerini öğrenme hakkını bilmek, karşı karşıya kaldıkları zorlukların hikayesini öğrenmek durumundadır.
     
    Bir isyan üzerinden bir kentin yerlebir edilmesi, insanları mağaralarda imha edilmesi gerçekse bunu bilmek sadece bu kültürün yok olan kuşaklarının değil, o toplumda yaşayan herkesin hakkıdır.
     
    Sonuç itibariyle, etnik kimlikleri Zaza, inanç kimlikler Kızılbaşlık olan bu insanlar, yeni kurulan rejim tarafından çıbanbaşı olarak görülmüş ve her yolun mübah görüldüğü bir yöntemle halledilmişlerdir.
     
    O dönemde Stalin’in Rusya’da, Hitler’in Almanya ve Avrupa’da, Mussolini’nin İtalya’da yaşattığı büyük vahşetler, hem kendi kamuoyları, hem de dünya kamuoyu tarafından biliniyorsa, Türkiye halkının da o tarihlerde bu topraklarda neler yaşandığını bilmesi gerekir.
     
    Gerçekler zaman zaman rahatsız edici olabiliyor ama rahatsız edici gerçeklerden kaçarak bir yere varamazsınız.
     
    O gerçeklerler yüzleşmek, sorumlularını tarih önünde mahkum etmek gerekir.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim