• BIST 90.182
  • Altın 147,357
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515

    Sözün bittiği yer: Vur emri

    27.06.2012 10:18
    Sözün bittiği yer: Vur emri
    Suriye'nin açık ve yakın tehdit haline geldiğini ilan eden Başbakan, TSK angajmanının buna göre değiştirildiğini söyledi.
    Sözün bittiği yer: Vur emri Sözün bittiği yer: Vur emri Sözün bittiği yer: Vur emri

    "Dostluğumuz ne kadar değerliyse gazabımız da o kadar şiddetlidir. Provokatörlerin tuzağına düşmeyiz"

    Başbakan Tayyip Erdoğan, Suriye'nin F-4 savaş uçağını düşürmesiyla başlayan krizin ardından ilk kez konuştu, Suriye'ye sert mesajlar verdi. Türk uçağının kasten düşürüldüğünü, bunun açık bir saldırı olduğunu belirten Erdoğan "Son olay, Esad yönetiminin kendi halkıyla birlikte Türkiye'ye, Türkiye'nin güvenliğine açık ve yakın tehdit haline geldiğini ortaya koymuştur" dedi. Erdoğan Suriye'den Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsurun tehdit olarak algılanacağını belirterek, TSK'nın anganjman kurallarını buna göre değiştirdiğini vurguladı ve "Suriye'den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak her askeri unsur, bir tehdit olarak değerlendirecek ve askeri hedef olarak muamele görecektir" dedi. Erdoğan, yasama yılının son AK Parti Grup toplantısında şu mesajları verdi:
    * KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK: Türkiye'nin hiçbir ülkenin ve hiçbir komşusunun toprağında gözü yoktur ve olmayacaktır. Türkiye hiçbir ülkenin iç işlerine karışmamıştır ve karışmayacaktır. Türkiye, komşularının her alanda kendisinden emin olacağı bir ülkedir. Türkiye'nin dostluğu son derece değerlidir.
    * ŞİDDETİMİZ KAHREDİCİ: Türkiye'nin dostluğu ne kadar değerliyse herkes bilsin ki Türkiye'nin gazabı da o kadar şiddetlidir o kadar kahredicidir. Yumuşak başlılığımız uysal koyun olduğumuz anlamına gelmez. Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız birilerini aldatmasın. Sağduyulu olmamız acziyet gibi algılanmasın.
    * 3. ÜLKELERE MESAJ: Türkiye'nin büyümesinden rahatsızlık duyanlar var. Türkiye'nin küresel ekonomik kriz karşısında sapasağlam duruşundan ciddi rahatsızlık duyanlar var. Bu rahatsız çevrelerin Türkiye'ye yönelik terörü desteklediklerini, bölgedeki bazı kukla yönetimleri Türkiye'ye karşı kışkırttıklarını çok iyi biliyoruz ve görüyoruz. Türkiye'ye hasmane tutum sergileyen çevrelere karşı da şunu söylüyorum; yakıcı bir azap olmaya devam edeceğiz.
    * HASMANE TUTUM: Uçağımızın Suriye karasularında değil, Doğu Akdeniz'de, Suriye'nin 13 deniz mili açığında uluslararası sularda saldırıya uğradığı kesindir. 1 Ocak 2012 tarihinden bugüne kadar, farklı ülkelerin askeri uçakları tarafından Türkiye hava sahası 114 kez ihlal edilmiştir. 5 kez de Suriye helikopterleri hava sahamızı ihlal etmiştir. Uçağımız bir yanlışlık, bir hata sonucu değil, tamamen kastı mahsusayla, hasmane bir tutumla hedef alınmıştır.
    * SURİYE YAKIN TEHDİT: Bir kere buradan tüm dünyaya açık açık şunu ifade ediyorum; Türkiye yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayip ederek bu haksızlığa karşı uluslararası hukuktan doğan haklarını kullanacak, gereken adımları kararlılıkla atacaktır. Biz Suriye yönetiminin kendi halkı için tehdit haline geldiğini görüyoruz. Ancak bu son olay, Esad yönetiminin kendi halkıyla birlikte Türkiye'ye, Türkiye'nin güvenliğine açık ve yakın tehdit haline geldiğini ortaya koymuştur.
    * ANGANJMAN KURALLARI DEĞİŞTİ: Bu son olaydan sonra artık yeni bir aşamaya geçilmiştir. Türkiye olarak Suriye yönetiminin sınırlarımızda oluşturduğu güvenlik risklerini hiçbir şekilde tolere etmeyecek, karşılıksız bırakmayacağız. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin angajman kuralları artık bu yeni aşamaya göre değiştirilmiştir.
    * VUR EMRİ: Suriye'den Türkiye sınırına güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak her askeri unsur, bir tehdit olarak değerlendirecek ve askeri hedef olarak muamele görecektir. Buradan Suriye rejimini bir hata yapmaması, Türkiye'nin kararlılığını ve dirayetini sınanmaması yönünde uyarıyoruz.
    * ELEŞTİRİLERE SERT YANIT: Sanki bu milletin evladı değil, sanki bu ülkenin vatandaşı değil bunlar ve bunu bu kadar insafsızca, bu kadar fütursuzca yapıyorlar. Bu olayda Türkiye sonuna kadar haklıdır. Doğu Akdeniz'in genelinde haklarımız var. Kuzey Kıbrıs dahil olmak üzere, garantörü olduğumuz bu ülkenin hakları var. Bunun yanında bölgede diğer ülkelerin oluşturduğu sıkıntılar var. Rutin olarak bu çalışmaların burada yapılması bizim en doğal en tabii hakkımızdır.
    * MUHALEFETE TEŞEKKÜR: Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerimizin genel başkanlarına, pazar günü fikir teatisinde bulunmak için davette bulunduk. Sağ olsunlar davetimize icabet ettiler. Böyle ortak hassasiyetle hareket etmemiz, ulusal bir konuda çağrımıza olumlu cevap verdiler ve geldiler. Ben gösterdikleri hassasiyet ve nezaket sebebiyle kendilerine teşekkür ediyorum.
    * SAVAŞ ÇIĞIRTKANLARINA: Türkiye sınırları zorlanacak, dostluğu ya da husumeti test edilecek bir ülke değildir. Türkiye olarak elbette savaş çığırtkanlarının provokatörlerin tuzağına düşmeyiz, merak etmeyin. Ancak uluslararası sularda uçağımızı yapılan saldırı karşısında da susacak tepkisiz kalacak, elimiz kolumuz bağlı kalacak ülke değiliz.
    * ESAD GİDENE KADAR: Suriye halkı bu zulümden, bu katliamdan, bu eli kanlı diktatör ve çetesinden kurtuluncaya kadar Türkiye ve Türk halkı gereken her türlü desteği verecektir. Suriyeli kardeşlerimize yürekten sesleniyorum; muhakkak ki Allah'ın yardımı yakındır.

    BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR
    Başbakan Erdoğan grupta yaptığı konuşmada, MHP Lideri Bahçeli'ye ise şu sözlerle teşekkür etti: "Gösterdikleri bu birlik, beraberlik, dayanışma ifadeleri için kendilerine özellikle teşekkür ediyorum ve bütün siyasi partilerden de aynı anlayışı, aynı yaklaşımı görmek istiyoruz. Çünkü milletimizin şu anda buna ihtiyacı var." Erdoğan, Suriye politikasını eleştirenlere de yanıt verdi: "Türkiye'ye, kendi ülkesine, maşa, taşeron gibi ifadelerle hakaret edenler, haksızlık edenler var. Biz kimsenin maşası değiliz, taşeronu da değiliz. Biz Hz. Ali'nin sözünü rehber edinmiş bir ülkeyiz. Ne diyor Hz. Ali; 'haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.'

    NOTLAR:
    13 ÜLKE CANLI VERDİ
    AK Parti'nin son grup toplantısında salon hıncahınç doldu. Bazı milletvekilleri konuşmayı ayakta izledi; kimisi tarihi konuşmayı dinlemeye eş ve çocukları ile geldi.
    Erdoğan'ın konuşması İngilizce ve Arapça'ya çevrildi.
    Konuşmayı Türkiye'de bulunan Kuveyt heyeti de izledi.
    Erdoğan'ın konuşmasını yabancı 13 TV canlı olarak verdi.
    Salonda yer bulamayanlar konuşmayı kulisteki televizyonlardan izledi.
    Erdoğan'ın Suriye'ye sert uyarılar yaptığı bölümlerde, yükselen alkış sesleri Meclis koridorlarına kadar uzandı. 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim