• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Soner'in beynini ne yapacaklar

    17.02.2011 19:29
    Sonerin beynini ne yapacaklar
    Feyzan: "Aklıma düştü. Soner’in beynini de didik didik arayabilirler mi?"
    Soner'in beynini ne yapacaklar Soner'in beynini ne yapacaklar Soner'in beynini ne yapacaklar

    İÇİM İSYAN EDİYOR

    Önümde bir kitap var. Bir araştırma için günlerdir içinde dolaşıyorum. Hikayesi, bahsedeceğim konuyla ilgili değil ama içinde bir şeyler var. İçimin karanlığında yer buluyor.

    Kitabın adı; "Tanıklık Etmek".. Yahudilerin yakın tarih boyunca yaşadıklarını anlatıyor.

    Kitabın bir bölümünde ise şöyle diyor;

    ""Önce Yahudiler için geldiler ve ben ses çıkarmadım çünkü Yahudi değildim. Sonra komünistler için geldiler ve ben ses çıkarmadım çünkü komünist değildim. Sonra sendikalar için geldiler ve ben ses çıkarmadım çünkü sendikacı değildim. Sonra benim için geldiler ve benim için ses çıkaracak kimse kalmamıştı""…

    Tanıklık ediyoruz. Ama konuşmuyoruz. Su gibi çıkıyor dilimizdekiler. Kayboluyor. Bahanelerle susuyoruz, günü kurtarıyoruz. Çoğu vakit geçip gidiyor, belli değil kime işliyor.
    İki isim var. Onların üzerine gelen gölgeler pazartesi sabahı canımı acıttı.
    Biri Candaş Tolga Işık.
    Defalarca özür üstüne özür diledi. Tanıyorum ve biliyorum. Yaptığı hatanın farkında. Ama zorla linç edildi. Israrla, şantajla, tehditle kendi karanlıklarını bulaştırdılar. Jöle keskin kaleme bulandı.
    Biz tanıklık ediyoruz.

    Sonra, Soner Yalçın"ın haberini duydum. Soner"le, 10 yıl önce Habertürk"ün ilk köhne binasında tanıştık. Ataköy Regatta"daki diskodan bozma karanlık bir binada, heyecanla başlayıp ortada hiçbir şeyin olmadığı günlerdi. Dönemin hikayesini kitapta toplayıp anlatıyorum. Herkesin ruhunun konuştuğu tünelden tek tek nasıl geçtiğini, neler yaşadığını okudukça o anları yaşayacak çoğu kişi.
    Ufuk, "Baharcım gel Soner"le tanış. Habertürk"ün ortağı sayılır" demişti. Fikir ortaklığı vardı bizimle. Farklı bir ses olmak en büyük sermayemizdi. Arkadaşlığımızı da bunun üzerine inşa ettik.
    Bir yandan biz, dışarından da Soner desteklerdi Ufuk"un Habertürk"ünü.

    Kimi zaman haber verdi, kimi zaman analiz etti. Yazdı çizdi. İsmi çok geçmese de hep içindeydi, kenarındaydı. Bazen de tam ortasında oldu.

    Sonra ki aylar ara sıra e-mailleşirdik. Beni yazdıklarıyla ilk kez Alexander Pushkin"le tanıştırdı. Beraber e-mail trafiğinde klasiklerden notlar çıkarıp paylaşırdık. Hep daha farklı yorumlardık.
    Ama ikimiz de günün sonunda bir şeyler alırdık farklılıklardan.

    Bir gün Ufuk"un Habertürk"üne geldiğinde, "Kurtlar Vadisi"nin danışmanlığına başladığını söyledi. İlk bölümü hep beraber izledik. "Bu dizide herkes var" diyordu. Sonra O"nu Anadolu Yakası"nda Osman Sınav"ın ofisine bırakmıştım. Yolda dizinin omurgasından bahsediyordu. Çok heyecanlıydı. Dizi tarzım da değildi ama Soner"in heyecanını zevkle dinledik.

    O"nun da, benim de hayatımda kritik zamanlardı. Önemli kararlarımız vardı. Birini seçmek gerekiyordu. Öyle bir dostluğumuz oluştu. Önemli zamanlarda kesişti yollarımız hep.

    Ben O"na sorardım bazen. "Sence?" diye. O da uzun uzun anlatır- analiz ederdi. Her defasında "amma çok komplo teorisi var senin kafanda" derdim. Gülerdik.
    Benim hayatım daha başka. O kadar komployu üst üste oturtursam gece uyuyamam, gündüz kafamı kaldıramam. Ama Soner onların üzerine kitaplar, haberler inşa eder, araştırır analizlerini yapar.

    Sonra ben New York"a gittim. Ntv"nin New York muhabirliğini yaptığım dönemde Amerika"dan birkaç kez konuştuk. "Önemli bir röportaj patlatmadan dönme" derdi. Hakikaten şans, şartlar artık bir araya gelen ne varsa; Brad Pitt, Wolfang Peterson, Diane Kruger, Eric Bana ve bir çok isimle röportaj yaparak döndüm.

    Gülerdik bir koyduk kaç aldık diye. Bir gün başıma bir iş gelmeden önce aradı beni. "Bu oluyor dikkat" diye. İnceldiği yerden kopsun dedim..Koptu da! Yine herkes gülümseyerek devam etti yoluna. Ayrı yollardı ama kesişti hep bir yerlerde.

    2007"de Arnavutköy"deki evime geldi. Kalabalıktık hep beraber bir sürü şeyden konuştuk. Bir hikaye anlattım. Herkesi ikna etti. Gecenin 2"sinde "hadi gidelim soralım" dedi. Israr etti ama takmadık.
    Sormadık ama takip ettik.

    En son Habertürk kitabındaki bazı eksiklikler için bir araya gelecektik. Beyoğlu"nda karşılaştık. Bana yapılan bir haksızlığa isyanımı biliyordu. "Sabret hayatta her şey geçiyor" dedi.
    En kısa zamanda görüşeceğiz diye sözleşerek ayrıldık.
    Fikirlerinin bazılarına katılmam ama Soner keskin olmadı hiç. Anlaşmak için bir yolu vardı hep. Hala da öyle. Yanlış düşünüyorsun demez. Kendi perspektifini anlatır.
    Soner Yalçın gazetecidir. Beğenilir ya da beğenilmez ama gazetecilik yapar.
    Pazartesi sabahı Soner"in evinde arama yapıldığı haberiyle uyanınca
    içim kırıldı. Gazetecilik kırıldı.
    Sabahın kör karanlığında yapılan baskın mı? Yoksa belirsizlik mi? Didik didik yapılan aramalar mı?
    Hangi sorudan başlayayım karıştım.

    Aklıma düştü. Soner"in beynini de didik didik arayabilirler mi?
    Hangi düşünceleri beğenmeyip oradan çıkarabilirler?
    İçim isyan ediyor. Sesim ne kadar çıkıyor bilmiyorum.
    Kimsenin birbiri için ses çıkarmadığı yerde, kimsenin kalmadığı yalnızlıkta sıraya girenlere sessiz tanıklık etmeye devam mı edeceğiz? Soruyorum.

    Bahar Feyzan‏
    Gazeteci

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim