• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111

    'Şiddetle' duyarsızlaşıyoruz!

    21.10.2010 16:17
    Şiddetle duyarsızlaşıyoruz!
    ''Toplumda şiddet davranışı şiddeti doğruyor. Şiddet olayları artıkça kişiler duyarsızlaşıyor.''
    'Şiddetle' duyarsızlaşıyoruz! 'Şiddetle' duyarsızlaşıyoruz! 'Şiddetle' duyarsızlaşıyoruz!

    Ege Üniversitesi (EÜ) Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Psikiyatri Derneği İzmir Şube Başkanı Doç. Dr. Şebnem Pırıldar, ''Toplumda şiddet davranışı şiddeti doğruyor. Şiddet olayları artıkça kişiler duyarsızlaşıyor'' dedi.

    Pırıldar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şiddetin karmaşık bir davranış bulunduğunu ve pek çok nedeni olabileceğini belirtti.

    Şiddetin, ''Bir kişinin diğer kişilere grup içi otoriteyi sağlamak ya da karşı tarafın varlığını sindirmek amacıyla zarar vermeye yönelik bilinçli yapılan fiziksel ve psikolojik davranışlar'' olarak tanımlanabileceğini dile getiren Pırıldar, son dönemde şiddet davranışlarının medyada daha çok yer aldığını ve bu tür haberlerin ilgi çektiğini söyledi.

    ''Şiddet davranışı, şiddeti doğuruyor, bu tür olaylar görüldüğünde kişiler duyarsızlaşıyor'' şeklinde konuşan Doç. Dr. Pırıldar, şöyle devam etti:

    ''Saldırganlık dediğimiz yoğun öfkenin dışa vurumudur. Saldırganlık temel olarak biyolojik bir davranıştır. Bazıları daha agresiftir, bazıları değildir. Bu tür davranışlar aile, toplum, medya tarafından yönlendirilebilir. Bu tür haberlerin çokça verilmesi kişilerin duyarsızlaşmasına neden oluyor. Biyolojik hastalıklar bazen tetikleyebilir. Öfke duygusuna paralel bir şey. Kişide güven, adalet duygusu yoksa, dürtülerini denetleyemiyorsa ve toplum içinde doğru modeller yoksa saldırganlık da artabilir.''

    Toplumda daha çok kadınlara ve hayvanlara yönelik şiddetin dikkati çektiğini de vurgulayan Pırıldar, kadının toplumsal rolü ne kadar güçlenirse güçlensin, aile içi şiddette genelde mağdur olan taraf olduğunu dile getirdi.

    Erkeğin fiziksel olarak daha güçlü olduğunu, güçlünün zayıfa, yani kadına yönelik şiddetinin de basında sık sık yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Şebnem Pırıldar, aile içi şiddetin sadece fiziksel olmadığını, psikolojik şiddetin de basında yer aldığını ve bireylerin bu tür şiddet olaylarını kanıksamaya başladığını anlattı.

    Güçlünün zayıfa olan şiddetine bir örnek olarak da insanların hayvanlara yönelik şiddetini gösteren Doç. Dr. Pırıldar, Bornova'da bir kedinin kafasının parçalanarak öldürülmesinin de aynı kapsamda değerlendirilebileceğini söyledi.

    -''AİLE İÇİ PAYLAŞIM ARTMALI''-

    Yoğun öfkenin dışa vurumu olarak tanımlanan saldırganlığı engellemek için çeşitli yöntemler bulunduğunun altını çizen Şebnem Pırıldar, toplum, okul ve ailede uygun rol modellerinin kazandırılmasının, saldırganlıkla mücadelede önemli olduğunu dile getirdi.

    Kişilerin iletişim becerilerinin geliştirilmesi sayesinde dürtülerin denetlenebileceğini de vurgulayan Doç. Dr. Pırıldar, ''güven'' duygusunun artırılmasının da öfke ve şiddet duygularının kontrol edilmesinde fayda sağlayacağını dile getirdi.

    Şiddet ve beraberinde getirdiği saldırganlığın aile ve toplumda öğrenildiğini kaydeden Şebnem Pırıldar, bazı bilgisayar oyunlarının da şiddet ve saldırganlık dürtüsünü tetikleyebildiğini anlattı.

    Şiddet unsuru içeren her türlü oyun ve materyalin çocuklardan uzak tutulması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Pırıldar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Saldırganlık çok derin bir konu. Saldırganlığı azaltmak için öncelikle aile içindeki paylaşımı artırmak ve bütünlük duygusunu geliştirmek gerekli. Aileyi bir arada tutan değerlere sahip çıkmak önemli. Çocuklara 'bilgisayar oynama' diyeceğiz ama yerine ne yapacağız. Bir takım değerler zincirini oluşturmak gerekiyor. Daha olumlu iletişim becerileri kazandırılması şiddet ve saldırganlığın azaltılmasında sağlıklı olur. Aile içinde şiddet içeren sözlerin söylenmemesi de önemli. Alay etme, küfürlü ve şiddet içeren sözcüklerin de kullanılmaması aile içinde güvenli bir ortamın yaratılmasına yardımcı olacaktır.''

    Bazı sosyal paylaşım sitelerinin aile içi şiddeti artırdığı ve kıskançlık nedeniyle saldırganlığa neden olduğu iddialarının da bulunduğunu söyleyen Pırıldar, paylaşım sitelerinin toplum içinde her zaman saldırganlığa neden olduğu düşüncesinin doğruluk içermediğini, herkesin paylaşım sitelerini farklı amaçla kullanabileceğini de dile getirdi.

    Doç. Dr. Şebnem Pırıldar, şiddetin azaltılması için toplum içinde kişinin yalnızlık duygusuyla baş edebileceği becerileri kazanması konusunda eğitilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim