• BIST 82.509
  • Altın 147,630
  • Dolar 3,7808
  • Euro 4,0420

    "Senin dilinden ben anlarım"

    23.04.2012 08:10
    Senin dilinden ben anlarım
    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili sert konuştu.

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili, ''Ne diye saldırıyor Diyanet İşleri Başkanımıza? Camilerin ahır yapılması ile ilgili konuda kendisinden onur, monur vesaire gibi laflarla bir cevap istiyor. Bak bu ifadeyi Diyanet İşleri Başkanımıza kullanacak kadar sen edepten, adaptan uzaksın'' dedi.

    BURSA - Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kongresi'nde, dün Şırnak Uludere'de şehit olan Uzman Çavuş Kemal Aktay'a Allah'tan rahmet diledi.

    Başbakan Erdoğan, Uzman Çavuş Kemal Aktay'a ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Türk milletine de başsağlığı dileklerini ilettiğini ifade etti.

    Erdoğan, şöyle konuştu:

    'Yine dün, Türk siyasetine uzun yıllar emek vermiş, AK Parti Isparta Milletvekilimiz Süreyya Sadi Bilgiç kardeşimizin muhterem babası Sadettin Bilgiç'i Hakk'a uğurladık Süreyya kardeşimize, Bilgiç ailesine, tüm Ispartalılara ve milletimize başınız sağ olsun diyor; merhum Sadettin Bilgiç'e de Allah'tan rahmet temenni ediyorum. Yeri inşallah cennet olsun diyorum.''

    Dün akşam, uzun bir yolculuktan, Katar'dan geldiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

    ''Ondan önce, Suudi Arabistan'daydık, Çin, daha önce İran, Güney Kore seyahatleri bu 15 gün içerisindeki yoğun programlarımızın ve bu programlarla hedefimiz, büyüyen Türkiye'yi güçlü Türkiye'yi inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmaktır. Ne dedik? Durmak yok yola devam. Her yerde Türkiye hamd olsun farklı anılıyor bu da tabii bizi, sizler adına gururlandırıyor.''

    Başbakan Erdoğan, yaklaşık 1 milyon 896 bin öğrencinin merakla, heyecanla beklediği, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı'nın açıklandığını da hatırlatarak, şöyle devam etti:

    ''Bursa, 2012 YGS sınavında yine yüksek başarı kaydetti ve ilk 5 başarılı öğrenci arasında bir de Bursalı öğrenci kardeşimiz yer aldı. Türkiye birincileri Sümeyye Nur Satin ve Abdullah Coşkun'u; Onlarla Bursalı kardeşimiz Fatih Furkan Yılmaz'ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. İkinci sınava hazırlanan tüm öğrencilerimize şimdiden kolaylıklar, başarılar temenni ediyorum. İkinci sınava hazırlanan tüm öğrencilerimize şimdiden başarılar, kolaylıklar diliyorum. Daha önce de ifade ettim. Allah'ın izniyle, öğrencilerimiz üzerinde çok ağır bir yük haline gelen bu sınav sistemini değiştireceğiz.

    Stresin, gerilimin, adeta at yarışına dönen acımasız rekabetin ortadan kalktığı, hakça bir yerleştirmenin egemen olacağı yeni bir sistemi inşallah birlikte oluşturacağız. Biz, 9,5 yıl boyunca, Türkiye'de eğitim sisteminin altyapısını iyileştirmek, altyapıyı güçlendirmek için yoğun mücadele verdik ve tarihi nitelikte yatırımlar yaptık. Şimdi artık, fiziki altyapıya paralel olarak, eğitim sisteminde içeriğe, müfredata, kaliteye yöneliyoruz. 30 Mart'ta çıkardığımız yeni yasa ile kademeli eğitime geçiş yaptık ve eğitim sisteminin kalitesine yönelik çok önemli bir adım attık. Eğitimde reformlarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Çıraklık, kalfalık dönemimizde eğitim, sağlık, adalet ve emniyetin de önünde, bizim üzerinde en fazla durduğumuz, en büyük hassasiyeti gösterdiğimiz alan oldu. Ustalık döneminde de yine eğitimi ilk sırada muhafaza edecek, en büyük yatırımı eğitime yapacak, geleceğimiz olan çocuklarımıza yatırım yapmayı hız kesmeden sürdüreceğiz.''

    "CİNAYET KADAR İNSANLIK DIŞI"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, Gaziantep'te, menfur bir saldırı neticesinde hayatını kaybeden Doktor Ersin Arslan'ı da rahmetle andığını ifade ederek, şöyle dedi:

    ''Doktor Ersin Arslan'ın acılı ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına, tüm doktorlarımıza ve tüm sağlık çalışanlarına başsağlığı diliyorum. Şifa dağıtan, özveriyle, fedakarlıkla çalışan, insanları iyileştirmek, insanları sağlıklarına kavuşturmak, insanları mutlu etmekten başka hiçbir amaçları, gayeleri olmayan doktorlarımıza, sağlık çalışanlarımıza yönelik bu tür saldırıları şiddetle kınadığımızı da burada ifade etmek istiyorum. Sağlık Bakanlığımız, sağlık çalışanlarımızın güvenlik meselesini çok büyük bir hassasiyetle takip ediyor. İnşallah bu konuda, sağlık çalışanlarımızla da istişare halinde, yeni bir takım tedbirleri uygulamaya geçireceğiz. Tabii, bu arada Van'da vuku bulan, hem de isminin önünde milletvekili sıfatı bulunan bir şahsın, doktora ve başhekime yönelik darp girişimi de en az Gaziantep'teki olay kadar menfurdur, en az o cinayet kadar insanlık dışıdır. BDP'li bu milletvekilinin doktorumuza ve başhekimimize yönelik saldırısını da lanetliyorum, şiddetle kınıyorum. Bunlar, getirildikleri bu makamları hazmedemeyen tipler. Milletvekili olmak, hiç kimseye karşı, hiçbir kamu görevlisine karşı tepeden bakma, kibirlenme, böbürlenme, afra tafra yapma yeri değildir. Milletvekili makamı insanlara hizmet etme makamıdır. Milletvekili olduktan sonra 'dağları ben yarattım' diyemezsin, 'en güçlü benim diyemezsin'. Tam aksine daha mütevazı olacaksın ve milletinin emrinde, hizmetinde olacaksın. Doğu ve Güneydoğu illerimizde, bu milletvekili ve onun mensup olduğu partinin bazı milletvekilleri tarafından zaman zaman güvenlik güçlerimize yönelik çirkin saldırı... Maalesef bu kez de kendisine bir doktoru, bir başhekimi hedef seçmiştir. Bunları kabullenmek asla mümkün değildir. Bunlar hiçbir zaman yaşatmanın, çözümün tarafında olmadılar. Bunlar, bölgede yoksulluğun sona ermesini, bölgenin sorunlarının çözülmesini, ihtiyaçların giderilmesini hiçbir zaman istemediler. Yeri geldi, havaalanına karşı çıktılar, duble yollara karşı çıktılar, bölgede görev yapan mühendisi, öğretmeni, güvenlik görevlisini tehdit ettiler. Hatta bu vasıflı insanları kaçırdılar, yeri geldi öldürdüler. Bölgeye yatırım gelmemesi, bölgenin çehresinin değişmemesi için her yola başvurdular. Ama biz, bunlara hiç aldırmadan, bunların tahriklerine, bunların çirkin saldırılarına hiç aldırış etmeden bölgeye hizmet etmeye edeceğiz, ediyoruz. Bölgede yaşayan vatandaşımız bizim gayretlerimizi, bizim iyi niyetimizi, samimiyetimizi görüyor. Oradaki vatandaşımız, terör örgütünün de BDP'nin de bölgeye hizmet etmek değil, bölgeyi bir şiddet arenasına çevirip, buradan nemalanmak istediğini görüyor ve biliyor.''

    "ÜLKEYİ 3-5 TERÖRİSTE TESLİM ETMEYİZ"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Biz 3,5 teröriste bu ülkeyi asla ve kat'a teslim edemeyiz. Ve bu sonuna kadar onurlu yürüyüş sürecektir, gidecektir ve 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarını inşallah en ideal seviyeye getireceğiz'' dedi.

    Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kongresi'nde, terör örgütünün de BDP'nin de şiddetin bir çözüm olmadığını görmek zorunda olduğunu belirtti.

    Erdoğan, şunları söyledi:

    ''Şiddet, bölgeye kandan, gözyaşından, acıdan başka hiçbir şey getirmedi. Geçen açıkladım. Terör örgütü silah bırakmadıkça, bu operasyonlar sürecektir. Askerimiz de polisimiz de inlerine varıncaya kadar bu operasyonlar sürecektir. Ancak silah bırakıldığı anda o zaman da güvenlik güçlerimiz bu operasyonlardan vazgeçer. Hiçbir zaman güvenlik güçlerimizin operasyon diye bir derdi yok. Güvenlik güçlerimizin tek görevi var. Nedir? Milletimizin can, mal güvenliğini sağlamaktır, vatanın sınırlarını korumaktır.''

    Salondakilere, ''Müsaade ederseniz ben şu ceketimi bir çıkarabilir miyim'' diyen Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    ''Şiddet, bölgede yoksulluğu körükledi, işsizliği körükledi, bölgenin kalkınmasının önündeki en büyük engel oldu. Biz, AK Parti hükümetleri olarak, 9,5 yıl boyunca bir yandan bu terörle kararlı şekilde mücadele ettik, bir yandan da şiddetin adeta esir aldığı bölgeyi kalkındırmanın mücadelesini verdik. Bölgede özel sektör yatırımı yok. Neden? Terör. Özel sektör gidip de orada yatırım yapmıyor terörden dolayı. Fakat terör ve teröristler çekildiği anda bilesiniz ki en azından bölgenin insanları süratle burada yatırımlarına başlayacaktır. Şimdi biz Hakkari'de, Yüksekova'da havaalanı yapıyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Havaalanının temel atma törenine oradaki vatandaşı göndermiyorlar. 'Gitmeyeceksiniz' diyorlar. Bu havaalanı kimin için yapılıyor? Bu Hakkari için, Yüksekova için yapılıyor. Önünü kestiler, tabii biz temeli attık çalışma devam ediyor. İnşallah önümüzdeki yıl sonuna kadar bitirmeyi hedefliyoruz. Aynı şekilde Şırnak'ta havaalanı temeli atacağız, engellemeye çalıştılar. Iğdır'da aynı şey oldu. Yollarda aynı şeyler oluyor. Müteahhit firmaların bütün dozerlerini, iş makinelerini yakıyorlar vesaire. Bütün bunlara rağmen bu mücadele devam ediyor. Çünkü biz 3,5 teröriste bu ülkeyi asla ve kat'a teslim edemeyiz. Ve bu onurlu yürüyüş sonuna kadar sürecektir, gidecektir ve 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarını inşallah en ideal seviyeye getireceğiz. 75 milyon vatan evladı, ayrım görmeyecek, nereye giderse gitsin. 'Ha istediğimiz gibi bir Türkiye' diyecektir. Şu anda yaptığımız budur.''

    "ÖLDÜĞÜM ZAMAN NE OLACAKSA, O OLACAK"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu kadro içinde ben yok, biz var. Biz partimizi kurarken ne dedik? 'Bir milletvekili üç dönem arka arkaya milletvekili olabilir. Dördüncü dönem ara vermek zorundadır. Ondan sonra tekrar olabilir. Şimdi bazıları diyor ki 'Sayın Başbakan senin şimdi üçüncü dönem, sen şimdi gidersen ne olacak?' Cevabı hazır. Biz fani miyiz? Faniyiz. Her an ölmek bizim için hak mıdır? Haktır. Öldüğümüz anda AK Parti'nin yöneticileri, delegasyonu ne yapacaksa, onu yapacağız. Bunun cevabı bu'' dedi.

    Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, 2002 yılının 18 Kasım'ında hükümeti kurdukları andan itibaren birilerinin, yıpranacakları, yorulacakları, heyecanlarını, coşkularını kaybedeceklerini iddia ettiklerini anımsattı.

    Genel Başbakan ve Başbakan Erdoğan,''İktidar, partileri yorar' dediler, 'İktidar partileri yıpratır' dediler. 'Yozlaştırır, çürütür' dediler. Ama AK Parti'nin nasıl bir parti, AK kadronun nasıl bir kadro olduğunu bilmeyenler, görmeyenler, anlamayanlar ve anlamak istemeyenler önyargılarıyla hareket ederek bizi diğerlerine benzetmek gibi bir gafletin içine girdiler. Şunu herkes bilsin, biz millete hizmet ettikçe büyüyen bir partiyiz'' diye konuştu.

    Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan, bu millete hizmeti ibadet olarak gören, yaptığı hizmetten, yaptığı ibadetten dolayı her gün yenilenen, her gün tazelenen bir kadro olduklarını da vurgulayarak, şunları kaydetti:

    ''Bu kadro içinde ben yok, biz var. Biz partimizi kurarken ne dedik? 'Bir milletvekili üç dönem arka arkaya milletvekili olabilir. Dördüncü dönem ara vermek zorundadır. Ondan sonra tekrar olabilir.' Şimdi bazıları diyor ki 'Sayın Başbakan senin şimdi üçüncü dönem, sen şimdi gidersen ne olacak?' Cevabı hazır. Biz fani miyiz? Faniyiz. Her an ölmek bizim için hak mıdır? Haktır. Öldüğümüz anda AK Parti'nin yöneticileri, delegasyonu ne yapacaksa, onu yapacağız. Bunun cevabı bu. Çünkü biz tabular üzerine geleceği inşa eden bir parti değiliz. İlkeler üzerine geleceği inşa eden bir partiyiz. Ve sürekli yeniliyoruz. İşte geçen seçimlerde, bir öncekini söylüyorum. 160 kadar arkadaşımızı yeniledik, bu seçimde 169 arkadaşımızı yeniledik. Ne oldu? Millet bize daha az mı oy verdi? Bak daha oy fazla veriyor. Mesele ne? Mesele ilkeler, bu ilkelere sahip çıkacağız. Bunların arkasında duracağız. Milletvekili adayı olmadın ne yapacaksın? Milletvekili adayı olmadın diyelim ki Tayyip Erdoğan, diyelim ki Bülent Arınç, bizler böyle evimize çekilip yan gelip, yan mı yatacağız? Hayır, yine partimizin emrindeyiz, partimiz bize ne derse onu yapacağız. 'Git Anadolu'da konferans ver' konferans vereceğiz. 'Git Think tank da çalış' orada çalışacağız. 'Sempozyumlara, panellere katıl' oralara katılacağız. Niye? Biz bu ülkede bir evrimin, devrimin öncüleriyiz bunu yapıyoruz, bunu yapacağız.''

    "28 ŞUBATÇILARIN GÖREVE GETİRDİĞİ BİR GENEL MÜDÜRSÜN SEN"

    AK Parti'yi milletin kurduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    ''AK Parti her zaman milletle yürümüştür. AK Parti, milletimizle, ülkemizle birlikte büyümüştür. Başka partiler, makam ve rant hırsıyla her gün kendi içlerinde kavga ederken, AK Parti, sadece ve sadece hizmetle meşgul olmuştur. İşte muhalefetin halini görüyorsunuz değil mi neler olduğunu görüyorsunuz orada. CHP, bir türlü kendi iç meselelerini halledip de, milletin meselelerine ilgi gösterecek bir noktaya gelemedi. Kendi içindeki tartışmalardan, kendi içindeki iddia, itham ve komplolardan; milletle, ülkeyle ilgilenmeye fırsat bulamadı. Bizi, yolsuzlukla itham edenler, bize çamur atanlar, şu anda hem bizzat Anayasa Mahkemesi tarafından mahkum ediliyor, hem de bizzat kendi arkadaşları tarafından yolsuzlukla ve usulsüzlükle suçlanıyor. Düşünebiliyor musunuz? CHP Genel Merkezi'nin hesapları inceleniyor öncekinde 1 trilyona mahkum oldu yolsuzluk. Şimdi geçenlerde yine Anayasa Mahkemesi hesaplarda bir ceza daha verdi. 3,5 trilyon. Kime? CHP'ye. Ey Kılıçdaroğlu, sen önce kendi içinde yapılanlara bak. Sen zaten SSK'da da böyleydin, orayı da yönetemedin batırdın. Görevden aldılar, ondan sonra 28 Şubatçılar seni göreve getirdi. Ve 28 Şubatçıların göreve getirdiği bir genel müdürsün sen. Bunu iyi bilsin milletim.''

    "İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEMİZİN ALDIĞI KARARIN DA ARKASINDAYIM"

    Kendi içlerindeki çatışmayı görmek istemeyenlerin AK Parti'ye saldırarak bunun üzerini örtmeye çalıştığını vurgulayan Erdoğan, Antalya Belediye Başkanı'nın, CHP'nin diğer belediye başkanları gibi, partinin baskılarından ve usulsüzlüklerinden şikayet ettiğini hatırlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''Bak kendi içlerinde neler oluyor? AK Parti'nin çehresini değiştirdiği, tarihinde hiç görmediği hizmetleri götürdüğü Antalya'nın şu anda ne halde olduğu, nelerle uğraştığı işte ortada. Ondan sonra çıkıyor, utanmadan, sıkılmadan AK Parti'yi yolsuzlukla itham ediyorlar. Siz AK Parti'yi bırakın. Önce kendinize, kendi belediyelerinize bakın. İşte bak burada Bursa... Bursa'da hizmetin dili konuşuyor gerçekler ortada. Makam hırsı değil, rant değil, hizmet konuşuluyor, hizmet...

    Sayın Kılıçdaroğlu'na bir davet yapın, şöyle yeşil bir parkta dinlenmek isterse, Merinos Parkı'na davet edin, gelsin dinlensin, çok isabetli olur. Aynı şekilde bir kongre falan düzenlemek isterse Atatürk Kongre Merkezi'ne davet edin. Burada bir kongre düzenlemesinde fayda var. Zaten görüyorsunuz işte Ankara'da Arena da gelip kongrelerini yaptılar. Bu tür kongre salonları onlarda yok. Bugüne kadar böyle dikili taşları olmadı bunların. İstanbul'un Kadıköy'ünde doğru dürüst bir kongre merkezi bulamazsınız. Niye yok? Bu işlerle uğraşmadılar, hep başka şeylerle uğraştılar. Bu tür adımları bizim belediyelerde görürsünüz. Devlet olarak bizim yaptıklarımızı görürsünüz. Yeri geldiği zaman bunlar sanat derler, kültür derler... Nerede? Bunların sadece bu işin aktörleri var ya malum, ideolojik olarak davrananlar, yönünden zenginler, biz o kadar zengin değiliz. Ama fiziki mekanlar, imkanlar noktasına gelince, bunları yapan biziz, onlar yapmadı. Ve buna rağmen de rahat durmuyorlar. Kusura bakmasınlar, bu noktada da ilkeli davranmaya devam edeceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyemizin aldığı kararın da arkasındayım. Kendisini tebrik ediyorum, takdir ediyorum. Çok doğru yapmıştır.''

    "HER ZAMAN UZLAŞMACI OLDUK"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili, ''Anayasa çalışmalarında AK Parti grubu, ekibi masadan kalkmaz, bunu böyle biliniz. Baktık ki olmuyor, biz deriz 'Hanginizle bunu yapabiliriz, buyurun gelin sizinle yapalım'. Biz bugüne kadar hep uzlaşmacı olduk, gene oluruz'' dedi.

    Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kongresi'nde, Cumhuriyet tarihinde, 6 bin kilometre bölünmüş yolun olduğunu, göreve geldiklerinde 9,5 senede 15 bin 600 kilometre bölünmüş yol yaptıklarını belirtti.

    Mevsimin gelmesiyle, duble yol ve asfalt çalışmalarının yoğun şekilde devam edeceğini bildiren Başbakan Erdoğan, mevcut yapılan yolların üzerine binlerce kilometre yolun ilave edileceğini söyledi.

    Erdoğan, ''Çünkü hedefimiz Türkiye'yi çok farklı bir yere taşımak'' diye konuştu.

    Türkiye Cumhuriyeti'nin her yönüyle ayağa kalkacağını dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Biz ne dedik? 'Bizim aramızda asla ayrımcılık olmayacak.' Bunu Afyonkarahisar'dan yola çıkarken söyledik. 14 Ağustos 2001'de o gün açılışımızı, partimizin kuruluşunu ilan ettiğimiz gün orada bir şey söyledik. Dedik ki: Biz üç noktada çok hassas hareket edeceğiz. Bir; 'Asla etnik milliyetçilik yapmayacağız' dedik. Yani Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Roman'ıyla, Arnavut'uyla, Gürcü'süyle, Boşnak'ıyla biz biriz, beraberiz, yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz dedik ve yola öyle çıktık. Bizim kitabımızda ayrımcılık yok. Yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz, fakat diğerlerinde dikkat ederseniz bu ayrımcılık var. Kimisi etnik yapıyor bu işi, kimisi bölgesel yapıyor. Fakat AK Parti tamamen bunların dışında. Bunun dışında olduğu için Türkiye'de bugün iki seçmenin bir tanesinin oyu nerede? AK Parti'de.

    İkincisi de 'Bölgesel milliyetçilik yapmayacağız' dedik. Buna da karşıyız. Ne demek bu? Yani 'Biz Türkiye'nin batısına yatırım yapalım, Akdeniz'e yapalım, Marmara'ya yapalım, ortaya yapalım, Karadeniz, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu buraları bırakalım'. Hayır. Bizim için 780 bin kilometrekarenin tamamı vatan toprağıdır. Çünkü burada da biz ne dedik? 'Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır'. Bu vatanın tamamı bizim. Burada ayrım olmaz. Tamamına bu hizmeti götüreceğiz. Her yeri abad edeceğiz, her şeyiyle.''

    Üçüncü olarak dinsel anlamda milliyetçilik de yapmayacaklarını belirttiklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Hangi dinden olursa olsun, ülkemizde hep söylenir 'Yüzde 99'u Müslüman'. Eyvallah ama bu Müslümanların içinde mezhebi farklılıkları olanlar da var, Hristiyanlar da var, Museviler de var, Ermeni aynı şekilde var. Hangi inançtan olursa olsun hepsi bizim güvencemiz altında. Biz ayrım yapmayız, yapamayız'' diye konuştu.

    "GENÇLER, BUNDAN ŞÜPHENİZ VAR MI?"

    Geçen Ramazan ayında Türkiye'deki azınlıkların kendilerine bir iftar yemeği düzenlediğini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

    ''O Ramazan iftarında biz azınlıklara bir müjdeyi verdik. Dedik ki, 'Bundan sonra Türkiye'deki arazilerinizi biz size teslim ediyoruz' ve vakıf mallarını kendilerine teslim etmeye başladık. Ama farklı ülkelerdeki ne yazık ki yönetimler oradaki Müslümanlara bunu yapamıyor. Hala kaçırıyorlar. Bize söz veriyorlar, görüşüyoruz, yapamıyorlar. Ama biz diyoruz ki; 'Biz, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye'nin bakiyesi üzerinde kurulmuş bir Türkiye'yiz. Bize yakışanı biz yapacağız ve biz de bize yakışanı yapıyoruz. Küçük hesaplar peşinde değiliz. Adaletle hükmetmenin bu tür hesabı olmaz. Biz adaletle hükmetmeye devam edeceğiz. Şimdi attığımız adım ne? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı üst kimliği altında bu ülkede bin yıllardır olduğu gibi bundan sonra da herkesin kardeşçe, dostça, eşit haklara, eşit imkanlara sahip şekilde dayanışma içinde geleceğe yürümesini biz temin edeceğiz. İşte onun için Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi'ni ortaya koyduk. Bu projeyle de yola devam ediyoruz.''

    Bazı muhalefet partilerinin bu projeye yönelik 'Bu ihanet projesidir' gibi söylemlerde bulunduğunu belirten Başbakan Erdoğan, ''İhanet kelimesinin ne anlama geldiğini sorsan bilmez. Benim milletim eğer bizim bu projelerimize 'Hayır' deseydi, bize referandumda yüzde 58 'Evet' demezdi. Arkasından seçimde de iki oyun bir tanesini AK Parti'ye vermezdi'' dedi.

    ''Bizim politikalarımıza demek ki milletimiz onay veriyor, 'Evet' diyor, 'Doğru istikamettesiniz' diyor. Onun için de kararlı bir şekilde bu yolculuğa devam ediyoruz, devam edeceğiz'' diyen Başbakan Erdoğan, bu konuda endişe duyulmamasını istedi.

    AK Parti dışındaki partilerin halk oylamasında blok halinde 'Hayır' dediğini hatırlatan Erdoğan, kendilerinin ise milletin desteğini alarak yola devam ettiklerini söyledi. Bu sırada salondakilerin ''Dik dur eğilme, Bursa seninle'' sloganları atması üzerine Başbakan Erdoğan, ''Gençler, bundan şüpheniz var mı? Biz yola çıkarken ne dedik? 'Dik duracağız, ama dikleşmeyeceğiz'. Her zaman böyle'' diye seslendi.

    "CHP'NİN HALİ ORTADA"

    Anayasanın 26 maddesini değiştirmeye yönelik tarihi nitelikte bir halk oylamasının yapıldığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

    ''AK Parti olarak biz, Türkiye'nin ufkunu açacak, Türkiye'yi adeta şaha kaldıracak bu halk oylamasında milletimizin 'Evet' demesini istedik. CHP, MHP, BDP üçü bir oldular mı? Oldular. Blok halinde halk oylamasına karşı çıktılar mı? Çıktılar. O gün 'Hayır' diyenler bugün yapılan değişikliğin ne kadar isabetli olduğunu kendileri de görüyor. Kadınlar, çocuklar, emekliler, işçiler, memurlar için yaptığımız düzenlemelerin ne kadar isabetli olduğunu bugün işte o gün karşı çıkanlar dahi kabul ediyorlar. Anayasa Mahkemesi'nin, HSYK'nın yapısındaki değişikliğin Türkiye'yi nasıl üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne taşıdığını bugün kendileri de görüyorlar. Bize ne dediler? '12 Eylül darbesini yargılayamazsınız', 'Milleti kandırıyorsunuz' diyenler bugün kendileri 12 Eylül davasına müdahil oluyor. İşte aynı şekilde milli birlik ve kardeşlik süreci de AK Parti'nin Türkiye'ye kazandırdığı samimi bir süreçtir. Bu sürecin sonunda AK Parti değil, AK Partililer değil, 75 milyon rahat bir nefes alacak. Bu süreç CHP'nin de MHP'nin de işine yaradı, yarayacak. Tabii CHP'nin başında bu beyefendi olduğu sürece ben de halimize hamd ediyorum. İşimiz kolay. Varsın olsun hakaretler etsin hiç önemli değil. O hakaret edecek biz hakikati anlatacağız. Ama ben Halk Parti'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum, diyorum ki: Gelin yol erken iken, bakın AK Parti gibi bu yolda her şeyini vermiş, veren ve Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaran bir parti var. Daha güçlü bir şekilde bu yola devam edelim. Çin dünyada birinci, Türkiye büyümede ikinci sırada. Böyle bir durum var.''

    ''Bu süreçte CHP'nin bu duruşları, bunlar sadece BDP'nin işine yarıyor'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''En başta onları şiddetten, o baskıdan kurtaracak bir adımı bizim attığımız bu adımlarla inşallah kurtaracağız. Bu operasyonların durması öncelikle bir defa teröristlerin silahı bırakmasıyla mümkün; aksi takdirde mümkün değil. Ama bu hayırlı süreci inşallah tamamlayacağız. Sivil, katılımcı, özgürlükçü, demokratik bir anayasa ile bu süreci kalıcı bir hale getireceğiz. Anayasa çalışmalarında AK Parti grubu, ekibi masadan kalkmaz bunu böyle biliniz. Baktık ki olmuyor, biz deriz 'Hanginizle bunu yapabiliriz, buyurun gelin sizinle yapalım.' Biz bugüne kadar hep uzlaşmacı olduk gene oluruz. Çünkü biz işimizi yapmaya devam ediyoruz. Bu birliğimizi, beraberliğimizi, ülke genelindeki bu kardeşlik hukuku çerçevesinde 81 vilayetimize bunlarla birlikte Bursa'ya gerçekten çok büyük hizmetler kazandırdık. Ama bu gücü birliğimizden aldık, beraberliğimizden aldık, dayanışmamızdan aldık. Bakın CHP'nin hali ortada, ama AK Parti'nin hali de ortada.''

    "EDEPTEN, ADAPTAN UZAKSIN"

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili, ''Ne diye saldırıyor Diyanet İşleri Başkanımıza? Camilerin ahır yapılması ile ilgili konuda kendisinden onur, monur vesaire gibi laflarla bir cevap istiyor. Bak bu ifadeyi Diyanet İşleri Başkanımıza kullanacak kadar sen edepten, adaptan uzaksın'' dedi.

    Erdoğan, AK Parti Bursa İl Kongresi'nde, Bursa'nın Osmanlı'ya başkentlik yapmış kadim bir şehir olduğunu, Bursa'nın Osman Gazi, Orhan Gazi, Murat Hüdavendigar ve Yıldırım Beyazıt'ın emaneti olduğunu söyledi.

    Bursa'ya yapılan hizmetlerden örnekler veren Başbakan Erdoğan, eğitim alanında yapılanlardan söz ederken Fatih Projesi'ne değindi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu projeyle ilgili 20 katrilyon liralık yolsuzluk olduğunu söylediğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

    ''Yahu ayıptır. İnsan biraz edep eder, adap eder. Fatih Projesi nedir diye sorsanız bunlar bilmez. 4 4 4'ü anlamadığı, bilmediği gibi. Çok ilginçtir. 3-4 ay 4 4 4'e saldırdılar. 'Bilmeden, öğrenmeden bunu TBMM'ye getiriyorlar' dedi. Komisyon çalışmalarında bilip de anlayan adamları baktık ki selobant tankını kalktı bizim komisyon başkanına fırlattı. Siz bilmediğiniz, anlamadığınız yerlerde böyle mi hareket ediyorsunuz yahu? İşte Van'daki milletvekilinin tavrı böyle, komisyondaki başkanvekilinin hali böyle. Bu da CHP milletvekili. Ne farkı var? Üstelik bu, Meclis'in çatısı altında oluyor. CHP bu, tarihi bu.

    Kutlu Doğum gecesinde, İstanbul'da Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu'nda bir dinledim konuşmayı, maşallah ne güzel konuşma yaptı. Fakat çok geçmedi hemen 4 4 4 meselesini Anayasa Mahkemesi'ne gönderme gündeme geldi. O akşam sevgililer sevgilisi Peygamberimize övgüler düzdü. Kur'an ile ilgili kendine göre bazı tanımları var. 'Bizim annelerimiz oyalar, nakışlar içerisinde Kur'anları saklar, onu duvara asarlardı' diyor. Bu da tabii güzel yaklaşım. Orada Akif merhumun o dörtlüğü aklımıza geldi o akşam onu söyledik: Ya açar bakarız Nazmı Celilin yaprağına/Ya okur geçeriz bir ölünün toprağına/İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyla bilin/ Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.''

    "EĞER DAHA İLERİ GİDERLERSE ONLARI DA SÖYLEMEYE BAŞLARIZ"

    Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu yanlışı ve gafı da yaptığını belirten Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'e saldırdığını ifade etti.

    Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

    ''Ne diye saldırıyor Diyanet İşleri Başkanımıza? Camilerin ahır yapılması ile ilgili konuda kendisinden onur, monur vesaire gibi laflarla bir cevap istiyor. Bak bu ifadeyi Diyanet İşleri Başkanımıza kullanacak kadar sen edepten, adaptan uzaksın.

    Onu gel benim için kullan. Ben iddia ile söylüyorum. Kısa zaman sonra belgelerini de önüne koyacağım senin. Senin geçmişinde, senin zihniyetinde camilerin ahır olarak kullanılması var. Bunların hepsini belgeleriyle ortaya koymak, elimizde bunlar olduğu için biz konuşuyoruz. Ha bu konuda hakaret edeceksen gel bana et. Senin dilinden ben anlarım. Diyanet İşleri Başkanımızın adabı buna müsaade etmez. Çünkü sen hangi makama karşı nasıl konuşacağının farkında değilsin. Seni iki kez buralara davet eden bir Diyanet İşleri Başkanına karşı bu edepsizliği ortaya koyacak kadar adaptan uzaksın. Ne yazık ki bunların meşrebinde olan neyse o tezahür ediyor. İlerisini söylemiyorum. Ama kusura bakmasın eğer daha ileri giderlerse onları da söylemeye başlarız. Ama biz o ayrımcılığa fırsat vermeyiz.''

    Başbakan Erdoğan, Uludağ Milli Parkı'nı dünyada sayılı bir hale getireceklerini kaydederek, Uludağ'ı uluslararası ekonomi zirvelerinin düzenleneceği, içerisinde mimari yapısıyla, kongre merkezleriyle, sosyal tesisleri ve alışveriş merkezleriyle donatılmış muhteşem bir Uludağ inşa edeceklerini söyledi.

    AK Parti Bursa 4. Olağan İl Kongresi'ne Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ekrem Erdem ve Zelkif Kazdal ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de katıldı. (AA) 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim