• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387

    Selçuk'ta çevre konferansı

    21.05.2008 08:55
    Selçuk'da Ege Çevre ve Kültür Platformu tarafından gerçekleştirilen konferansın ardından sonuç bildirgesi yayınladı.
    Selçukta çevre konferansı
    Selçuk'ta çevre konferansı Selçuk'ta çevre konferansı Selçuk'ta çevre konferansı

    Ege Çevre ve Kültür Platformu(EGEÇEP) tarafından gerçekleştirilen " Selçuk Çevre ve Kültür Konferansı "nda Selçuk ilçesi ile Selçuk-Kuşadası sınırındaki Pamucak'ın çevre ve kültür sorunları tartışıldı ve çözüm yolları arandı.
    Selçuk'ta gerçekleştirilen ve iki gün süren konferansın ilk oturumunda "Selçuk'taki Kültürel ve Tarihi Varlığımız ve Turizm Tahsisleri" tartışılırken, ikinci oturumda ise "Selçuk İçme Suyu ve Küçük Menderes Havzası"yla ilgili sorunlar masaya yatırıldı. Av. Arif Ali Cangı'nın yönettiği "Selçuk'taki Kültürel ve Tarihi varlığımız ve turizm tahsisleri"nin ele alındığı oturumda Matematik Köyü temsilcisi Sevan Nişanyan, Prof. Dr. Turhan Uslu ve emekli arkeolog Adil Evren konuşmacı olarak katıldı. Dr.Oya Otyıldız'ın yönettiği 2Selçuk İçme Suyu ve K.Menderes (Havzası)Kirliliği" konulu oturumda ise Ege Üniversitesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Ali Osman Karababa, Jeofizik Yüksek Mühendisi Erhan İçöz ve Efes Çevre-Doğa ve Kültür Derneği Başkanı Tekin Karadağ konuşma yaptı.
    Organizasyonunu EFESÇED Efes Çevre- Doğa ve Kültür Derneği(EFESÇED)'nin gerçekleştirdiği iki gün süren konferansın ardından EGEÇEP Dönem Sözcüsü Erhan İçöz imzasıyla bir sonuç bildirgesi yayınlandı.
    Sonuç bildirgesinde şu görüşlere yer verildi: "Turizmi Teşvik Yasası'nın 'orman alanlarını turizme tahsisine olanak sağlayan' düzenlemesinin anaysa aykırı olduğundan, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi üzerine 7 Mayıs 2008 tarihinde TBMM'inde kabul edilen 5761 Sayılı Turizmi Teşvik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 15.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yeni Yasa ile ormanlar daha korumasız hale gelmiştir.Anayasa Mahkemesine gidilmesi ve yasanın iptali halinde bile şu anda projelendirilmiş olan yatırımlar için orman kıyımı yaşanacaktır. Zira Anayasa Mahkemesi'nin kararları geriye yürümez, Anayasa Mahkemesi'ne dava açma süresi Yüksek Mahkemenin inceleme süresi de göz önüne alındığında yaklaşık altı-sekiz aylık süre içinde orman alanlarının hiçbir yasal güvencesi olamayacaktır.Yasanın geçici maddesi ile de şimdiye kadar İdare Mahkemeleri tarafından verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararları aşılmak istenmektedir. Ormanların talanına yol açacak yasanın bir an önce yürürlüğü durdurma istemli olarak Anayasa Mahkemesi'ne götürülmesi konusunda Ana Muhalefet Partisi ve diğer milletvekillerine çağrıda bulunuyoruz. Selçuk ve yöresi, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile çok yüksek bir turizm potansiyeline sahiptir. Ancak, turizm anlayışının, kıyı yağması ile kurulacak oteller olmaması gerektiği bilinmeli, Selçuk halkı'nı da içine katacak, esnafı turizmin hizmetine sokacak bir anlayışla turizm yapılmalıdır. Pamucak ve Panianos Sahilleri, Ege Bölgesi'nin tek kumul alanıdır. Bu sahillerin bakir kalması, hem turizm açısından, hem de yöre halkının denizden yararlanabilmesi açısından mutlaka gereklidir Yine bu kumullar, bir ekosistem barındırmaktadır. Sulak alan oluşları nedeniyle Ramsar Sözleşmesi kapsamındadır. Mutlaka korunmalıdır ve hiçbir şekilde yapılaşmaya açılmamalıdır. Buradaki habitatın, kuş türlerinin yok olmaması için gerekli önlemler alınmalıdır. Selçuk esnafı turizm konusunda eğitilerek turiste yolunacak kaz gibi bakmaları önlenmeli, yukarıda sözünü ettiğimiz gibi turizme kazandırılmalıdırlar. Her şey dahil turizmin, nerede olursa olsun küçük esnafı vurduğu bir gerçektir. Bu tür bir turizmin, ne esnafa ne halka ne de ülkeye bir yararı yoktur. Ayrıca, turizmden beklenen halklar arası kültürel etkileşim de gerçekleşemez. Golf sahalı büyük turizm yatırımlarından derhal vazgeçilmeli, küçük esnafa butik otel tarzı konaklama tesisi kurması için kredi açılmalıdır Yanlış sanayi, şehircilik anlayışı ve tarım politikaları sonucu Küçük Menderes Havzası aşırı derecede kirlenmiştir. Bu üç faaliyetin tüm atıkları, çoğu kez arıtılmadan Küçük Menderes Nehri'ne boşaltılmakta olduğundan geri dönülmesi zor derecede kirlenmeye neden olmuştur. Yine bu üç faaliyet alanı için gereken su, Küçük Menderes Nehri alüvyonundan ve onu besleyen kireçtaşı akiferlerinden çekildiği için, havzanın su besleniminden daha yüksek su çekilmesine neden olmaktadır. Bunun sonucu, her yıl su potansiyelinde azalma yaşanmakta, deniz suyu giderek daha fazla içerilere kadar girerek akiferi tuzlandırmaktadır. Bunu önlemek için, su çekiminin kontrol altında tutulmalı, özellikle tarım ve sanayide kullanılan suyun sınırlandırılması, tarımda mutlaka ve acil olarak damla sulamaya geçilmesi için teşvikler uygulanmalı, yanlış ve gereğinden fazla gübre kullanımının önlenmeli, sanayide arıtılmadan boşaltılan suların önüne geçilmeli, sanayide kullanılan suyun arıtılarak yeniden kullanılması, şehir şebekelerinin elden geçirilerek kaçakların önlenmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Kaçak sondaj kuyularının kapatılmalı, yörenin su sorunu için kalıcı çözüm olabilecek yeraltı baraj sistemi araştırılmalıdır. (iha)

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim