• BIST 108.343
  • Altın 143,463
  • Dolar 3,5305
  • Euro 4,1290

    Seks bağımlılığı hastalık mı?

    14.09.2011 20:57
    “Seks bağımlıları içlerindeki derin boşluğu aşırı seksle doldurmaya çalışıyorlar…”
    Seks bağımlılığı hastalık mı?
    Seks bağımlılığı hastalık mı? Seks bağımlılığı hastalık mı? Seks bağımlılığı hastalık mı?

    Son zamanlarda aşırı seks isteği nedeni ile cinsel sağlık hatlarına başvuru sayısının artması üzerine Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), “Hiperseksüelite” konulu bir basın açıklaması yaptı. Toplumsal çalışmaları ve basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen CİSED'in basın açıklamasından işte çok çarpıcı başlıklar:

    İçlerindeki derin boşluğu aşırı seksle doldurmaya çalışıyorlar

    Geçmişte nadir görülen hiperseksüelitenin toplumların gelişmeleri, teknolojinin ilerlemesi, aile ilişkilerinde çözülmelerin ortaya çıkması ve normların yitirilmesi nedeniyle artış gösterdiğini ifade eden CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Hiperseksüalite; cinselliği bağımlılık düzeyinde yaşamak, cinsellik yüzünden yaşamın diğer alanlarını ihmal etmek, cinselliği azaltmak istese bile bunu yapamamak anlamına gelmektedir.

    Hiperseksüalite olguları geçmişte nadir olarak görülmekte ve genellikle de ağır tıbbi bozukluklar ya da kafa travması, nörolojik hastalıklar gibi patolojilerin sonucu olarak ortaya çıkmaktaydı. Ancak son yıllarda hızla gelişen teknoloji, yaygınlaşan internet, kişilerin hazza ve doyuma odaklı aktivitelere daha çok zaman ayırmaları, yeni ilişki kurma ve cinsel davranış biçimlerinin ortaya çıkması hiperseksüelite konusunu gündeme oturtmaya başlamıştır. Eskiden cinsel işlev bozukluğu olarak görülmeyen hipersekeüelite, artık dünyanın tüm ülkelerinde kabul gören hastalık sınıflandırmalarında yerini almaya hazırlanmaktadır. Son yıllarda hiperseksüalite kapsamına giren olgular genellikle cinsel bağımlılık, sanal seks, aşırı mastürbasyon ya da telefon seksi gibi şekillerde cinsel terapistlere başvuruyorlardır.

    Değişen ve ilerleyen dünya, yalnızlaşan insanların ortaya çıkmasına neden olurken, toplum norm ve değerlerinin değişmesine de yol açtı. İnsanların aileden ve toplumdan uzaklaşmış ya da kopmuş oldukları hissine kapılmaları, bunların yerini dolduracak başka bir alternatifin çıkmaması, insanların çocuklukta bulamadıkları ruhsal ve bedensel sıcaklığı sürekli değişen partnerlerde aramalarına neden oldu. Bu koşullarda yetişen birinin mutluluk yeteneği daha başından zedelenmiş veya öldürülmüştür, bu nedenle ilişkilerinde gerçek doyumu yaşayamaz, dolayısıyla aşırı seks düşkünlüğü ile bu açığını kapatmaya çalışabilir.

    Özellikle erkeklerde hiperseksüalitenin altında yatan sebeplerden biri de, abartılan, kamçılanan ve övünülen cinsellik anlayışıdır. Cinselliği aşırı şekilde yaşamak toplumsal anlamda övgüye değer olarak görülse de bu yanlış bakış açısı seks bağımlısı olan erkekleri toplum önünde zor duruma düşürebilir, iş ve aile hayatlarını bozabilir. Aşırı cinsel istek her sosyal ve ekonomik düzeydeki insanlarda görülebilir. Aşırı cinsel isteği olan kadın ve erkeklerin bu davranışları kimi zaman yaşamlarında, toplumsal çevrelerinde ya da özel yaşantılarında sorunlara neden olabilmekte, kişinin yaşamını zorlaştırmaktadır. Bundan dolayı içlerindeki derin boşluğu aşırı seksle doldurmaya çalışan erkeklerin rüyalarını süsleyen aşırı cinsel istek zaman zaman karabasana dönüşebilmektedir. Ancak her şeyin yerinde ve ölçülü olanının en kıymetlisi olduğu unutulmamalıdır.” dedi.

    Hiperseksüalite ciddi bir sorundur

    “Sevişmeden büyük zevk alan, sürekli sevgili değiştiren ya da partnerini aldatan erkekler ile hiperseksüalite karıştırılmamalıdır“ diyen CİSED Genel Sekreteri ve CİSED Medya ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Psikolog Serap Güngör; “Toplumda genellikle sık partner değiştiren, cinsel arzu ve istekleri çok olan kişilere seks bağımlısı denilmektedir. Oysa bu tür davranımlar cinsel yaşamın normal ölçülerinin aşılmış olduğu şeklinde değerlendirilmelidir. Çünkü bu birlikteliklerde kişi toplumun ön gördüğü sınırlar içerisinde, hayatının merkezine cinselliği oturtmadan kendini, ailesini, işini tehlikeye atmadan, orgazm ve cinsellikten zevk alarak cinselliği yaşamaktadır. Hiperseksüelitede ise cinsellik dışı tüm duygular baskılanarak, irade, akıl ve ahlaki değerler yok edilerek, yalnızca cinsellik peşinde koşularak, hayatı seks olarak görüp ona göre yaşayan biri haline gelinerek cinsel yaşam devam ettirilir. Ayrıca hiperseksüelitede seksüel eylem ön plandadır.

    İlişkinin diğer boyutları, yaşanılacak kişinin güzelliği, çekiciliği önemli değildir. Mühim olan eylemdir ve orgazmla birlikte gelmesi gereken rahatlama ve gevşeme olmamakta ve cinsel gerilim hali sürekli olmaktadır. Orgazm anında normal insanlar kadar büyük bir coşku duyulmamakta ve ardından gelen rahatlama da çok yetersiz olmaktadır. Hiperseksüelite sorunu yaşayan insan kendi iç dünyasındaki boşluğu doldurmak için seksi sürekli bir şekilde kullanmaktadır. İçindeki boşluğu dolduramadığı için tüm yaşam sürecinde sağlıksız ilişkiler ve mutsuzluk olacaktır. Bundan dolayı da hiperseksüalite tanısı konmadan önce durumunun iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Kişinin nasıl bir ihtiyaç içerisinde olduğu, dürtülerini kontrol etmekte zorlanıp zorlanmadığı, seksin onun için ne anlama geldiği, cinsellik sonrası kendini nasıl hissettiği değerlendirilmeli ve bunun doğrultusunda tanı konulmalıdır. Hiperseksüalite erkeklerde görülürse buna satiriazis, kadınlarda görülür ise nemfomani denilmektedir. Ayrıca tanı konulduktan sonra mutlaka tedavi için cinsel terapi süreçlerine başlanmalıdır. Çünkü hiperseksüelite ciddi bir sorundur.” dedi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim