• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Şehit aileleri dava atağında

    26.08.2011 06:59
    Org. Işık Koşaner’in internete düşen ses kayıtlarında kullandığı “alnından vurulan er” ve “erimizi vurduk” ifadeleri acılı şehit ailelerini harekete geçirdi.
    Şehit aileleri dava atağında
    Şehit aileleri dava atağında Şehit aileleri dava atağında Şehit aileleri dava atağında

     

      
     
     
    Tunceli’de askerlik yaparken intihar ettiği iddia edilen Murat Oktay Can’ın ailesi ve İskenderun’da askerken ölen ve ‘intihar etti’ denilen Erzurumlu Baykal Sefil’in aileleri, yargıya hatta AİHM’e gitmeye hazırlanıyor.
     
    Eski Genelkurmay Başkanı Org. Işık Koşaner’in, “Kendi erimizi vurduk” itirafı, çocukları kışlada vurulan aileleri harekete geçirirken, Akit büyük bir dramı ortaya çıkardı.  Koşaner’in itirafı, İskenderun’da vatani görevini yaparken “intihar etti” denilen Erzurum Karayazılı Baykal Sefil’in ailesini şok etti. Bu işin peşini bırakmayacaklarını ve yargı mercilerine başvuracaklarını belirten Baykal Sefil’in ağabeyleri Özgün ve Özal Sefil, İmam Hatip mezunu olan kardeşlerinin dindar biri olduğunu, askerde arkadaşlarına Kur’an öğrettiğini kaydederek, “Baykal, canına kıymanın Allah katında en büyük günahlardan biri olduğunun bilincindeydi. Hiçbir sıkıntısı yoktu. Askere bile güle oynaya, tecilini bozarak kendi isteğiyle gitti. İki ayı kalmıştı. Dönüşte düğününü yapacaktık. Şimdi daha iyi anlıyoruz ki intihar diye olayı örtbas etmeye çalışıyorlar” dedi.
     
    EŞYALARINI EKSİK VERDİLER
     
    Askeri yetkililerin kendilerine kardeşi Baykal Sefil’in eşyalarını eksik teslim ettiğine dikkat çeken Özgün Sefil, “Sadece birkaç elbisesini bize teslim ettiler. İnsan askerde hiçbir not tutmaz mı? Bunu aklım almıyor. Ben bile hâlâ askerde tuttuğum notları saklıyorum” diye konuştu.
     
    DEVRELERİ: İNTİHAR EDECEK SON KİŞİYDİ
     
    Kardeşinin askerdeki arkadaşlarıyla konuştuklarını ifade eden Özal Sefil, “Bize ‘İntihar edecek en son kişiydi’ dediler. Kardeşim nöbetçi onbaşıydı. Olay günü yemek yemeleri için nöbetçileri değiştirmiş. Daha sonra iki el silah sesi duyulmuş. Kurşunlardan biri kardeşimin çene kemiğine isabet etmiş” şeklinde konuştu.
     
    “ÖRTBAS ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”
     
    Kardeşinin kaldırıldığı hastanede ön raporu hazırlayan doktorların olayı “kaza kurşunu” olarak kayıtlara geçirdiğini belirten Özal Sefil, olayın intihar diye örtbas edilmeye çalışıldığını kaydetti.
     
    En küçük erkek kardeşleri olan Baykal’ı el üstünde tuttuklarını, babasının bile onunla arkadaşlık yaptığını dile getiren Özal Sefil, “Benim kardeşimin hayatı o kadar ucuz değil. Onu el bebek gül bebek yetiştirdik. Tek bir parmağını dünyaya değiştirmem. Bu olay yüzünden ailemiz dağıldı. Bedeli ne olursa olsun bu işin takipçisi olacağız. Bu olayda kimin parmağı varsa hukuki olarak hesabını soracağız” dedi.
     
    İSKENDERUN DİKEN ÜSTÜNDEYDİ
     
    Erzurum’un Karayazı İlçesine bağlı Çatalören köyü nüfusuna kayıtlı Baykal Sefil, 13 Mayıs’ta vatani görevini yaptığı İskenderun Sahil Güvenlik Grup Komutanlığı’nda nöbet mahallinde vurularak hayatını kaybetmişti. Sefil’in komutanları olayın intihar olduğunu açıklamıştı. Ancak olaydaki çelişkilere dikkat çeken acılı aile intihara inanmıyor.
     
    ANTALYALI AİLE DE HAREKETE GEÇTİ
     
    Tunceli’nin Hozat ilçesinde askerlik görevini yaparken intihar ettiği ileri sürülen, ancak ailesi tarafından öldürüldüğü iddia edilen Murat Oktay Can’ın ailesinin avukatı da eski Genelkurmay Başkanı Orgeneneral Işık Koşaner’e ait olduğu öne sürülen ses kaydını delil olarak kullanacaklarını söyledi.
     
    Tunceli’nin Hozat ilçesinde bir dağ karakolunda 2009 yılında askerlik görevini yaparken nöbet mevkisinde ölü bulunan ve intihar ettiği ileri sürülen Piyade Er Murat Oktay Can’ın ailesinin Avukatı Ahmet Çevik, yaptığı açıklamada, Org. Koşaner’in olduğu ileri sürülen ses kaydında bahsettiği askerin Murat Oktay Can olduğunu, askeri savcılığın delilleri kararttığını savundu.
     
    İç hukuktan sonuç alamayınca olayı AİHM’e taşıyan baba Oktay Can da, 2009 yılında oğlunun şehit olduğu haberinin geldiğini, cenazesinde askeri tören yapıldığını ve üç gün sonra kendilerine “Oğlunuz intihar etti” denildiğini söyledi.
     
    Can, olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılığın taraflı davrandığını ve delillerin karartıldığını iddia ederek, “Benim oğlum komutanı tarafından vurulmuştur” dedi.
     
    Oğlunun alnından ve burnunun kenarından vurulduğunu, burnunun kenarındaki mermi izinin morgdayken estetikle kapatıldığını ileri süren Can, talep etmelerine rağmen mermi çekirdeğinin kendisine verilmediğini iddia etti.
    yeniakit
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim