• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019

    Sansasyonlu bol şöhretler var

    24.04.2009 21:15
    Sansasyonlu bol şöhretler var
    Sesi hiç yok ama sansasyonlu bol şöhretler var
    Sansasyonlu bol şöhretler var Sansasyonlu bol şöhretler var Sansasyonlu bol şöhretler var

    'Demode' isimli yeni albümündeki tüm şarkıları sevdiğini söyleyen Nalan "Herkes şöhret olabilir" dedi ve ekledi: İnsanların sizi niye tanıdığı belli değil. Ne kötü! Her şöhret olanda para var sanılıyor o da ayrı... .

    1994 yılında çıkardığı 'Of Aman' albümüyle adı 'Of Aman Nalan' olarak kalan Nalan Tokyürek, 15 yıllık müzik kariyerindeki dokuzuncu albümüne imza attı. 'Demode' isimini verdiği albümünü 'gözlem' olarak nitelendiren Nalan, şarkı piyasasının birbirini tekrar ettiğini ve herkesin bu krizi bahane ederek birbirine benzer şarkılar yaptığını belirtti.

    * 'Demode'nin diğer albümlerden farkı nedir?
    Yeni şarkılar var içinde. Bir de bu albümde diğerlerine göre daha fazla şeyler anlattığıma inanıyorum. Eskiden daha çok; sevgili, aşk üzerine şarkılar yapılıyordu. Şimdi daha toplumsal şeyler sözlerime yansımaya başladı. Bu albüm biraz daha gözlem albümü benim için. Ben çok dert dinlerim, iyi bir sırdaşımdır. Bunlardan da beslendim. Hayata karşı olgunlaşma dönemim şimdi başlıyor demek ki... Herkesin şikayet ettiği şeyler aynı: Güvenecek insan kalmadı! En sinir olduğum laf, 'babana bile güvenme'. Ailene güvenmeyeceksin de kime güveneceksin... Herkesi çok fazla dinledim ve bende birikenler bu albümde ortaya çıktı. Slow şarkılarımda yine aynı Nalan'ım ama hızlı şarkılarımda mesaj kaygısı fazla.

    BİZ DE OYUNCU GİBİYİZ
    * Siz kendinize hızlı şarkıları mı, slow şarkıları mı yakıştırıyorsunuz?
    Hepsini seviyorum ama hızlı şarkı söylerken daha enerjik oluyorum. Slowlarda o ruh haline bürünmek zor oluyor. Biz şarkıcılar da oyuncular gibiyiz. O şarkının derdine bürünme, aşkın hayaline bürünme ve sesine yansıtma var. Her şarkının bir hikayesi var. O ruh haline bürünemezsen, o şarkıyı okuyamazsın.

    * Gelen eleştiriler üzerine yeniden yazdığınız, üstünde çok durduğunuz şarkı oldu mu?
    Şarkı olup bitiyor ve ben ilk olarak aileme dinletiyorum. Füsun ablam çok titiz. Fikrini açık açık söylüyor. Bazen bir yeri beğenmiyor ve ben günlerce düşünüyorum. Mesela 'Çiçekler Açar'ı o yazdı, beğenmedi, 30 defa sözlerini değiştirdi.

    * Bu albüm için sizi en iyi yansıtan albüm diyebilir miyiz?
    Bir 'Usul Usul' bir de bu... Daha çok kendi emeğimin hakim olduğu ve ne yaptığımı iyi bildiğim bir albüm oldu. Biraz şarkı kıtlığı görüyorum ortalıkta... Kısırdöngü içinde beste piyasası. Son dönemde çıkan pek çok müziği birbirine benzetiyorum. Bana daha önceki şarkıları hatırlatıyorlar. Hep tanıdık geliyor. Çünkü beste piyasası aynı kişilerin elinde dönüyor. Fabrikasyon olunca da yeni bir şey duymuyorsun.

    KİMSENİN TAKİPÇİSİ OLMADIM
    * Takip ettiğiniz şarkıcı var mı?
    Var dersem yalan olur. Kimsenin sıkı takipçisi değilim. Müzikle uğraşınca daha çok müzik dışı kalmak istiyorsunuz. Hoşlanmadığın bir şeyi 40 defa dinleyince hoşuna gitmeye başlıyor ve beyin kendini kandırmaya başlıyor. Kulağım dolmasın ve başka bir yere yönelmeyeyim diye özellikle dinlememeye dikkat ediyorum.

    * Kriz ortamında albüm çıkarmak risk mi?
    Kesinlikle deli işi... Ama bir şekilde her şey yürümek zorunda. Bu işten bizim haricimizde ekmek yiyen milyonlarca insan var. Şimdi albüm almıyor, gururla 'internetten indirdim' diyorlar. Bariz hırsızlık yapıyorlar, ne gururu!

    * 15 senelik müzik kariyerinizde geldiğiniz yerden memnun musunuz?
    Bu öyle bir iş ki, bir gün albümünüz çok tutar, bir gün hiç tutmaz, sonra bir gün tekrar tutar. O yüzden bu piyasada yer belirlemek çok zordur. Ama ben geri dönüp baktığımda, yapabileceklerimin bir sınırı olduğunu bildiğim için o sınırı hiç geçmedim. Belli kurallarım var. Birincisi, hiçbir desteğim olmadan tek başıma her şeyi yaptım. İkincisi, diyorlar ya 'bu piyasada hiç dost yok' diye, ben bunu bilerek yaşadım. Çok iyi yerde olduğumu düşünüyorum. Düşünsenize, bir sürü taklidim çıktı 15 sene içinde. Bugünün müziğini belirleyici pozisyonda olduğumu düşünüyorum.

    * Kurallarınız nedir?
    Bana yanlış bir şey yapılsa da, ben kimseye yanlış yapmadım. Zamanında müzik harici şeyler yapmam istendi. Benim işim müzik. Konservatuvardan mezun olmuş ve mesleğini müzik olarak belirlemiş biriyseniz, zaten müzik harici pek anılmazsınız. Benim gibi birkaç arkadaşım daha var böyle. Mesela Sertab Erener... İşi müzik olan isimlerin ortak özelliği sansasyonumuzun olmaması. İçi boş bir şöhret -ki bunun nesi şöhretse- olmak mı istiyorsun, yoksa müziğinle anılmak bir şeyler üretmek mi istiyorsun? Ben ikinci yolu tercih ettim.

    * Şöhret sizin için ne anlam ifade ediyor?
    Hiçbir şey ifade etmiyor. Neden şöhret olduğuna bakıyorum... Ben, bestelerim yorumum yüzünden şöhret oldum. Sesi yoktur sansasyonu boldur, o da şöhrettir. Herkes şöhret olabilir ama herkes bu şöhreti taşıyamaz. İnsanı kandıran bir şeydir. Boşu boşuna şöhret olmuşsunuz, neden tanındığınız belli değil... Herkes tanıyor sizi ama sizin beş kuruş paranız yok. Mutsuzsunuz. Ne kötü bir şey. Her şöhret olanda para var sanılıyor, o da ayrı...

    Gazeteport

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim