• BIST 75.929
  • Altın 129,573
  • Dolar 3,4434
  • Euro 3,6590

    Saç dökülmesi ortak sorun

    29.06.2014 14:40
    Saç dökülmesi ortak sorun
    İÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Güven, "Erkeklerde saç dökülmesinde genetik faktörler, kadınlarda ise hormonal değişiklikler ön planda" dedi.
    Saç dökülmesi ortak sorun Saç dökülmesi ortak sorun Saç dökülmesi ortak sorun

     İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Güven, erkeklerde saç dökülmesinde genetik faktörlerin başrolde olduğunu, kadınlarda ise hormonal değişikliklere bağlı saç dökülmesinin sıklıkla görüldüğünü bildirdi.

    Güven, yaptığı yazılı açıklamada, her üç kişiden birini etkileyen ve ciddi bir problem olan saç dökülmesinin, hem kadınların hem erkeklerin ortak sorunu olduğuna değindi.

    Araştırmaların saç nakli yaptıran hastaların yüzde 95'i erkek, yüzde 5'inin kadın olduğunu gösterdiğini aktaran Güven, söz konusu rakamların kadınlarda saç dökülmesinin daha az yaşandığı anlamına gelmediğini, kadınların saçlarındaki azalma, incelme ve yüksek oranda olmayan dökülmeyi bir soruna bağlamayıp mevsimsel olarak değerlendirerek doktora başvurmakta geciktiğini belirtti.

    Güven, saç dökülmesinin genetik faktörlere, hormonlara, mevsimlere, dış etkenlere ve birtakım sağlık sorunlarına bağlı farklılık gösterebileceğine dikkati çekerek, günde 50-100 saç teli dökülmesinin normal, genel anlamda 100-200'den fazla saç teli dökülmesinin ise sorun anlamına gelebildiğini kaydetti.

    Saç dökülmesine neden olan birçok faktör arasından "genetik", "doğum", "anemi", "tiroid bezi salgı bozuklukları" ve "stres" gibi faktörlerin ön plana çıktığını anlatan Güven, şöyle devam etti:

    "Erkeklerde saç dökülmesi yüzde 73 oranında genetik faktörlerden kaynaklanıyor. Kişinin baba, amca, dayı gibi birinci dereceden akrabası olan kişiler de saç dökülmesi var ise bu kayıp kişinin kendisinde de görülebiliyor. Kadınlarda ise özellikle gebelik süresinde östrojen hormonu normalden fazla salgılandığı için saçlar gürleşir. Doğum sonrası ise östrojen miktarı azaldığı için saçlarda dökülmeler başlar. Bu tehlike yaratmayan bir durumdur ve saçlar bu sürecin sonunda 1-6 ay arasında tekrar büyür. Tiroid bezi hastalıkları hiçbir neden yokken kilo alıp verme, ateş basması ya da üşüme gibi sorunlara yol açtığı gibi, saç dökülmesine de neden olabiliyor. Stres bazı durumlarda yaygın saç dökülmesi gibi sorunlar doğurabilir. Stres sebebi ortadan kaldırılırsa, dökülen saçlar yaklaşık bir yıl içinde yeniden çıkar. Kadınların yüzde 18'inde görülen ve tedavi gerektiren demir eksikliği anemisi de saç dökülmesine neden olabilir."

    - "Bebek ürünleri veya organik ürünler kullanmaya özen gösterilmeli"

    Güven, kadın ve erkeklerde saç dökülmesinin farklı nedenlere bağlı olarak gelişebildiğine işaret ederek, şu bilgileri verdi:

    "Erkeklerde saç dökülmesi denildiğinde genetik faktörler başroldedir. Kadınlarda ise hormonal değişikliklere bağlı saç dökülmesi sıklıkla görülür. Diğer bir önemli nokta ise kadınlarda saç kayıplarının erkelerde olduğu gibi kolay teşhis edilememesidir. Ayrıca kadınlarda doğum sonrası ve menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak yoğun saç dökülmesi görülebilir."

    Saç kremi ve şampuan olarak, bebek ürünleri veya organik ürünler kullanmaya özen gösterilmesinin saç sağlığı açısından son derece faydalı olduğunu belirten Güven, jöle, saç spreyi gibi saç şekillendiricilerin saçın doğal yapısına etki edeceğinden kullanılmasından kaçınılması ve mümkün olduğu kadar bitkisel boya tercih edilmesi gerektiğini anlattı.

    - Argan yağı kullanımı faydalı

    Güven, canlı ve sağlıklı saçlara sahip olmak için neler yapılması gerektiğini şöyle özetledi:

    "Jöle ve sprey gibi saç şekillendiriciler saçın dökülmesini tetikleyen faktörlerdendir. Mümkün olduğu kadar bu ürünleri kullanırken saç diplerine temas etmemesini sağlayın. Devamlı bone ve kep kullanımı saçlı derinin hava almasını engellediğinden saç dökülmelerine neden olur bu sebeple gün içinde saçın hava alması sağlanmalı veya bunların hava geçirgen olanları kullanılmalıdır. Duş alınan su çok sert ve kireçli ise yumuşatıcı filtre kullanmaya özen gösterilmelidir. Saç diplerindeki kuruluğu önlemek için argan yağı kullanımı faydalı olacaktır."

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Diş sağlığı tüm vücudu etkiliyor05 Aralık 2016 Pazartesi 14:41
  • 3 ‘kadınsal’ kansere dikkat!05 Aralık 2016 Pazartesi 14:31
  • Bunlar depresyona sokuyor05 Aralık 2016 Pazartesi 14:21
  • Türkiye’de AIDS vakalarında korkutan artış!03 Aralık 2016 Cumartesi 23:09
  • Obezite Türkiye'de de yaygınlaşıyor03 Aralık 2016 Cumartesi 12:55
  • Migrenin en önemli nedenini biliyor musunuz?03 Aralık 2016 Cumartesi 12:51
  • Kışın cilt kuruluğunu önlemenin püf noktaları03 Aralık 2016 Cumartesi 12:44
  • Reflüden korunmanın en önemli yolu30 Kasım 2016 Çarşamba 14:41
  • "Uyku hastalıkları gündüz belirti veriyor"30 Kasım 2016 Çarşamba 13:48
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı?29 Kasım 2016 Salı 18:16
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim