• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252

    ROJ TV davasında sona doğru

    07.12.2011 16:00
    Türkiye ile Danimarka arasında uzun yıllar sorun teşkil eden Roj TV konusunda sona yaklaşıldı.
    ROJ TV davasında sona doğru
    ROJ TV davasında sona doğru ROJ TV davasında sona doğru ROJ TV davasında sona doğru

     

    Kopenhag Şehir Mahkemesi'nde 15 Ağustos'ta başlayan Roj TV'nin kapatma davasının 28. duruşmasında savcılar Anders Riisager ve Jakob Buch Jepsen, dava hakkındaki son mütalaalarını sundu.
     
    Roj TV'yi kapatma davasındaki iddialarının 5 temel nokta üzerine kurulduğunu ifade eden Savcı Jakob Buch Jepsen, "PKK bir terör örgütü mü?", "2006-2010 arasındaki Roj TV programlarıyla PKK'nın propagandasını yapması", "Med TV, Mesopotamia Boradcast, Medya TV, Roj TV ve Roj NV arasındaki bağlantı ve ilişkiler", "Roj TV ve Roj NV çalışanlarıyla PKK arasındaki ilişki", "ROJ TV'yi kimin finanse ettiği" gibi konulara duruşmalar boyunca açıklık getirmeye çalıştıklarını ifade etti.
     
    Jepsen, AB ve ABD tarafından terör örgütü olarak kabul edilen PKK'nın ilk kez bir yargı kararıyla terör örgütü olup olmadığına karar verileceğine işaret ederek, olayın sadece Roj TV'nin kapatılmasından ibaret olmadığını söyledi. Savcı Jepsen, ortaya koydukları delillerin tamamının hem idari hemde ekonomik olarak Roj TV üzerindeki tüm kontrollerin PKK'da olduğunu ortaya net bir şekilde koyduğunu söyledi. Roj TV çalışanlarının Kandil'de çekilen fotoğraflarını, PKK üst yöneticilerinin Roj TV'ye talimatlarını delilleriyle mahkemeye sunduklarını ifade eden Jepsen, "Roj TV PKK'nin sesi olmuştur. Örgütün propagandasını yapmıştır." dedi.
     
    "YAYIN LİSANSINDA TAAHHÜT EDİLENLERE UYMUYOR"
    Savcı Jepsen, Danimarka TV Radyo Kurulu'ndan yayın lisansı almak için yapılan müracaatta, ROJ TV'nin ana merkezinin Kopenhag'da olacağı ve programlar ile kararların burdan alınacağı taahhüt edildiğini belirterek, "Görüldüğü gibi, programlar ve kararlar Belçika'daki Roj NV'den yapılarak yönetiliyor. Kopenhag'daki merkezindeki kişilerin Roj TV yayınları konusunda hiçbir etkisinin olmadığını mahkeme sırasında gördük." ifadelerini kullandı.
     
    Roj TV'nin bağlı olduğu Mezopotamya Yayıncılık'ın yönetim kurulu başkanı Henrik Winkel, Roj TV direktörü İmdat Yılmaz'a gönderdiği e-postada, 'Yayın izni bizde ancak yayınlarda neler oluyor; hiçbir yetki ve etkimiz yok.' ifadelerine dikkat çeken savcı, yine Winkel'in gönderdiği birçok e-postada yayınların giderek kontrolden çıktığı ve PKK propogandasına dönüştüğünü, bu durumun da başlarını ağırtacağını belirttiğini vurguladı. Savcı Jepsen, iddialarını delillerle ispat ettiklerini belirterek, bu delillerin önemli bir kısmını Belçika polisi tarafından Roj TV stüdyolarına yapılan baskında ele geçirilen iç yazışmalar olduğunu söyledi. 
     
    Roj TV'nin daha önce İngiltere, Almanya ve Fransa'da yasaklanan MED TV ve MEDYA TV'nin devamı olduğunu ifade eden Jepsen, bunu görmek için yayınlarını takip etmenin yeterli olduğunu söyledi. Jepsen, İngiltere'nin 1999 yılında MED TV'yi, Fransa'nın 2004'te MEDYA TV'yi, 2008'de Almanya ve 2010 yılında yine Alman Mahkemesinin bu kanalları yasakladığını hatırlattı. Bazı çevrelerin iddia ettiği gibi savcılığın Türkiye'yi savunmadığını belirten Jepsen, Türkiye'nin Kürt hakları konusunda bir dizi iyileştirmeler ve düzenlemelere gittiğini, Türkiye'de yaşayan Kürtlerin diğer bölge ülkelerinde yaşayanlardan daha iyi durumda olduğuna ifade etti. Savcı, Kürtlerin Türkiye'de haksızlığı uğramalrı durumunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gittikleri ve bazı davalarda Türkiye'nin mahkum olduğunu da ekledi.
     
    Savcı Jepsen, Roj TV davasının en önemli tanığı eski müdür Manouçher Zoonozi'nin, savunma avukatı Björn Elmquist'in iddia ettiği gibi 'kanaldan alacak verecek meselesi nedeniyle işten atılmasının intikamını almak için davanın kilit tanığı olduğunu iddia etmesinin gerçeği yansıtmadığını, eski müdürün 2006 yılından kovuluncaya kadar PKK'nın kanal üzerindeki etkisini algıladığını' söyledi. Savcı, Zonoozi'nin PKK tarafından işten kovulduğunu ve polis koruması altında asla normal bir yaşam süremeyeceğini ifade etti.
     
    PKK'nın bir terör örgütü olduğunu, AB ülkeleri ve ABD'nin terör örgütü listesinde yer aldığını hatırlatan savcı Jakob Buch Jepsen, "Danimarka istihbarat teşkilatı PET'in özel bir birimi bu tür terör örgütlerini izliyor. Söz konusu birimin PKK ile ligili yaptığı analizinde yer alan görüşler, Türk yetkililerden kesinlikle alınmıyor. PET'in analizi açık tanıklardan oluşuyor. PET'in bu konuda kararı gayet net ve açıktır. Mahkeme sırasında dinlediğimiz gizli tanık PET üyesi örgüt hakkında kurumun görüşlerini net bir şekilde ortaya koymuştur." dedi. 
     
    Savunma avukatı Björn Elmquist'in dava boyunca olayı sulandırmaya çalıştığna değinen Savcı Jepsen, Roj TV Müdürü İmdat Yılmaz'ın yönetim kurulu başkanı Henrik Winkel'e gönderdiği e-postada Elmquist için "Bize hiçbir faydası olmaz. Şov yapıyor ve sadece kendi kariyerini düşünüyor." diye yazdığını söyledi.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim