• BIST 98.314
  • Altın 143,598
  • Dolar 3,5661
  • Euro 3,9852

    Putin'in ustalık dönemine dikkat etmeli

    08.10.2011 09:12
    Putinin ustalık dönemine dikkat etmeli
    Rusya'nın şimdilik Belarus ve Kazakistan ile başlattığı bu süreç, Türkiye açısından da son derece önemli.
    Putin'in ustalık dönemine dikkat etmeli Putin'in ustalık dönemine dikkat etmeli Putin'in ustalık dönemine dikkat etmeli


    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 2010 yılındaki Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türk-Avrasya İş Konseyleri toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği ülkelerindeki barışın ortak bir ekonomik havzadan kaynaklandığını belirterek; bir Avrasya Birliği kurulmasını önermişti. Konuyu Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Doç. Dr. Taşansu Türker ile konuştuk. Türker, Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Çalışmaları Enstitüsü'nde tarih doktorası yapmış, bölgeyi son derece iyi bilen bir isim.

    Avrasya Birliği'nin Putin'in ustalık dönemi projesi olduğunu belirten Doç. Taşansu Türker, Rusya'nın dünyada güçler dengesi değişirken 'Bölgede güç merkezi benim' mesajı verdiğini söylüyor. Türker, Moskova'nın AB, ABD ve Asya-Pasifik'in karşısında dördüncü bir güç merkezi yaşatmayı hedeflediği görüşünde

    Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden Doç. Dr. Taşansu Türker'in Putin'in Avrasya Birliği projesine ilişkin AKŞAM'a yaptığı açıklamalar şöyle: 
    - Putin'in Avrasya Birliği kuracağını açıklamasının zamanlamasını nasıl değerlendirdiniz?
    Tam Medvedev'in devlet başkanlığı için aday olmayacağının netleştiği bir dönemde böyle bir makale yazılıyor. Bu da Putin'in ustalık dönemi herhalde. Böyle bir dönem için büyük bir proje ile ortaya çıkması gerekiyor doğal olarak. Putin 'Sovyetler Birliği'nin yıkılması, 20'nci yüzyılın en büyük faciasıdır' demişti. Bunun bir sebebi var, o da şu: Rusya'da yaşayan herkes Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından büyük acılar çekti. Ama orada, yani tüm Sovyet coğrafyasında pek kimse Sovyetler Birliği'nin geri gelmesini de istemez.  
    -  Bu girişiminin alt metnini nasıl okudunuz?
    Öncelikle Türkiye'nin yabancı olduğu konuların altını çizmek gerek. Bir defa Stalin'in hedeflediği 'Sovyet insanı' tipi, ki buna homo sovyetikus denebilir, çok büyük acılarla da olsa kısmen yapıldı Sovyet coğrafyasında. Siyasi olarak çok çabuk darmadağın edilmiş olsa da, Sovyet insanı kimliğinin ve değerlerinin çok ciddi devamlılığı söz konusu. Stalin'in en büyük başarısı Rusça'yı ortak dil haline getirebilmiş olmasıdır. Bu birliğin kültürel altyapısı halihazırda var. Daha da ötesi bu birliğin asıl altyapısı iktisadi yapıdır. Demiryolu, enerji sitemlerinin bütünleşmesi, eski pazar alışkanlıkları... Yani bu bölgede ulus-devletlere bakınca zaten ortak pazar görüyoruz. Bu ortak pazar olgusu, ortak siyasal yapılanmaların temelini oluşturacaktır. Bu kaçınılmazdır. 'Bunun önündeki en büyük engel nedir?' diye soracak olsanız, bu projenin önündeki en büyük engel yeni bir Sovyetler Birliği kurulacağı korkusudur.

    MUASIR MEDENİYET İDEALİ 
    - O nedenle mi Putin 'Hedef yeni bir Sovyetler Birliği değil' demesine rağmen Batı medyası bunu Sovyetler'e geri dönme isteği olarak yansıtıyor?
    Evet, ve bu son derece normal. Bu sadece Batı'nın değil; eski Sovyetler Birliği ülkelerinin ve halklarının da en büyük korkusu yeni bir Rus hakimiyeti korkusudur. Putin zaten Avrasya Birliği'nin eski Sovyetler Birliği üyesi olmayan devletlere de açık olduğunu, AB ile iletişim içine olacağını ve bunun Batı'ya karşı bir girişim olmadığını belirtiyor. Sovyet bürokrasisi içinden yetişmiş olan yeni Rusya elitlerinin en büyük ideali belki bizim 100 yıl önce yaşadığımız, muasır medeniyet seviyesine ulaşmak dediğimiz şeye benzer bir ideal. Rusya'yı olabildiğince güçlü yapmak ama bugünün dünyasında, muasır dünyada hakim olan değerler sistemini de hakim kılabilmek. Rusya'nın farklı gerçeklikleri var ama reform yapma konusunda da ciddi bir çaba olduğunu görüyoruz. 

    -  Avrasya Birliği'nin eski doğu bloku üyesi olmayan ülkelere de açık olduğu vurgusuyla kastedilen nedir?
    Bu sadece 'Biz eski Sovyet cumhuriyetlerini toplamıyoruz' mesajı vermek için bir makyaj. Bu birliğe kim girecek? Yakından bakınca NATO üyesi olan ve AB adayı bir Türkiye'nin bu birliğe girmesini kimse düşünmez. İran mı girecek bu kadar belasıyla? Rusya kesinlikle böyle bir belayı başına almak istemeyecektir. Belki bir ihtimal Moğolistan ama oradaki son siyasal gelişmeleri bilmek gerek.

    Türkiye modeli
    - Avrasya Birliği kurulmasının Türkiye'ye nasıl bir etkisi olur?
    O her konjonktürde değişir. Bizim tarihimiz Rusya ile Batı arasında dans etmekle geçti. Çok güçsüz bir Rusya da bizim başımıza beladır, çok güçlü ve dengelenemeyen bir Rusya da başımıza beladır. Ama şu an için çok güçlü ve dengelenemeyecek, agresif bir Rusya görmüyorum. Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkaslar'daki varlığının Rusya'nın haklarına halel getirmeyeceği, bir NATO ülkesi olarak kendisine bir düşmanlığı olmadığını anlatması önemli. Türkiye'nin buralarda bulunması Rusya'nın da hayrına. Rusya Federasyonu içinde, Kafkasya ve Orta Asya'da önemli bir İslami nüfus var. Türkiye'nin İslami modelinin bu bölgelerde etkin olması, modern ve üretken bir İslami coğrafyanın varlığı ve bunun radikalizme savrulmaması Rusya için de hayırlıdır.

    Batı'da Rusya algısı
    - Putin'in başlattığı bu sürecin uluslararası siyasette nasıl sonuçları olur?
    Burada Batı'nın Rusya algısı çok önemli. Batı'da da Rusya algısı konusunda farklı çevreler, ekipler, çıkar grupları var. Bu farklı yaklaşımlar ve hatta bilinçaltları aynı zamanda farklı ticari ilişkilerle de manipüle edilebilir. Gazprom bu anlamda önemli bir aktördür. Rusya'nın gaz kaynağı olması, petrol boru hatları, gümrük mevzuatları, hepsi önemlidir. Bu noktada ABD ve Avrupa başkentlerindeki farklı güç odaklarına iyi bakmak gerek.

    Hedef dördüncÜ güç olmak
    -  Putin'in istediği Gümrük Birliği'nin önemi nedir?
     Gümrük Birliği Belarus, Rusya ve Kazakistan'ı kapsıyor. Ciddi bir Rus yapısı olan Kazakistan her zaman nükleer güç olması ve enerji kaynaklarıyla Orta Asya'nın itici gücü olarak Rusya'ya en yakın ülkelerden biri oldu. Belarus'a baktığınızda daha karmaşık bir durum görebilirsiniz. Slav kökenli ve fakat AB ile Rusya arasında kalan bir coğrafya. Batı'dan her ne kadar entegrasyon çabaları olduysa, bir o kadar da siyasal sistem eleştirisi üzerinden Rusya'nın yegane dostluğuna itilen bir ülke. Dolayısıyla; Kazakistan, Belarus ve Rusya'nın kuracağı böyle bir Gümrük Birliği'nin altyapısı zaten var. Aslında zaten var olan sistem bazı düzenlemelerle yasallaştırılmış oluyor şu an. Böylece Rusya, bölgesinde en önemli başrol oyuncusunun kendisi olduğunun yasal olarak da altına imzasını atmış oluyor. 

    -  Neden buna ihtiyaç şimdi duyuldu?
    Çünkü son gelişmelerle yeni bir dünya kuruluyor. Dünyadaki ekonomik dağılım değiştiği için siyasal güç merkezlerinin örgütlenme yapıları da değişiyor ve her ülke kendine yeni çıkış yolları arıyor. Rusya'nın da eski Sovyet coğrafyasında daha sağlam siyasal birlikler kurma yönünde adım atması zaten beklenmeliydi. Asıl daha sonrası önemli. Aslolan Rusya'nın günden güne daha demokratikleşmesi, uluslararası ekonomik ve siyasal sistemle entegre olması. Ama entegrasyon sırasında güç odaklarının nasıl dağılacağı tamamen stratejik bir konudur ve bu konuda da dünya zaten yeni birçok gelişmeye gebe. 

    -  Bu yapı AB, ABD ve Asya karşısında dördüncü bir güç odağı olur mu?
    Amaç odur tabii ki. Her siyasal otorite kendisini günden güne güçlendirmek ister. Ama Putin makalesinde 'Büyük bir pazar olan AB ile yine büyük bir pazar olan Asya-Pasifik arasında biz pazar oluşturmak istediğini' söylüyor. Dünyada medeniyet tarihine bakınca, Çin'in iki defa yurtdışına çıkışı vardır. Biri İpek Yolu, diğeri deniz ticareti aracılığıyla. Bir de büyük Cengiz Han İmparatorluğu'nu ekleyin. Ama Asya-Pasifik bölgesiyle, Avrupa'nın birleştirdiği her dönem dünyada büyük bir zenginlik kaynağıdır. Dolayısıyla böyle bir iddia Rusya'ya bol puan getirebilir. Burada negatif olan şey şudur: 'Orayı açacağım' diye bir kapı yaparsanız, o kapıyı kapatma hakkı da elinizdedir. Ama tabii, iktisadi ilişkilerde bu işler o kadar da kolay değildir.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim