• BIST 84.208
  • Altın 147,160
  • Dolar 3,7746
  • Euro 4,0581

    Para biriksin açık kapansın

    20.06.2011 07:42
    Para biriksin açık kapansın
    Akbank kredi ürünlerindeki inovasyonunu mevduat tarafına da taşıyacak. Türk insanının tasarruf alışkanlığının olmadığından yakınan Akbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, çıkaracakları yeni ürünlerle tasarrufu özendirmeyi amaçladıklarını dile getirdi.
    Para biriksin açık kapansın Para biriksin açık kapansın Para biriksin açık kapansın

     

     
     
    Akbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, Türkiye'nin orta ve uzun vadede cari açık sorunundan kurtulması için tasarruf alışkanlığının artmasının şart olduğunu düşünüyor. Türk insanının 40-45 yaşından sonra tasarruf ile tanıştığını, gelişmiş ülkelerde ise tasarrufun doğuştan başladığına işaret eden Tözge, tasarrufu teşvik konusunda sektöre de görevler düştüğüne inanıyor.
    Son yıllarda bankacılık sisteminde inovasyonun daha çok aktiflerde yani kredilerde yoğunlaştığına dikkat çeken Galip Tözge, 'Mevduatta çeşit az. Eğer çeşidi artırırsak mevduat tabanı da yaygınlaşacak. Akbank olarak kredilerdeki ağırlığımızı kaybetmeden biraz pasif tarafa, mevduata da bu oluşumuna katmak istiyoruz' diyor.
    Akbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge ile tasarrufun Türkiye ekonomisi açısından önemini ve Akbank'ın bu konuda neler yaptığını konuştuk.
    - Bugüne kadar tüketimi frenleyen önlemler alındı ama cari açığın temelinde tasarruf açığı yatıyor. Bu konuda neler yapılabilir sizce?
    Esasında bence bayağı bir girişim var. Aralık ayından itibaren alınan zorunlu karşılık kararları bir kere uzun vadeli  mevduatları motive ediyor. Türkiye'deki cari açığın sıkıntısı, yatırımların hızına tasarruflar yetişemiyor. Cari açığın uzun vadede çözümü tasarruf. Bir tüketici tarafında bunu artırmamız lazım, bir de katma değeri yüksek ürünlerde. Bunu yaptığımız zaman orta ve uzun vadede bu  problemden kurtulacağız.
     
    TASARRUF DOĞUŞTAN BAŞLAR
    - Tasarrufu teşvik için Akbank olarak neler yapıyorsunuz?
    Açıkçası biz 2010 yılı kasım ayında bu konuda önemli adımlar attık. Birikimli mevduat diye bir ürün çıkarttık. Çok iyi gidiyor. Araştırmasını yaparken şunu gördük. Yüzlerce müşteri ile konuştuk. Müşteri olmayan vatandaşlarımızla konuştuk. Türkiye'de maalesef  insanlar tasarrufu 35-40 yaşından sonra yapılan aktivite olarak görüyor. Çocuk büyüyor, okula gidiyor. Okul bitiyor, işe giriyor, evleniyor. Evlendiğinizde harcamalarınız genelde gelirinizden yüksek oluyor, borçlanıyorsunuz. Ne zaman 40-45'li yaşlara geliyorsunuz, geliriniz giderinizden fazla oluyor o zaman tasarrufa başlıyorsunuz. Esasında baktığınızda iyi örnek olan piyasalarda tasarruf doğuştan başlıyor. Bence bizim yapmamız gereken bu tasarruf alışkanlığını insanın bu hayat eğrisinin önüne taşımak. Çocuklarımız için doğduğu günden itibaren her ay 15-20 lira tasarruf etmeye başlarsak; Türkiye'nin düşük tasarruf alışkanlığı problemi biter. BES iyi bir örnek, hızlı gelişen bir piyasa.
     
    50 bin kişiye 'Hoş geldin mektubu' gönderdi
    - Birikimli mevduat ürünü ile kaç kişiye ulaştınız?
    Akbank olarak biz bu konuda epey yol katettik. 2010 Kasım ayında '100 bin hesaba ulaşmak istiyoruz' demiştik ama mayıs ayı itibarıyla aktif 100 bini geçtik.  
    -  Bu üründe yıl sonu beklentiniz?
    Benim hedefim 200 bin. Bu üründe bizim bir gönül bağımlılığımız var. Ürünümüzü ilk alan yaklaşık 50 bin kişiye ben şahsen mektup yolladım: 'Hoş geldiniz, tasarruf ederek iyi bir iş yaptınız' diye müşterilerimize bir de kumbara hediye ettik
     
    Sepetçiyim, kitaptan şaşmıyorum
    - Siz tasarruflarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Ben sepetçiyim. İktisat okudum sonra da finans masterı yaptım. Açıkçası kitap ne derse onu takip ediyorum. Duygusal davranmıyorum. İlime, bilime inanan bir insanım. Sabit kıymetler, hisse senedi, emtia gibi ürünlere bölüyorum portföyümü. Bir de vadeye göre bölüyorum. Yatırımlarımın bir kısmı kısa vadeli,  bir kısmı da uzun vadeli. Benim paçal bir portföyüm var. Kitap ne derse açıkçası ben onu yapıyorum.
     
    Yastığa baş koyma prensibi!
    - Küçük yatırımcılara ne öneriyorsunuz?
    Bence küçük yatırım diye bir şey yok. Bence yatırım herkese, kendine göre çok kıymetli. Yani 1.000 liram benim için çok önemlidir. Size göre 100 bin lira önemlidir. Bir kere yatırımlarda uzun vadeli bakmak lazım. İkincisi eğer bu konuda uzman değilseniz bu işi bilenle götürmek lazım. Nasıl boğazımız ağrıdığında doktora gidiyorsak, yatırım yapmak isteyenler de bir banka ile işbirliği yapmalı. Bir de sepet teorisine inanıyorum. Sepet demek bir belirsizliği önleme aracıdır. Yatırımcı akşam yattığı zaman rahat uyumalı. Yani 'Yastığa baş koyma prensibi.' Yastığa başınızı koyduğunuz zaman, 'Ya ben iyi ki, buradaki portföyümü azalttım. 10 liraydı, 5 liraya indirdim' diyorsa doğrudur. Bu herkese göre de farklıdır. Kimisi bütün parasını hisse senedine koyar, rahat uyar. Kimisi parasının yüzde 90'ını mevduata koyar, yüzde 10'unu hisseye koyar rahat uyur. Bence bu önemli.
     
    4 yeni ürünümüz var, fırından çıktıkça servis yapacağız
    -  Mevduat tarafında yeni ürünleriniz olacak mı?
    Mevduat bizim için önemli. Akbank olarak önemli bir pazar payına sahip bankayız. Tüketicilerin alışkanlıklarına uygun, bugünkü mevduat sisteminin dışında daha yapıcı ürünlerimiz var. 4-5 tane ürünümüz var. Fırından çıktıkça servisimizi yapacağız. Amacımız tasarruf alışkanlığını artırmak. Son zamanlarda düşen faiz oranları ve munzam karşılıklarının da uzun vadeyi desteklemesi açıkçası bizlere yardımcı oluyor.
     
    İlk göz ağrısı bankası ikinciye ortak oldu!
    - Mesleğe yeni başlayan gençlere tavsiyeniz?
    Ben işimi çok seviyorum. 14 saat hiç anlamadan geçiyor. Genç arkadaşlara da onu tavsiye ediyorum. Bence en önemli mutluluk insanın sevdiği işi bulması. 1990'da Citibank'ta işe başladım, 12 yıl çalıştım. 1990-94 yılları arasında Citibank'ta kurumsalda çalıştım. 1996 yılında 29 yaşında İzmir'de şube müdürü oldum. Sonra 1998 yılında İstanbul'a, Citibank Genel Müdürlüğüne geldim. 2002 yılında ise Akbank'a geçtim. Birinci bankam ikinciye ortak oldu! Bir de öyle güzel tesadüf oldu.
     
    Haftada 13-14 saati bankada geçiyor
    - Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?
    Boş zamanlarımda iki şey yapmaya çalışıyorum. Birincisi; iyi bir eş ve baba olmaya çalışıyorum. İkincisi; spor yapmayı seviyorum. Eğer işim ve eşim ve çocuğumdan kalan zamanım olursa haftada iki gün spora gitmeye çalışıyorum. Fakat günde 13-14 saatim bankada geçiyor. Hafta sonu bir gün ben mutlaka çalışıyorum. Hafta içi toplantı, telefon, e-mail, trafiğinin dışında ben özellikle cumartesi günleri bankaya geliyorum. Öğlene kadar çalışıyorum. O 5-6 saatlik mesai benim için çok önemli. Kesintisiz çalışma, kesintisiz okuma. Hafta içi çok kaliteli zaman bulmak zor.
     
    akşam
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim