• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297

    Oyuncuların içinden çıkamayan "katiller"

    14.03.2012 19:28
    Oyuncuların içinden çıkamayan katiller
    Bu sezonun sevilen dizilerinden Kuzey-Güney dizisinin Güney'i Buğra Gülsoy'un yazdığı "Pragma", 5 azılı katili taşıyor sahneye. Oyunun yönetmeni de azılı katillerinden Ted Bundy'si de Gürsoy. Oyuna ilginin büyüklüğü aşikar ama bu ilgi sürer mi şüpheliyim.
    Oyuncuların içinden çıkamayan Oyuncuların içinden çıkamayan Oyuncuların içinden çıkamayan

     Kabul etmeli. İddialı bir "celebritysi" var bu oyunun. Enteresan bir konusu. Gayet "cool" bir broşürü.

    Tarihte bilinen 5 azılı katili ele alması heyecanlandırabilir sizi. Hele de son zamanlarda bu kadar farklı tiyatro gruplarından son derece eli yüzü düzgün oyunlar çıkmaya başlamışken, bir umut yaşatabilir insanı. Bir umuttu yaşatan insanı ve emek de tiyatroyu ama maalesef tiyatroyu yaşatan "emek" Pragma'yı kurtarmaya yetmiyor bu sefer.

    Katillere dinletilen bir klasik müzik sekansı ile açılıyor oyun. Klasik müziğin katiller ve canilerin ortak paydasında yer alan öğelerden biri olması klasiktir ne de olsa...

    Sonrasında her bir karakterin haykırışına, bağrışına, feryadına sonra birbirlerini itip kakmalarına (pek nedenini anlayamasak da) şahit oluyoruz. Sebepsiz yumruklar tekmeler havada uçuşuyor. Hakkını vermeli; bazılarının eften püften de olsa bir nedeni var elbette. "Katil bunlar itişmeleri için sebep mi lazım?" demeyin çünkü o zaman izlediğiniz şey anlamlanmıyor.

    Katillerden Charles Manson ismen ve kısmen cismen var oyunda. Çünkü ölmüş ve diğer katil yamyam Albert Fish tarafından tabir-i caizse tadına bakılmış.

    Katillerin arkasındaki öyküleri bekliyoruz sonra, ancak bir iki cümlelik çocukluk anılarından ileri gitmeyen cümleler son derece yüzeyde yüzüyor. Özellikle Albert Fish'i oynayan Mert Öner'in değil katil, cüzdan çalan bir suçlu olduğuna dahi inanasınız gelmiyor. Vurgusu, sesinin tonu maalesef inandırıcılıktan uzak. Diğer oyuncuların da ağzından çıkanları anlamakta zorlanıyoruz zaman zaman. Sonra keşke diyoruz izlerken biraz daha ipucu alsak, biraz daha derinleşebilsek karakterler üzerinde ve keşke öyle bir performans izlesek ki "Anne ben çirkin miyim?" diye ağlayan katil Chikatilo'ya acımamız mümkün olsa... Ama maalesef ne performans ne de metin açısından bu çok mümkün olamıyor.

    Çok daha popüler işler yapabilecekken tiyatro ile uğraşmayı, insanlara tiyatroyu sevdirmek için bir adım atmayı seçen oyunun yönetmen ve yazarı Buğra Gülsoy'a saygı duymamak ne mümkün. Ancak keşke onun da oyunu sahneye koymadan önce değişiklikler yapması mümkün olabilseymiş. Çünkü Pragma vaadini gerçekleştiremeyen bir oyun olmaktan kurtulamamış. Merakınızı gidermek isterseniz tabii ki izleyin ancak siz siz olun benim gibi oyuncuların içinden o katillerin çıkmasını beklemeyin...  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim