• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920

    Osman Can'dan ''post-Kemalist'' medyaya tokat gibi yazı!

    18.07.2012 12:24
    Osman Candan post-Kemalist medyaya tokat gibi yazı!
    Gazete manşetlerine göre bu basın özgürlüğüne bir darbe oluyor veya sansür geri geliyor. Yani sansür denilen şey, şimdi bu öneriyle geri geliyor ve özgürlüğe darbe vuruluyor.
    Osman Can'dan ''post-Kemalist'' medyaya tokat gibi yazı! Osman Can'dan ''post-Kemalist'' medyaya tokat gibi yazı! Osman Can'dan ''post-Kemalist'' medyaya tokat gibi yazı!

    Basın özgürlüğü ve Yeni Anayasa

    Avrupa’da post-faşist ve post-komünist anayasacılık geleneğine biz de post-Kemalizm-ittihatçılık üzerinden eklemleniyoruz. Onlarca yıl geriden. Paradigması değişmeyen devlet daha insancıllaşıyor, sempatikleşiyor.

    AK PARTİ basın özgürlüğü konusunda bir madde önerisi getirdi. Gazete manşetlerine göre bu basın özgürlüğüne bir darbe oluyor veya sansür geri geliyor. Yani halihazır anayasal düzende basın özgürlüğü var idi, sansür denilen şey de tarihe karışmış idi, şimdi bu öneriyle geri geliyor ve özgürlüğe darbe vuruluyor.

    Yeni anayasa sürecindeki basın özgürlüğü tartışmasının üç temel sorun boyutu vardır. Bunlardan birincisi, getirilen önerinin içeriğiyle ilgili.

    Öneriye göre “Basın hürriyeti milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın, başkalarının haklarının, özel veya aile hayatının korunması, suçların önlenmesi, yargının bağımsızlık ve tarafsızlığının sağlanması, savaş kışkırtıcılığının, her türlü ayrımcılık, düşmanlık veya kin ve nefret savunuculuğunun engellenmesiamaçlarıyla sınırlanabilir.”

    Mevcut Anayasanın 26’ncı maddesinin 2. Fıkrasına göre ise düşünce ve tabii ki basın özgürlüğünün kullanılması “millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.”

    Anayasanın 28. maddesine bakılırsa, “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde”anayasa gereği basın özgürlüğüneyetkili mercii eliyle doğrudan müdahalede bulunulabiliyor.

    Bu karşılaştırma, ortada esaslı farkların bulunduğunu ve önerinin AİHS, 1946 sonrası Avrupa Anayasaları ile 1989 sonrası doğu Avrupa Anayasalarında ortaya çıkan standartların dışında olmadığını gösteriyor. Yani mevcuda göre geriye gidiş yok. Ama sorun bu değil ki!

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim