• BIST 107.152
  • Altın 143,431
  • Dolar 3,5606
  • Euro 4,1613

    Omurgasızları omurgalılara tercih ederim

    26.06.2011 12:54
    Vakti seri katiller, cesetler ve onların üstünü kaplayan böceklerle geçiyor. Adolf Hitler ve Eva Braun'un kafataslarını inceleyen, Kolombiyalı canavar Luis Garavito'yla çalışan tek uzman olan Alman adli tıpçı Mark Benecke'nin 'Eğlence Partisi'yle siyasete
    Omurgasızları omurgalılara tercih ederim
    Omurgasızları omurgalılara tercih ederim Omurgasızları omurgalılara tercih ederim Omurgasızları omurgalılara tercih ederim

     

    Alman adli tıpçı Mark Benecke, nev-i şahsına münhasır biri. Zamanının önemli bir bölümünü adli tıp, cesetler, seri katiller ve ölülerin üzerindeki böcekler kaplasa da müzikle de uğraşıyor, edebiyatla da. ‘Ölümün İzleri’ adlı kitabını Türkçe olarak da bulmanız mümkün. İkinci kitapsa yolda. Geçen sene ‘Eğlence Partisi’ diye adlandırılan Die Partei ile siyasete de girdi. Ellerinden geldiğince, siyasetin gereksiz ciddi havasını dağıtmaya çalışıyorlar. 
    Ama tabii ki Benecke’nin en çok bilinen özelliği, seri katillerle ilgili araştırmaları. “Çocukluktan beri yapmak istediğim meslek buydu. O zamandan beri fizik ve biyolojiye meraklıydım” diyor. Çevresinde denek olarak kullanacağı kimseyi bulamadığı için kendisini bu işe hazırlamış ve bu konuda uzmanlaşmış. Kendisiyle ‘ister istemez’ seri katiller, Hitler ve politika üzerine lafladık. 
     
    Adli tıpçı olmanın dışında birçok işle ilgileniyorsunuz. Biraz kendinizi anlatabilir misiniz? 
    İnsanlarla çok fazla vakit geçirmeyi seven biriyim. Örneğin vampir olduğunu düşünen ya da kriminal durumları paranormal yollardan çözmeye çalışan insanlarla... 
     
    Adolf Hitler ve kısa süreliğine eşi de olan Eva Braun’un kafataslarını incelediniz. Öbür suçlularla kıyaslayacak olursanız, onlarda farklı bulgular elde ettiniz mi? 
    Bütün insanların olduğu gibi onların da kafatasları farklıydı ama Eva’nınki tahmin ettiğimden daha ilginçti. Hitler sevilmek isteyen, trajikomik bir karakterdi. Eğer çocukken daha fazla ilgi görseydi ya da daha fazla sevilseydi, her şey çok daha farklı olurdu. Yeni kitabım için çok fazla araştırma yaptıktan sonra bu durumdan çok daha emin oldum. 
     
    Peki bu kitap Adolf Hitler’le mi ilgili? 
    Yeni kitabım Hitler ve onun gibi garip şeyler yapan insanlarla ilgili. İçeriğe uygun olarak da ‘Kötülüğün Karanlık Çemberinin Dışında’ adıyla piyasaya sunulacak. Kitabın ismi, editörün seçimiydi; başlıklar konusunda hiçbir zaman iyi olamadım. 
     
    140 gence tecavüzden ve ölümlerinden sorumlu tutulan Kolombiyalı seri katil Luis Garavito’yla çalışmış tek insan sizsiniz. Başka seri katiller hakkında da birçok kitap yazdınız. İnsanları seri katil olmaya iten şey nedir? Mesela Luis Garavito’yla ilgili olarak normal insanlardan farklı bir şeyler buldunuz mu? 
    140 değil, 300 çocuk söz konusuydu. Psikopatlar zihinsel ya da bedensel travma sonucu, başkalarıyla bağlantı kuramayan insanlardır. Aynı zamanda kontrol edemedikleri fantezileri vardır. Çok fazla duygunun ve çok fazla hasta arzunun karışımı gerçekten çok tehlikelidir ve bu da Garavito gibi seri katillerin tipik profilidir. Farklı çeşitte de profiller vardır fakat bu en çekirdek olanıdır. Çoğu çocukken kötü muammele görmüş, istimar edilmiş insanlardır ya da her ikisi birden. Birçoğu da toplum içinde rahatça dolaşabildiği ya da insanların arasına karışabildiği için şanslılar! 
     
    Bugüne kadar kaç katili incelediniz? Hiç ilginç bir olay yaşadınız mı? 
    Bir sürü inceledim. Ama çoğu genellikle sadece leke, kan, sperm, salya örnekleri almaktan ibaret. Bir sürü ilginç hikayeyi Benecke.com’dan okuyabilirsiniz. En garip olanlarıysa çocuğunu ölü bulan, fakat gücü, parası ya da itibarı olmadığı için kimse tarafından umursanmayan insanların hikayeleri. Bunun gibi birkaç olay yaşamışlığım var. 
     
    Sizce insanlar neden katil olur? 
    Birçok sebep var: nefret, ilgisizlik, açgözlülük… 
     
    Ölülerin bu kadar ilginizi çekmesinin muhakkak bir nedeni vardır. 
    Çünkü bu işe başladığımda çoğu insan ölülerle ilgilenmiyordu. Ben de ‘Bu işte gizli bir şeyler olmalı’ diye düşündüm. 
     
    Böcekleri de araştırıyorsunuz. Bu merak ne zaman başladı?
    Cesetlerin üzerinde böcekleri gördüğümde, enstitüdeki tek omurgasızlar böceklerdi. Omurgasızları, omurgalılara tercih ederim! (Gülüyor) 
     
    Öldüğünüzde sizi kimin incelemesini istersiniz? 
    Öldüğümde incelenecek bir şey kalacağını düşünmüyorum; eşim psikolog! 
     
    Geçen sene politikaya da girdiniz. Sizce hangisi daha kokuşmuş; böcekler mi, ölüler mi yoksa politika mı? 
    En kokuşmuşu politika, aynı zamanda en eğlencelisi de! Die Partei, çalışma, hukukun üstünlüğü, hayvanların refahı, elitlerin yükselişi ve taban demokratik girişimi partisi. Die Partei, 2004’te Alman mizah dergisi The Titanic’in editörleri tarafından hiciv ve parodi amaçlı kuruldu. Öbür partilerin seçim kampayalarını tiye almak, parodi geceleri ve bazen diğer partileri ziyaret etmek, kuruluş amaçlarından birkaçı diyebilirim. Berlin ve Hamburg gibi şehirlerde, nasıl oluyorsa hiç milletvekili çıkaramamasına rağmen, 2005’ten beri çok başarılı sonuçlar aldı. Siyaset bilimciler Die Partei’yi ‘Gırgır Partisi’ diye tanımlıyor. Die Partei’nin daha önce seçimlere katılmış bazı partilerle beraber 2009 federal seçimlerine katılması reddedildi. Bunun üzerine resmi bir itirazda bulunup Şubat 2011’de katılmaya hak kazandık. 2010’da Kuzey Ren-Vestfalya, 2011’de de Hamburg ve Baden-Württemberg eyaletlerinde seçimlere katılma hakkı elde edip sadece Hamburg ve Berlin’de 10 binin üstünde oy aldık. 
     
    Birçok dövmeniz var, tam bir dövme tutkunusunuz. 
    Dövmeleri sadece sevdiğim için yaptırdım. Hayatımı, kimsenin beni demir parmaklıkların arkasına koymasına sebep vermeyecek şekilde yaşamayı seven bir insanım. Tanıştığım insanlar çoğunlukla dövmeleri umursayacak tipler değil ama bazıları yaptırdığım dövmeler hakkında ilginç sorular soruyor. 
     
    ‘Cinayet Metotları’ sonbaharda 
    Mark Benecke’nin Türkçede şimdilik tek kitabı var. Kırmızı Kedi Yayınevi’nce yayımlanan ‘Ölümün İzleri’ adlı kitabında gerçek hayatta işlenmiş karışık ve çılgınca kriminal vakaları inceliyor. Yazar kitabında iyi ile kötü arasındaki sınırları araştırmış; soruşturmalar ve delilleri değil, işlenen suçların toplumsal düzen açısından anlamını ve suçluların özelliklerini tartışıyor. Ele alınan vakalar, özellikle ‘Vampir Cürümleri, Yamyamlar ve Bir Tecavüz’ adlı birinci bölümde anlattıkları, klişe kaçabilir ama tam anlamıyla insanın kanını donduran türden. Kriminal konularla ilgilenen okuyucular için kaleme alınan bu kitapta Benecke’nin ‘kusursuz cinayet’lere, kredi kartı dolandırıcılıklarına ve kitabın sonuna eklediği bölümle CSI dizilerine yaklaşımları da yer alıyor. 
    Benecke’nin akıl almaz ve heyecanlı soruşturmaları anlattığı ‘Mordmethoden’ (Cinayet Metotları) adlı kitabı da sonbaharda yine Kırmızı Kedi tarafından yayımlanacak. Benecke, ‘Dem Täter auf der Spur’ (Failin Peşinde) kitabında ise cesetlerin üstünde bulunan kan, sperm ve böcekleri anlatıyor.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • iDANSla çağdaş dans vakti02 Ekim 2012 Salı 22:10
  • İstanbulda en kısa festival02 Ekim 2012 Salı 22:09
  • Turuncu Filmler Antalyada02 Ekim 2012 Salı 22:08
  • Beat’lerin Kralı Babylonda02 Ekim 2012 Salı 22:06
  • Türkiyeye utanç verici ceza02 Ekim 2012 Salı 22:05
  • Fazıl Sayın Evreni ilk kez Salzburgda02 Ekim 2012 Salı 15:02
  • Bilgin Adalı hayata veda etti01 Ekim 2012 Pazartesi 23:20
  • Uluslararası caz günü İstanbul’da gerçekleşecek30 Eylül 2012 Pazar 15:04
  • Askerler öldürdüklerini göremezlermiş30 Eylül 2012 Pazar 07:00
  • İşte Neşet Ertaşın son şiiri29 Eylül 2012 Cumartesi 16:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim