• BIST 73.391
  • Altın 133,138
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    Ölüm, haberin yayın tarihini beklemedi

    11.12.2011 08:48
    Ölüm, haberin yayın tarihini beklemedi
    Bu haberi bir hafta önce okumuş olsaydınız Hüseyin Şengün ile Nursel Şengün'ün hikâyesini farklı bakacaktınız. Haber bir hafta bekleyince ölüm ve kaderin beklemeyeceği bir kez daha ortaya çıktı.
    Ölüm, haberin yayın tarihini beklemedi  Ölüm, haberin yayın tarihini beklemedi  Ölüm, haberin yayın tarihini beklemedi

     

    Resul Cengiz'in haberi

    Denizli'nin Çivril ilçesinde yaşayan emekli sınıf öğretmeni 60 yaşındaki Hüseyin Şengün'ün eşi Nursel Hanım, kendisiyle görüşmemizden birkaç gün sonra kalp krizi geçirerek hayata veda etti. Nursel Hanım dolan ömür süresini bitirip ebedi yolculuğa çıkarken, arkasında yarım kalmış bir haber de bıraktı.

    Nursel Şengün 15 yıl önce eklem romatizması, şeker, tansiyon gibi çeşitli hastalıklardan dolayı yatağa düşmüştü. Önceleri tekerlekli sandalye yardımıyla da olsa dışarıya çıkabilen Nursel Hanım, son 9 yıldır belden aşağısı tutmadığı için hayatına, eşinin yardımıyla devam ediyordu. Eşinin tuvalet, temizlik ve yeme içme gibi her türlü ihtiyacını gören fedakâr Hüseyin Şengün ise denedikleri bütün tedavi yöntemlerine rağmen sonuç alamadıklarını, bunun kendileri için Allah'ın verdiği bir imtihan olduğunu söylüyordu. Eşiyle beraber 82 yaşındaki babası Mehmet Şengün'e de evinde bakan emekli öğretmen, başlarından geçenleri, "Bunun zorluğunu anlatmak çok zor, yaşamak lazım. Allah, kimsenin başına böyle sıkıntılar vermesin. Dokuz senedir dokuz gece düzenli uykum yok." diye anlatıyordu.

    kullan

    Bir dostu veya arkadaşını ziyaret ettiğinde, evde eşi hizmet beklediği için rahat rahat oturup görüşemediğini, çarşı pazar işlerini de çabucak bitirip hemen eve döndüğünü anlatan Şengün, "Cenabı Hak, 'Sizi bazen varlık, bazen darlık, bazen sağlık, bazen hastalık, mevki, makam, şan şöhretle imtihana tâbi tutarız.' diyor. İnanıyoruz ki bizim imtihanımız böyledir. Tıbbi açıdan elimizden gelen her şeyi yapmaya çalıştık. Demek ki bu böyle olacakmış. Teslim olmaktan başka çıkar yol kalmadı diye düşünüyorum." şeklinde konuşmuştu. "İyiyken iyi de hastalanınca terk mi etmek lazım?" diyen Hüseyin Bey, "Çok güzel günlerimiz geçti ama işin burasında imtihan sırrını, bu sıkıntıyı yaşamak da varmış demek ki. Değil dokuz, 39 yıl da olsa taşırım." diyordu.

    Merhum Nursel Şengün de eşinden memnuniyetini, "Allah razı olsun. Ona da hastalık vermesin, güç kuvvet versin." şeklinde dualar ederek gösteriyordu. "Mevlâ derdini verdi ama sabrını da verdi. Çok şükür elhamdülillah." dediğini aktaran Nursel Hanım, en büyük üzüntülerinden birinin, emeklilik döneminde eşine hizmet edememek olduğunu gözyaşları içinde anlatıyordu: "Ev hanımıyız. Eşim emekli oldu, biz ona hizmet edecekken o bize ediyor. İnsan üzüntü duymaz mı? Bir kahve, çay yapmak istemez mi? Çocuklarım geliyor, onlara bir şeyler hazırlamak istiyorum."

    OYALARLA BURS VERİYORDU

    Nursel Şengün, yataktan kalkamamasına rağmen ibadetlerini aksatmadan yapıyordu. Yatağının başucuna koyduğu tuğlayla teyemmüm ederek namaz kılan ve tesbih çeken Nursel Hanım, ayrıca öğrencilere de yardım etme gayreti içindeydi. İki yıl önceye kadar ördüğü oyaları sattırarak, parasıyla öğrencilere burs veriyormuş. Vefat etmeden kısa bir süre önce geçirdiği ilk kalp krizinde, üzerinde kalmasın diye biriktirdiği parayı, öğrencilere harcaması için eşine teslim etmişti. Şengün ailesinin iki katlı evinin zemin katında da beş üniversite öğrencisi, kira vermeden kalıyor.

    ZAMAN

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim