• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192

    Öküz altında buzağı...

    19.12.2009 18:14
    Demirel, MHP Genel Merkezi'nde konferans verdi
    Öküz altında buzağı...
    Öküz altında buzağı... Öküz altında buzağı... Öküz altında buzağı...

    MHP Genel Merkezine gelmesinin bazı yorumlara sebep olabileceğini ifade eden Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, davet üzerine siyaset ile ilgili ders anlatmak için geldiğini söyledi ve ekledi: Kimse öküzün altında buzağı aramasın

    Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bugün Türkiye'de huzur ve sükun sıkıntısı yaşandığını belirterek, “Bu ülkenin insanları arasına sen şusun, sen busun diye fitne sokmanın, durduk yerde birbirini seven insanları düşman etmenin anlamı yok. Bu ülkenin vatandaşları, hepsi birlikte yaşama iradesine sahiptir. Gelin bunu takviye edelim” dedi.

    MHP Siyaset ve Liderlik Okulu'nda düzenlenen “2010'a Girerken Türkiye ve Dünya” konulu söyleşide konuşan Demirel'in, sözlerine, “Değerli kardeşim, kadim dostum, büyük devlet adamı Alparslan Türkeş'i rahmetle anıyorum” diyerek başlaması MHP'lilerden büyük alkış aldı. Demirel, Tokat'ın Reşadiye ilçesindeki terörist saldırısında şehit olan askerlerle, Bursa'daki bir maden ocağındaki patlamada hayatını kaybeden işçilere de rahmet diledi.

    MHP Genel Merkezine gelmesinin bazı yorumlara sebep olabileceğini ifade eden Demirel, davet üzerine siyaset ile ilgili ders anlatacağını belirterek, “Kimse öküzün altında buzağı aramasın” dedi.
    Siyasetin yönetme sanatı olduğunu dile getiren Demirel, yönetenlerin yönetilenleri memnun etmesi gerektiğini söyledi. Siyasetin yaşam boyunca bitmediğini kaydeden Demirel, “Siyasetin tek kapısı var. Bir kapıdan 'girilir' yazıyor ama 'çıkılır' yazan kapısı yok” diye konuştu.

    Süleyman Demirel, 20. dünyanın büyük gelişmelere sahne olduğunu anımsatarak, sanayileşme ve teknoloji devrimiyle zenginleşen dünyanın aynı zamanda yoksullar yarattığını, bu durumun beraberinde küresel ısınma ve ekolojik dengenin bozulması gibi sorunları beraberinde getirdiğini belirtti.

    Demirel, dünya nüfusunun da son 50 yılda büyük artış gösterdiğine dikkati çekerek, “Yoksulluk, küresel ısınma, artan nüfus, karbon salımı bütün insanlık için bir tehdit. Yerküre üzerinde yaşayan insanoğlundan şikayetçi. Ekonomiyle ekolojiyi ahenkleştirmek mecburiyetiyle karşı karşıyayız” dedi.

    “BUGÜNÜ ANLAMAK İÇİN CUMHURİYETİ ANLAMAK GEREK”

    Demirel, Türkiye'deki güncel siyaset tartışmaları hakkında değerlendirme yaparken, bugün yaşanan tartışmaları anlamak için Cumhuriyeti iyi anlamak gerektiğinin altını çizdi.

    Süleyman Demirel, milletin azim ve kararlılığıyla kurulan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ulus devlet, tek bayrak, tek millet, tek vatan, laiklik, hukuk devleti, kadın-erkek eşitliği gibi değerler üzerine oturduğunu kaydetti.

    Türk vatandaşlarının Cumhuriyet dönemi boyunca eşit haklara sahip olduğunu, Anayasa ve yasaların vatandaşları arasında ırk, dil ve din ayrımı yapmadığını, milletin birlikte yaşama iradesi gösterdiğini anlatan Demirel, “Eğer Türk vatandaşları inançlarına sahip, ibadetine sahip, vicdan hürriyetine sahipse, bunları cumhuriyet sağlıyorsa bundan daha fazlasını aramanın peşinde olmamıştır. Türk Vatandaşı cumhuriyetten memnundur” diye konuştu. Demirel, Müslümanlığın en iyi uygulandığı, inançlarını en iyi yaşadığı yerin Türkiye olduğunu söyledi.

    “BİRLİK, DÜZEN, HUZUR KORUNMALI”

    Her şeye muhtaç Türkiye'nin her şeyi yapan sanayi ülkesi haline ve “hasta adam”dan AB ile müzakere masasına oturan bir ülke konumuna geldiğini anlatan Demirel, şöyle devam etti:
    “Türkiye'de bugün huzur ve sükun sıkıntısı var. Türkiye zihnini dağıtmamalıdır, Cumhuriyetin etrafında toplu olmalıdır. Türkiye birliğini, beraberliğini zedelemeyecek şekilde yolunu Cumhuriyetle bulmalıdır. Cumhuriyeti yaralayacak, zedeleyecek her şey yanlıştır.
    Türkiye bu huzursuzluğu hak etmemiştir. Sokaklarında kavga, dağlarında asker dışında silahlı adamlar, kurumları birbirine girmiş, yargısı siyasi etki altında kaldığından şikayetçi, askeri rahatsızlığını aynen beyan etmekte, halkı her gün taciz edilmekte... Bu iç açıcı bir manzara değil. Bunların hiçbirisi ne demokrasinin, ne cumhuriyetin sebep olduğu hadiseler değildir.

    Yani bu Türkiye idare edilemeyecek mi? Ne noksan Türkiye'de? Türkiye hukukun üstünlüğüne dayanarak yönetilemeyecek mi? Hukukun üstünlüğüne dayanarak yönetilemeyecek diyorsanız, o çaresizliktir. Bunu diyen iflas etmiştir. Bunu diyenin yapacağı iş, çabuk yerini terk etmek, başkasına bırakmaktır.
    Gelecek elimizde. Kimi nereye, kime şikayet edeceğiz? Birlik, düzen, huzur, sükun, kardeşlik muhafaza edilmeli. Kutuplaşmaktan kaçınalım. Bu ülkenin insanları birbirini seviyor. Bu ülkenin insanları arasına sen şusun, sen busun diye fitne sokmanın bir anlamı yok, durduk yerde birbirini seven insanları düşman etmenin anlamı yok. Eksik ne varsa, bu insanları birbirine düşürmeden tamamlayalım. Türkiye Cumhuriyeti devletini küçük düşürerek değil, kanun kuvvetlerini küçük düşürerek ve sanki bir takım şeylere alet olmuş gibi göstererek değil. Onları görev yapamaz duruma getirmenin bir alemi yok.

    Bu ülkenin vatandaşları, hepsi birlikte yaşama iradesine sahiptirler. Gelin bunu takviye edelim. Deniyor ki, 'Sana şunu vermediler'. Sen verecek misin ona? Veremediğin takdirde adamı toplumdan uzaklaştırıyorsun, küstürüyorsun.
    Ulus devletin kökündeki ulusu, o bütünü parçalamayalım. O bütün 89 senedir hizmetini görmüş, görmeye de devam ediyor. Kutuplaşmadan kaçınalım, hukukun üstünlüğünü koruyalım, kalkınmamızı devam ettirelim, her alanda daha ileri gidelim, reforma açık olalım. Daha iyi sağlık, sosyal güvenlik, çevre... Bunlarla uğraşalım. Kendimize güvenelim, geleceğimize güven içinde olalım.”

    Demirel, konuşmasının sonunda, Şili'nin başkenti Santiago'daki Atatürk büstünde yazan, “Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, vatanının fedakar ve sadık hizmetkarı, benzeri olmayan kahraman, insanlık idealinin canlı emsali, Bütün hayatını Türk milletine vakfetmiş, milletine kendi ruhunun ateşini vermiştir. Hatırası, milletinin ruhunu ateşli tutan sönmez bir meşale olarak yaşamaktadır” ifadesini okuyarak, “Türkiye bu meşaleyi yaşattığı sürece her meselenin içinden çıkacaktır” dedi.

    Konuşmanın ardından Demirel'e günün anısına cam vazo ve saat hediye edildi.
    Demirel, konuşmasının ardından MHP Genel Bahçeli ile makamında bir süre görüştü ve daha sonra MHP Genel Merkezinden ayrıldı. Bahçeli ve parti yöneticileri Demirel'i aracına kadar eşlik ederek uğurladı./ hürriyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim